çal ile cümle
çal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O, yaşamı için çalışıyor.He works for his living.
Hayatını kazanmak için çok çalışır.He works hard to earn his living.
Biyoloji alanında çalışıyor.He is working in the field of biology.
O sessizce kapıyı çaldı.He quietly knocked at the door.
Eskisi kadar çok çalışmaz.He does not work so hard as he used to.
Öğretmenin söylediği her şeyi not almaya çalıştı.He tried to write down everything the teacher said.
O hiç çalışmadı.He didn't study at all.
O itiraz etmeye çalıştı.He tried to appeal.
Bir depoda güvenlik görevlisi olarak çalışıyor.He is working as a security guard at a warehouse.
O, erken kalkmaya çalıştı.He tried to get up early.
O her zamanki kadar çok çalışıyor fakat fakir kalıyor.He works as hard as ever, but he remains poor.
Onlar her zamanki kadari çok çalışırlar.They work as hard as ever.
O, pencereyi açmaya çalıştı.He tried to open the window.
Gürültü o çalışırken dikkatini dağıttı.The noise distracted him from studying.
O, daha çok çalışması için oğlunu teşvik etti.He encouraged his son to study harder.
O, oğlunun sigara içme alışkanlığı kırmaya çalıştı.He tried to break his son's habit of smoking.
Köydeki herhangi bir adam kadar çok çalıştı.He worked as hard as any man in the village.
Diğerlerine yetişmek için çok çalışıyor.He is working hard to catch up with the others.
Başka herhangi biri kadar çok çalıştı.He worked as hard as anybody else.
O zayıflamaya çalıştı.He tried to reduce his weight.
O tembel değildir, tam tersine sıkı çalışan biri olduğunu düşünüyorum.He's not lazy. On the contrary, I think he's a hard worker.
Onun yabancı işçilerin çalıştırılmasıyla ilgili çok sayıda fikirleri vardır.He has a lot of ideas about running foreign workers.
O büyük bir şehir hastanesinde çalışıyor.He works in a big city hospital.
O, büyük bir aileyi geçindirmek için çok çalıştı.He worked hard to support a large family.
O, büyük ailesini geçindirmek için sıkı çalışıyor.He works hard to support his large family.
Üniversiteye girmek için çok çalıştı.He studied hard in order to get into college.
O, üniversite çalışmasında iyi bir performans sergiliyor.He is doing well in his college work.
Yüksek lisans okulunda çalışmalarını sürdürdü.He continued his studies at graduate school.
O, herhangi biri kadar çalışkan.He is as hardworking as any.
Gece gündüz çok çalışmak zorundaydı.He had to work hard day and night.
Kestirerek uykusuzluğunu gidermeye çalıştı.He tried to make up for his lack of sleep by taking a nap.
Sabahtan geceye kadar çok çalışır.He works a lot from morning till night.
Sabahtan akşama kadar çalışmaya devam etti.He carried on working from morning till night.
Sabahtan akşama kadar çiftlikte çalışıyor.He works on the farm from morning till night.
Sabahtan akşama kadar çalıştı.He worked from morning till evening.
Akıntıya karşı yüzmeye çalıştı.He tried to swim against the tide.
O, kasabada bir süpermarket çalıştırır.He runs a supermarket in the town.
Uzun bir süredir çalışıyor gibi görünüyordu.He seemed to have been working for a long time.
O, bahçede çalışmayı sever.He likes to work in the garden.
O bütün gece çalışmayı denedi, ama nafile.He tried to study all night, but in vain.
O çok çalışma sayesinde bir servet yaptı.He has made a fortune through hard work.
Öfkeli adamı yatıştırmaya çalıştı.He tried to soothe the angry man.
O, öfkesini dizginlemeye çalıştı.He tried to hold back his anger.
O, öfkesini bastırmaya çalıştı.He tried to restrain his anger.
Çalınan çantasını bulmak ona sürpriz oldu.He was surprised to find his stolen bag.
O, çalınan cüzdanını kurtardı.He recovered his stolen wallet.
O çalacak son adamdır.He is the last man to steal.
O çaldığı için kovuldu.He was fired for stealing.
O çalmaktan suçludur.He is guilty of stealing.
O çalma yeteneğine sahiptir.He is capable of stealing.
O, tam çalma anında tespit edildi.He was detected in the very act of stealing.
O, çalmaya tenezzül etti.He descended to stealing.
O, çalan insan türü değil.He isn't the kind of person who steals.
O kadar çok çalıştı ki sağlığını mahvetti.He worked so hard that he ruined his health.
Çok çalıştı, ve hasta oldu.He worked too hard, and became sick.
O, hastalanana kadar sürekli çalıştı.He worked and worked until he fell ill.
O, çok çalışan bir kimsedir.He is a work horse.
O çalışmaya hazırdır.He is ready to work.
İki işi sürdürmeye çalışıyor.He is trying to maintain two jobs.
İki saattir çalışmaktadır.He has been studying for two hours.