çalacak ile cümle
çalacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü iş yerleriniz daima hayatınızdan çalacak, ama asla tatilinizi sizden alamazlar - teoride.מקום העבודה יגזול את חייכם, אך אין הוא מסוגל לקחת מכם את חופשתכם - תיאורטית.
Çünkü iş yerleriniz daima hayatınızdan çalacak, ama asla tatilinizi sizden alamazlar - teoride.لأن أعمالكم سوف تأخذكم بعيدا عن حياتكم و لكن من الناحية النظرية لن تسلبكم العطلات
Çünkü iş yerleriniz daima hayatınızdan çalacak, ama asla tatilinizi sizden alamazlar - teoride.休暇を奪うことは絶対にできません。理論的には。 (笑)
Doğmamış bebeğe her gün böyle çalacak mısın? Evet.Boš lahko najinemu nerojenčku vsak dan igral?
Doğmamış bebeğe her gün böyle çalacak mısın?Pode tocar todo o dia para o bebé?
Doğmamış bebeğe her gün böyle çalacak mısın?Poţi cânta în fiecare zi pentru copilul nenăscut?
Doğmamış bebeğe her gün böyle çalacak mısın?¿Puedes tocar cada día para el niño?
Doğmamış bebeğe her gün böyle çalacak mısın?Suonerai ogni giorno per il nostro bambino?
Doğmamış bebeğe her gün böyle çalacak mısın?Tu pourras jouer tous les jours, pour le futur bébé?
Doğmamış bebeğe her gün böyle çalacak mısın?Wil je elke dag voor de baby spelen?
Doğmamış bebeğe her gün böyle çalacak mısın?Μπορείς να παίζεις κάθε μέρα για το αγέννητο μωρό μας;
Doğmamış bebeğe her gün böyle çalacak mısın?Ты можешь играть для нерожденного ребенка каждый день ?
Doğmamış bebeğe her gün böyle çalacak mısın?هل يمكنك العزف كل يوم لإبني ؟
dört bini kapı nöbetçisi olacak, dört bini de Davutun RABbi övmek için sağladığı çalgıları çalacaktı.4.000 untuk tugas pengawalan, dan 4.000 lagi untuk memuji TUHAN dengan alat-alat musik yang telah disediakan
dört bini kapı nöbetçisi olacak, dört bini de Davutun RABbi övmek için sağladığı çalgıları çalacaktı.4.000 være Dørvogtere og 4.000 love HERREN med de instrumenter, jeg har ladet lave til Lovsangen."
dört bini kapı nöbetçisi olacak, dört bini de Davutun RABbi övmek için sağladığı çalgıları çalacaktı.A vrátných čtyři tisíce, a čtyři tisíce chválících Hospodina na nástrojích, kterýchž nadělal k chválení Boha.
dört bini kapı nöbetçisi olacak, dört bini de Davutun RABbi övmek için sağladığı çalgıları çalacaktı.사천은 문지기요 사천은 다윗의 찬송하기 위하여 지은 악기로 여호와를 찬송하는 자라
dört bini kapı nöbetçisi olacak, dört bini de Davutun RABbi övmek için sağladığı çalgıları çalacaktı.quattromila portieri e quattromila lodino il Signore con tutti gli strumenti inventati da me per lodarlo»
dört bini kapı nöbetçisi olacak, dört bini de Davutun RABbi övmek için sağladığı çalgıları çalacaktı.וארבעת אלפים שערים וארבעת אלפים מהללים ליהוה בכלים אשר עשיתי להלל׃
dört bini kapı nöbetçisi olacak, dört bini de Davutun RABbi övmek için sağladığı çalgıları çalacaktı.واربعة آلاف بوابون واربعة آلاف مسبحون للرب بالآلات التي عملت للتسبيح.
dört bini kapı nöbetçisi olacak, dört bini de Davutun RABbi övmek için sağladığı çalgıları çalacaktı.有 四 千 人 作 守 門 的 . 又 有 四 千 人 用 大 衛 所 作 的 樂 器 頌 讚 耶 和 華
dört bini kapı nöbetçisi olacak, dört bini de Davutun RABbi övmek için sağladığı çalgıları çalacaktı.有 四千 人 作 守門 的 . 又 有 四千 人 用 大衛 所 作 的 樂器 頌讚 耶和華
Hayır, çalacakları şey onun parası değil.Ezúttal nem az autóját vagy a pénzét....
Hayır, çalacakları şey onun parası değil.Nee het is niet haar auto of haar kleingeld...
Hayır, çalacakları şey onun parası değil.Nein, es ist nicht ihr Auto oder ihr Bargeld...
Hayır, çalacakları şey onun parası değil.Nej, det är inte hennes bil eller hennes kontanter...
