çalarlar ile cümle
çalarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bob ve Mary teyp çalarlar.Bob and Mary play the recorder.
Bu fabrika, CD çalarlar üretiyor.This factory produces CD players.
Alıcının bakış açısından, bu CD çalarların fiyatları çok yüksek.From the buyer's point of view, the prices of these CD players are too high.
Bu fabrika CD çalarlar imal etmektedir.This factory manufactures CD players.
Zili çalarlar ve kapı aralanınca yüklenerek içeri girerler.Having been enclosed they are censed and covered in, and the cover is anointed.
Ayrıca diğer yırtıcıların yiyeceklerini de çalarlar.It also steals food from other raptors.
Müzik Çalarlar ayrıca Bluetooth ile müzik çalma özelliğini de içeriyor.The Music Players also includes the ability to play music via Bluetooth.
Buna kızan çingeneler onun parasını ve saatini çalarlar.They resent his order and steal his watch and money.
Grup çeşitli okul personeli kıyafetleriyle enstrümanlarını çalarlar.There are some variations in the school dress worn by boys in authority.
Eğer hüzünlü müzik istiyorlarsa sadece o iki notayı çalarlar.Composers know that. If they want sad music, they just play those two notes.
İnternet müzik çalarlarda genellikle şu özellikler bulunur:Network music players usually have:
Zili çalarlar ve kapı aralanınca yüklenerek içeri girerler.Wenn sie auf versperrte Türen stießen, verschafften sie sich gewaltsam Einlass.
Zurnacılar da durmadan eski havalar çalarlardı.Die Drehkreuze akzeptierten aber auch weiterhin die alten Tokens.
Ayrıca diğer yırtıcıların yiyeceklerini de çalarlar.Il peut également voler la nourriture d'autres rapaces.
Sadece SACD çalarlarda dinlenebilir.Et Juvénal assimile le repos du chabbat à la paresse.
Buna kızan çingeneler onun parasını ve saatini çalarlar.Les cavaliers romains leur coupent la retraite et les massacrent.
Umarım bu şarkıyı tekrar tekrar çalarlar.Ojalá tocaran esta canción una y otra vez.
Daha önce kayıtlarını diskolarda ve barlarda çalarlardı.Записывался в рекламных роликах, выступал в клубах и барах.
Grup çeşitli okul personeli kıyafetleriyle enstrümanlarını çalarlar.يرتدي معظم طلاب المدارس الزي الرسمي.
Zili çalarlar ve kapı aralanınca yüklenerek içeri girerler.Ao serem esmagados, apresentam cheiro adocicado e farelo grudento.
İmparatorluk askerini hırpalayıp kıyafetlerini çalarlar.Os soldados crucificam Jesus e removem a sua roupa.
Buna kızan çingeneler onun parasını ve saatini çalarlar.Eles se ressentem de sua ordem e roubam seu relógio e dinheiro.
Bazen gençler sofradan kadayıfı çalarlar.De tieners gaan hier weleens skinny dippen.
Müzikler çalarlar.Грали музики.
Evin önünde darbuka çalarlar.Вони розташовуються просто перед будинком.
Bazen gençler sofradan kadayıfı çalarlar.Mladé jedince občas chytne orel jasnohlasý.
Buna kızan çingeneler onun parasını ve saatini çalarlar.Ti nevládnou přírodě, jen přijímají její dary, stojí před ní s bázní a vděčností.
1997’de Beverly Hills 90210’nin mezuniyet bölümünde kendileri olarak çalarlar.1997-ben magukat játszották a Beverly Hills 90210 diplomásepizódján.
İhtiyacı olmayandan, ihtiyaçları kadarını, ihtiyaçtan çalarlar.Mindenevők, szükségesetén még az ürüléket is elfogyasztják.
Buna kızan çingeneler onun parasını ve saatini çalarlar.Csupán felszólította kiszemelt áldozatát arra, hogy pénzét, aranyóráját ajándékozza neki.
Müzikler çalarlar.Παίζουν και μελωδίες.
İhtiyacı olmayandan, ihtiyaçları kadarını, ihtiyaçtan çalarlar.(大口を叩かず、必要なときだけ力を振るう。
İnsanlardan korkmayıp, kümeslere girer ve tavuk çalarlar.人を恐れず、餌をねだって近づいてくることがある。
Zili çalarlar ve kapı aralanınca yüklenerek içeri girerler.正常發聲的時候,聲門會從下而上開啟帶動整個聲帶一起震動。
Zili çalarlar ve kapı aralanınca yüklenerek içeri girerler.당(幢)은 법회 등 행사가 있을 때 절의 문 앞에 세우는 기이다.
