çal ile cümle
çal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu sefer sana izin vereceğim, ama yine senin çalmanı yakalamak istemiyorum.I'll let you off this time, but I don't ever want to catch you stealing again.
Bugün canım İngilizce çalışmak istemiyor.I don't feel like studying English today.
Bugün kendimi daha iyi hissediyorum, ancak çalışacak kadar iyi değilim.I feel better today, but I am not well enough to work.
Bugün canım çalışmak istemiyor.I don't feel like working today.
Çalışmak için çok sıcak bir gün.It is too hot a day for work.
Kafam bugün iyi çalışmıyor anlaşılan.My brain doesn't seem to be working well today.
Bugün aklım iyi çalışıyor gibi görünmüyor.My brain doesn't seem to be working well today.
Bugün çalışmanıza gerek yok.You don't need to study today.
Bugün canım ders çalışmak istemiyor. Bir futbol oyununa gidelim.I don't feel like studying today. Let's go to a soccer game.
Bugün oyun oynamaktansa çalışmayı tercih ederim.I would rather study than play today.
Bu akşam çalışmayı planlıyorum.I'm planning to study tonight.
Bu gece canım hiç çalışmak istemiyor.I don't feel like studying at all tonight.
Bu gece geç vakte kadar çalışacağım.I'll burn the midnight oil tonight.
Bu gece ders çalışmak zorunda değilim. Sanırım bir süre televizyon izleyeceğim.I don't have to study tonight. I think I'll watch television for a while.
Tokyo'ya gelmeden önce, Bay Sato memleketinde bir süpermarket çalıştırdı.Mr Sato ran a supermarket in his hometown before he came to Tokyo.
Ben sol elimle yazmaya çalıştım.I tried to write with my left hand.
Ben şimdilik o kitapçıda çalışmak istiyorum.For the time being I want to work at that bookstore.
Son çalışmaya göre, Japonların ortalama hayat süresi hâlâ artıyor.According to a recent study, the average life span of the Japanese is still increasing.
Son zamanlarda, Japonya'da çalışan ya da okuyan yabancıların sayısı arttı.Recently, the number of foreigners working or studying in Japan has increased.
En başta gitar çalamıyordum.At first, I couldn't play the guitar.
Ben tam gaz çalışıyorum.I am working with full steam.
Karım yatmaya gittikten sonra çalışma odamda çalıştım.I worked in my study after my wife had gone to bed.
Karım kısa süreli çalışıyor.My wife works part time.
Karım evde kalırdı fakat şimdi çalışıyor.My wife used to stay home, but she works now.
Dün beyzbol sopası, toplarla birlikte çalındı.The bat was stolen yesterday, along with the balls.
Dün çalıştınız mı?Did you work yesterday?
Dün bütün gün çok çalıştım.I worked hard all day long yesterday.
Dün bisikletimi çaldırdım.Yesterday I had my bicycle stolen.
Dün onun çantası çalındı.His bag was stolen yesterday.
Dün gece arabam çalındı.My car was stolen last night.
Dün gece eve giderken kız kardeşimin çantası çalındı.My sister was robbed of her bag on her way home last night.
Dün gece saatimi çaldırdım.I had my watch stolen last night.
Ben dün gece televizyon izlemedim ama İngilizce çalıştım.I did not watch TV but studied English last night.
Ben dün gece çalıştım.I studied last night.
Hile çok güzel çalıştı.The trick worked beautifully.
Birisi cüzdanımı çaldı.Someone stole my wallet.
Yaz'ın geri kalanında çalışmayı planlıyorum.I plan to work the rest of the summer.
Üzgünüm, bu gece çalışmak zorundayım.Sorry, but I have to work tonight.
Telefon çaldığında işe gitmek üzereydim.I was about to leave for work when the telephone rang.
Çalışıyor musunuz?Are you working?
Keşke çalışmak zorunda olmasam.I wish I didn't have to work.
Çalışmayı bırakalım ve bir süre dinlenelim.Let's stop working and relax for a while.
İşinden zevk alan bazı insanlar var, aslında onlar çalışmayı seviyor.There are some people who enjoy work - in fact, they love to work.
O, İşi zamanında yaptırabilmek için bütün gece çalıştı.He worked all night so that he could get the job done in time.
Çalışmayı bitirdikten sonra, birlikte konuşmanın tadını çıkardık.After we finished working, we enjoyed talking together.
Müdürler çalışanlardan doğruluk,verimlilik ve adanmışlık bekler.Office managers expect accuracy, efficiency, and dedication.
Çalışırken çizgi roman okumayı bırakın.Stop reading comic books while working.
Çalışırken sigara içmemelisin.You must not smoke while working.
Çalışma bağımlısı bir kişiye işkolik denilir.A person who is addicted to work is called a workaholic.
Kullanmadan önce ilaç şişesini çalkala!Shake the medicine bottle before use.
Ablam gitarı iyi çalar.My older sister plays the guitar well.
Kız kardeşim Londra'da Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçiliğinde çalışıyor.My sister works at the United States Embassy in London.
Kız kardeşim bir bankada sekreter olarak çalışıyor.My sister works in a bank as a secretary.
Çocuklar öğretmenlerini taklit etmeye çalıştılar.The children tried to imitate their teacher.
Çocuklar davul çalmayı severler.Children like to beat drums.
Çocuklar o kadar gürültü yapıyordu ki çalışamadım.The children were so noisy that I couldn't study.
Çocuklardan biri ders çalışıyor ama diğerleri oyun oynuyor.One of the children is studying, but the others are playing.
Çocuklar çalışmaktan çok oynamayı severler.Children like playing more than studying.
Şehirde çalışan arabaların sayısı arttı.The number of cars running in the city has increased.
Yüzüğü onun çaldığına dair Tom'un onayı hizmetçiyi şüpheli olmaktan kurtardı.Tom's acknowledgement that he stole the ring cleared the maid of suspicion.