Hayır, çalacakları şey onun parası değil.Nie, nie je to jej auto alebo jej hotovosť...
Hayır, çalacakları şey onun parası değil.Nie, to nie jej samochód lub pieniądze...
Hayır, çalacakları şey onun parası değil.Non, ce n'est pas sa voiture ou son argent....
Hayır, çalacakları şey onun parası değil.No, no se trata de su auto o su dinero...
Hayır, çalacakları şey onun parası değil. Onun kimliğini çalacaklar!NU, nu e masina ei sau banii ei... ii vor fura identitatea!
Hayır, çalacakları şey onun parası değil. Onun kimliğini çalacaklar!Не, не е колата или парите й, а нейната самоличност!
Hayır, çalacakları şey onun parası değil.Tidak, bukan mobilnya atau uang tunainya ...
Hayır, çalacakları şey onun parası değil.Όχι, δεν είναι το αυτοκίνητό της ή τα μετρητά της ...
Hayır, çalacakları şey onun parası değil.לא. אין מדובר ברכב או בכסף.
Hayır, çalacakları şey onun parası değil.彼女の個人情報を盗もうとしているのだ!
Hırsızlar, ondan çok değerli bir şey çalacaklar...A csalók el akarnak lopni tőle valami igazán értékeset.
Hırsızlar, ondan çok değerli bir şey çalacaklar...Bedragarna var på väg att stjäla någonting väldigt värdefullt från henne.
Hırsızlar, ondan çok değerli bir şey çalacaklar...De oplichters staan op het punt iets zeer waardevols van haar te stelen.
Hırsızlar, ondan çok değerli bir şey çalacaklar...Die Gauner waren darauf aus, etwas sehr Wertvolles von ihr zu stehlen.
Hırsızlar, ondan çok değerli bir şey çalacaklar...Hotii sunt pe punctul de a fura ceva foarte valoros de la ea.
Hırsızlar, ondan çok değerli bir şey çalacaklar...Les arnaqueurs étaient sur le point de lui voler quelque chose de très précieux.
Hırsızlar, ondan çok değerli bir şey çalacaklar...Los ladrones estaban a punto de robarle algo muy valioso.
Hırsızlar, ondan çok değerli bir şey çalacaklar...Oszuści właśnie chcieli ukraść jej coś bardzo cennego.
Hırsızlar, ondan çok değerli bir şey çalacaklar...Para penipu akan mencuri sesuatu yang sangat berharga darinya.
Hırsızlar, ondan çok değerli bir şey çalacaklar...Podvodníci sa jej chystali ukradnúť niečo veľmi cenné.
Hırsızlar, ondan çok değerli bir şey çalacaklar...Οι απατεώνες πρόκειται να κλέψουν κάτι πολύτιμο από αυτήν.
Hırsızlar, ondan çok değerli bir şey çalacaklar...Измамниците ще откраднат нещо много ценно от нея.
Hırsızlar, ondan çok değerli bir şey çalacaklar...נוכלים אלו עומדים לגנוב משהו בעל ערך-רב השייך לה.
Hırsızlar, ondan çok değerli bir şey çalacaklar...いや、車や現金ではない...
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.A Benaiáš a Jachaziel, kňazi, s trúbami ustavične, pred truhlou smluvy Božej.
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.Bê-na-gia và thầy tế lễ Gia-ha-xi-ên đều hằng thổi kèn ở trước hòm giao ước của Ðức Chúa Trời.
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.Bê-na-gia và thầy tế_lễ Gia-ha-xi-ên đều hằng thổi kèn ở trước hòm giao_ước của Ðức_Chúa_Trời .
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.Benaiáš pak a Jachaziel kněží s trubami byli ustavičně před truhlou smlouvy Boží.
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.Benaja aber und Jahasiel, die Priester, mit Drommeten allezeit vor der Lade des Bundes Gottes.
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.Benajasz zaś i Jachazyjel kapłani z trąbami ustawiczne byli przed skrzynią przymierza Bożego.
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.De priesters Benaja en Jahaziël hadden de taak regelmatig voor de ark op hun trompetten te blazen.
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.e Benaías e Jaaziel, os sacerdotes, tocavam trombetas continuamente perante a arca do pacto de Deus.
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.in Benaja in Jahaziela, duhovnika, s trobentami, da stojita vedno pred skrinjo zaveze GOSPODOVE.
Kâhin Benaya ile Yahaziel de Tanrının Antlaşma Sandığı önünde sürekli borazan çalacaklardı.I sacerdoti Benaià e Iacazièl con le trombe erano sempre davanti all'arca dell'alleanza di Dio
İlgili Sayfalar