Evin önünde darbuka çalarlar.집 앞에는 그의 흉상이 서 있다.
Birlik olanları görmek için aşağı inince, tankı çalarlar.כשכולם יוצאים החוצה ממנוסה מהצבא האטלנטי, הם רואים את הטנק.
Buna kızan çingeneler onun parasını ve saatini çalarlar.הצוענים מסרבים לקבל את פקודותיו, מתנגדים ואף גונבים את שעונו וכספו.
İnsanlardan korkmayıp, kümeslere girer ve tavuk çalarlar.Не се шие и плете, за да не се заплитат червата на кокошките и да снасят.
Ayrıca diğer yırtıcıların yiyeceklerini de çalarlar.Neredko tudi kradejo seno drugih žvižgačev.
Bazen gençler sofradan kadayıfı çalarlar.Samec včasih tudi poje mladiče.
Punk ve rock tarzında müzikler çalarlar.Tam se je začel zanimati za punk in rock glasbo.
İhtiyacı olmayandan, ihtiyaçları kadarını, ihtiyaçtan çalarlar.Jie į daugelį maisto produktų dedami be apribojimų – tiek, kiek jų reikia.
Besteciler bunu bilir. Eğer hüzünlü müzik istiyorlarsa sadece o iki notayı çalarlar.A zeneszerzők tudják, hogyha szomorú zenét szeretnének akkor csak ezt a kettő hangot játsszák.
Besteciler bunu bilir. Eğer hüzünlü müzik istiyorlarsa sadece o iki notayı çalarlar.I compositori lo sanno e se vogliono della musica triste suonano queste due note.
Besteciler bunu bilir. Eğer hüzünlü müzik istiyorlarsa sadece o iki notayı çalarlar.작곡가들은 이것을 알고 있기 때문에 슬픈 음악을 만들 때
Besteciler bunu bilir. Eğer hüzünlü müzik istiyorlarsa sadece o iki notayı çalarlar.Mọi nhạc sĩ đều hiểu điều đó, nếu họ muốn nhạc của mình buồn chỉ việc chơi hai nốt ấy thôi.
Besteciler bunu bilir. Eğer hüzünlü müzik istiyorlarsa sadece o iki notayı çalarlar. (Müzik)Dacă vor muzică tristă pur şi simplu alătură aceste două note. ♫ ♪ ♫
Besteciler bunu bilir. Eğer hüzünlü müzik istiyorlarsa sadece o iki notayı çalarlar.Żeby pisać smutną muzykę, kompozytor gra te dwie nuty.
Besteciler bunu bilir. Eğer hüzünlü müzik istiyorlarsa sadece o iki notayı çalarlar.Все композиторы знают это.
Besteciler bunu bilir. Eğer hüzünlü müzik istiyorlarsa sadece o iki notayı çalarlar.המלחינים יודעים זאת. אם הם רוצים מוסיקה עצובה
Besteciler bunu bilir. Eğer hüzünlü müzik istiyorlarsa sadece o iki notayı çalarlar.المؤلفون الموسيقيون يعلمون هذا .. فإذا أرادوا موسيقى حزينة
Besteciler bunu bilir. Eğer hüzünlü müzik istiyorlarsa sadece o iki notayı çalarlar.シとドを弾くんです
Bir şeyleri daha iyi yapmak isteriz. Bu sebepten ötürü de insanlar haftasonları enstrüman çalarlar.Inilah kenapa, orang memainkan instrumen musik pada akhir pekan.
Bir şeyleri daha iyi yapmak isteriz. Bu sebepten ötürü de insanlar haftasonları enstrüman çalarlar.Wir mögen das und das ist auch der Grund warum Menschen mit der Zeit besser Instrumente spielen
Bu sebepten ötürü de insanlar haftasonları enstrüman çalarlar.Това е причината например хората да свирят на музикални инструменти в свободното си време.
Dell MP3 çalarlarla ve PDA'lerle piyasaya geldi.A Dell lançou leitores de MP3 e PDAs.
Dell MP3 çalarlarla ve PDA'lerle piyasaya geldi.A Dell MP3 lejátszókkal és PDA-kal próbálkozott.
Dell MP3 çalarlarla ve PDA'lerle piyasaya geldi.Dell a lansat pe piață MP3 playere și PDA-uri (Personal Digital Assistant).
Dell MP3 çalarlarla ve PDA'lerle piyasaya geldi.Dell a sorti des lecteurs MP3 et des PDA.