çal ile cümle

çal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ne kadar çok çalışırsabilirse çalışsın, o, sınavları geçemeyecek.No matter how hard he may work, he will not be able to pass the exams.
Ne kadar çok çalışırsa çalışsın düşüncem değişmedi.No matter how hard he tried, my opinion didn't change.
O, eski bir şarkı çalmaya başladı.He began to play an old song.
O piyanist olmak için her gün piyano çalışır.He practices the piano every day to become a pianist.
O, piyano, flüt, gitar ve benzerlerini çalar.He can play the piano, the flute, the guitar, and so on.
Piyanoda Beatles'ın tüm şarkılarını çalabilir.He can play all the songs of the Beatles on the piano.
O, nasıl piyano çalacağını biliyor.He knows how to play the piano.
Piyano çalarak geçimini sağlar.He earns his living by playing the piano.
O, piyano çalar mı?Does he play the piano?
O piyano çalabilir mi?Can he play the piano?
O piyano çalıyordu.He was playing the piano.
Başarmak için istekli olduğundan dolayı çok çalışıyor.He works hard because he is anxious to succeed.
Kötü bir soğuk algınlığı olmasına rağmen çalışmak zorunda kaldı.Though he had a bad cold, he had to work.
O, Fransızcaya hakim olmaya çalıştı.He tried to master French.
O, Fransızca çalışacak.He will study French.
O, flüt çalabilir.He is able to play the flute.
O, zil çaldıktan sonra geldi.He arrived after the bell rang.
O, neredeyse hiç çalışmaz.He hardly works.
Kendini gönüllü çalışmaya adadı.He devoted himself to the volunteer activity.
O ciddi olarak çalışmaya başladı.He began to study in earnest.
O neredeyse hiç çalışmaz.He hardly ever works.
O, bir melodiyi ıslıkla çalmaya başladı.He began to whistle a tune.
O artık burada çalışmıyor.He no longer works here.
O, artık çalışmıyor.He is no longer in business.
Gelecekte daha iyi çalışmaya karar verdi.He resolved to do better work in the future.
Daha fazla para biriktirmek için sıkı çalıştı.He worked hard so as to save more money.
Daha çok çalışmazsa pozisyonunu kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır.He is in danger of losing his position unless he works harder.
Daha çok İngilizce çalışacağını söylüyor.He says that he will study English harder.
O, sık sık gitar çalar.He often plays the guitar.
O, çok çalışır ve dürüsttür.He works hard and he is honest.
O çok çalışır.He works very hard.
Çok düşük ücretle çalışır.He works for a mere pittance.
O, çalışmalarında kendini kaybetti.He lost himself in his studies.
O daha çok çalışmaya karar verdi.He decided to study harder.
Eskisinden çok daha fazla çalışıyor.He studies much harder than before.
O kendini tıp çalışmasına adadı.He devoted himself to the study of medicine.
O, bir ofis çalışanından daha fazlası değil.He is nothing more than a clerk.
Hiç durmadan on saat çalıştı.He worked ten hours at a stretch.
O sıkı çalıştı; aksi halde sınavda başarısız olurdu.He worked hard; otherwise he would have failed in the examination.
O, hayatını çalışmasına adamıştır.He devoted his life to his study.
O çok çalıştı fakat başarısız oldu.He tried hard, but failed.
Çok çalışmanın önemini vurguladı.He emphasized the importance of working hard.
Başarısını çok çalışmaya bağlar.He attributes his success to hard work.
Çok çalıştı fakat başarısız oldu.He tried hard, but he failed.
O çok İngilizce çalışmış olmalı.He must have studied English hard.
O çok çalışmalı.He must work hard.
O çok çalışkandır.He is a hard worker.
O, çok çalışmaya alışkındır.He is accustomed to working hard.
Sıkı çalıştı ve testi geçti.He studied hard and passed the test.
O sıkı çalışarak bir burs kazanmayı başarmayı umuyor.He expects to succeed in winning a scholarship by studying hard.
Bütün yıl orada yaşar ve çalışır.He lives and works there all the year round.
Bütün geceyi test için çalışarak geçirdi.He spent all night cramming for the test.
O, bir sürücü olarak demir yolunda çalışır.He works on the railroad as a driver.
İngilizcesi üzerinde çalışıyor.He's working at his English.
O kendini müzik çalışmasına adadı.He applied himself to the study of music.
O müzik çalıyor.He is playing music.
O kendini kimya çalışmasına adadı.He devoted himself to the study of chemistry.
O, neredeyse hiç kimya çalışmaz.He hardly studies chemistry.
O, çalışmayı bir şey yapmamaya tercih etti.He preferred working to doing nothing.
O birkaç kez sigarayı bırakmak için çalıştı, ancak başarısız oldu.He tried to give up smoking several times, but failed.

İlgili Sayfalar