çal ile cümle
çal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Çalışmalarımı bitirdikten sonra, ben bir öğretmen oldum.After having finished my studies, I became a teacher.
O, portakalın suyunu sıkmaya çalıştı.She tried to squeeze the juice out of the orange.
Ben devlet okulunda çalışırken bir sınıfta 10-15 öğrencim vardı.When I was working for a public school, I had ten-fifteen students in a class.
O bankada çalışır.He works at the bank.
Maalesef o çalışmıyor.I'm afraid it won't work.
O bir bankada çalışıyor.He works at a bank.
Mutluluğun kapısını çal.Knock on the door of happiness.
Ben çalışmaya devam ettim.I continued working.
Ben test için çalışmalıyım.I have to study for the test.
Çalışmaya ihtiyacı yok.She doesn't need to work.
O şu anda bir tiyatro topluluğunda çalışıyor.He's working in a troupe right now.
Eldeki serçe çalılıktaki keklikten iyidir.A bird in the hand is worth two in the bush.
O çalışma masası Meg için çok küçük.That desk is too small for Meg.
Kendi kendine çalışma ile, vergi muhasebecisi sınavını geçmek mümkün mü?Is it possible to pass the tax accountant exam by self study?
Bir temmuzda çalışmaya başlayacağım.I will start working on July the first.
Tuvalete giderken kapıyı çal, tamam mı?Knock when going to the bathroom, OK?
Bu gece kim çalışıyor?Who's working tonight?
Saat çalışmıyor.The watch doesn't work.
O sık sık gitar çalar.He often plays guitar.
Onun bir bankada çalışan bir amcası var.He's got an uncle who works in a bank.
Bu proje üzerinde çalışıyor olmaktan gurur duyuyorum.I'm proud to be working on this project.
Telefon uzun zaman çaldı.The phone rang for a long time.
Beyler, motorlarınızı çalıştırın.Gentlemen, start your engines.
John gitar çaldı ve arkadaşları seslendirdi.John played the guitar and his friends sang.
Elinden geldiği kadar yapmaya çalış.Try to do it to the best of your abilities.
Fransa'ya gitmeden önce Fransızca çalışmaya karar verdik.Before going to France we decided to study French.
Calderon'un oyunları çok ilginçtir.Calderón's plays are very interesting.
Calderon'un maçları çok ilginçtir.Calderón's plays are very interesting.
Bundan böyle zamanında gelmeye çalış.From now on, try to arrive on time.
O geceleri çalışır.He works at night.
Onu abartmaktan kaçınmaya çalış.Try to avoid overdoing it.
Bana piyanoyu nasıl çalacağımı öğretir misin?Could you teach me how to play the piano?
Benim ağzımı çalkalamam gerekiyor.I need to rinse my mouth.
Ağzımı çalkalamalıyım.I need to rinse my mouth.
O farketmeden topu almaya çalışacağım.I shall try to take the ball without him noticing.
Sanırım, biri kapıyı çalıyor.I think someone is knocking at the door.
Senin şirketinle çalışmak istiyorum.I want to work with your company.
METRO'da mı çalışmak istiyorsun?!You want to work at METRO?!
Bu hatayı düzeltmeye çalışıyoruz.We are working to fix this bug.
Olga sekiz yaşından beri çello çalıyor.Olga has been playing the cello since she was 8 years old.
Geçen yıl bu şirket için çalışmaya başladım.I started working for this company last year.
Telefonun çaldığını duydum.I heard the phone ring.
Dick piyano çaldı ve Lucy seslendirdi.Dick played piano and Lucy sang.
Biri banyoya girdi mi, telefon çalar.When one takes a bath, the telephone rings.
Çinliler son derece çalışkandırlar.The Chinese people are exceptionally hardworking.
Isıtma çalışmıyor.The heating doesn't work.
Telefon şu anda çalışmıyor.The phone doesn't work right now.
Ben keman çalarım.I play violin.
O nasıl piyano çalacağını bilmiyor.He doesn't know how to play the piano.
Çok fazla çalışıyorsun.You work too much.
Çok çalışmak zorunda kalacaksın.You will have to work a lot.
Çok ders çalışmak zorunda kalacaksın.You will have to study a lot.
O, araba endüstrisinde çalışır.He works in the car industry.
O, sigara içmeyi durdurmak için çalışıyor.He tries to stop smoking.
Telefon çaldığında babam ayrılmak üzereydi.My father was about to leave when the phone rang.
Ben her cumartesi sabahı üç saat boyunca çalışırım.I work for three hours every Saturday morning.
Burada çalışıyorum. Ben konuk değilim.I work here. I'm no guest.
Hastanede çalışıyorum.I work in a hospital.
Ben sabahları çalışırım.I work in the morning.
Ben senin şirketinle çalışmak isterim.I would like to work with your company.