çal ile cümle
çal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kız kardeşim her gün piyano çalar.My sister plays the piano every day.
Saatim çalındı.My watch has been stolen.
Saatim iyi çalışıyor.My watch is running all right.
Saatim doğru çalışmıyor.My watch isn't running right.
Arabam çalışmaz.My car won't start.
Arabam çok yaşlı olsa da, hala çok iyi çalışıyor.Although my car is very old, it still runs very well.
Benim arabam çalışmıyor.My car is not running.
Gitar çalmak benim hobim.My hobby is playing the guitar.
Hobim gitar çalmaktır.My hobby is playing the guitar.
Benim çalışma odam yukarıda.My study is upstairs.
Erkek kardeşim benim kadar çok çalışır.My brother studies as hard as I do.
Babam eve geldiğinde, ben ders çalışıyordum.When my father came home, I was studying.
Babam o kadar yaşlıdır ki o çalışamaz.My father is so old that he can't work.
Babam ve erkek kardeşim bu fabrikada çalışmaktadır.My father and my brother work in this factory.
Babam, emekli olana kadar neredeyse 30 yıl boyunca çalışmış olacak.By the time he retires, my father will have worked for almost thirty years.
Babam çalışmak için çok yaşlıdır.My father is too old to work.
Babam bir büro çalışanıdır.My father is an office worker.
Babam içki içmekten kaçınmaya çalışıyor.My father tries to abstain from drinking.
Babam bir banka için çalışıyor.My father works for a bank.
Babam iç hatlarda çalışan bir pilot.My father is a pilot on the domestic line.
Babam her gün sekizde çalışmaya gider.My father goes to work at eight every day.
Çalışmama müdahale etme.Don't interfere with my studying.
Çalışırken beni rahatsız etmeyin.Don't disturb me while I'm studying.
Annem iyi piyano çalar.My mother plays the piano well.
Kız kardeşim çok iyi gitar çalabilir.My sister can play the guitar very well.
Bu sabah alarmlı saatim çalmadı.My alarm clock didn't go off this morning.
Bu sabah çalar saatim çalmadı.My alarm clock didn't go off this morning.
Bir zamanlar bir lokantada çalıştım.I once worked in a restaurant.
Ben bu CD çaları ücretsiz aldım.I got this CD player for free.
Kalemimi çaldırdım.I had my pen stolen.
Ben iki günde bir çalışırım. Pazartesi, Çarşamba ve Cuma.I work every other day: Monday, Wednesday, and Friday.
Ben şimdi güçlükle çalışabiliyorum.I can hardly work now.
Ülkemin siyasetini anlamaya çalışıyorum.I am trying to understand the politics of my country.
Elimden geldiğince çok çalıştım bu yüzden başarısız olmadım.I worked as hard as I could so I didn't fail.
Başarmak için sıkı çalıştım.I worked hard to succeed.
Ben pazar günü çalışmam.I don't work on Sunday.
Ben bir seyahat acentası için çalışıyorum.I work for a travel agency.
On yaşındayken gitar çalmayı öğrendim.I learned to play guitar when I was ten years old.
On beş yıldır her gün piyano çalıştım.I have practiced piano every day for fifteen years.
Bütün gün çalışmaktan yoruldum.I am worn out from working all day.
İki saattir ders çalışmaktayım.I have been studying for two hours.
Dört yıldır İngilizce çalışıyorum.I have been studying English for four years.
NTT ile çalışıyorum.I'm with NTT.
Akardeon çaldı.I played the accordion.
Senin için gitar çalacağım.I will play the guitar for you.
Amerikan dramasını çalışıyorum.I'm studying the American drama.
Yarı zamanlı çalışmak zorunda kalabilirim.I may have to work part time.
Her zaman gerçeği söylemeye çalışıyorum.I always try to tell the truth.
Geçmişte yaşamamaya çalışıyorum.I try not to dwell on the past.
Çalışmak için o kütüphaneye giderdim.I used to go to that library to study.
Paramı çaldırdım.I had my money stolen.
Kameramı çaldırdım.I had my camera stolen.
Ben gitar çalabilirim.I can play the guitar.
Gitar çalmayı kendi kendime öğrendim.I've taught myself to play the guitar.
Gitar çalmak istiyorum.I want to play the guitar.
Bu öğleden sonra bir süre çalıştım.I studied for a while this afternoon.
Bu sabah bir süre çalıştım.I studied for a while this morning.
Sınıf arkadaşları ile arkadaş olmaya çalıştım.I tried to make friends with the classmates.
Ben günden güne çok fazla İngilizce çalıştım.I studied English very hard day after day.
On yıldır burada çalışmaktayım.I've worked here for ten years.