çalın ile cümle

çalın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Gelecek haftaki çalınan tarih sınavı kopyaları senin öğrencilerinin odasındaydı.Đánh cắp bản thử nghiệm lịch sử vào tuần tới trong phòng sinh viên của bạn.
Gelecek haftaki çalınan tarih sınavı kopyaları senin öğrencilerinin odasındaydı.Gestolen kopieën van de geschiedenistest van volgende week in de kamers van uw studenten.
Gelecek haftaki çalınan tarih sınavı kopyaları senin öğrencilerinin odasındaydı.V tvoji sobi sva odkrila ukradene teste za naslednji izpit it zgodovine.
Gelecek haftaki çalınan tarih sınavı kopyaları senin öğrencilerinin odasındaydı.Zcizené kopie testu Historie na pøíští týden v pokoji vašich studentù.
Gelecek haftaki çalınan tarih sınavı kopyaları senin öğrencilerinin odasındaydı.Κλεμμένες κόπιες από το τεστ ιστορίας της επόμενης εβδομάδας στα δωμάτια σας.
Genellikle kucağa yatırılarak çalınır.1920年代に ハワイアンの演奏用に作られた
Genellikle kucağa yatırılarak çalınır.De obicei se cântă ţinându-l în poală.
Genellikle kucağa yatırılarak çalınır.Di solito si suona in piano sulle ginocchia.
Genellikle kucağa yatırılarak çalınır.Gyakran játszanak rajta úgy, hogy ölbe fektetik.
Genellikle kucağa yatırılarak çalınır.Het wordt gewoonlijk plat op je schoot bespeeld.
Genellikle kucağa yatırılarak çalınır.스틸기타는 보통 무릎에 올려놓고 기타피크로 칩니다.
Genellikle kucağa yatırılarak çalınır.Normalmente se toca sentado sobre las piernas.
Genellikle kucağa yatırılarak çalınır.Nó thường được chơi chỗ phẳng trên người.
Genellikle kucağa yatırılarak çalınır.Sie wird normalerweise flach auf dem Schoß gespielt.
Genellikle kucağa yatırılarak çalınır.Zwykle gra się na niej, kładąc ją płasko na kolanach.
Genellikle kucağa yatırılarak çalınır.На нём обычно играют, положив его горизонтально на колени.
Genellikle kucağa yatırılarak çalınır.Обикновено се свири направо в скута.
Genellikle kucağa yatırılarak çalınır.היא בדרך כלל מונחת על הברכיים.
Genellikle kucağa yatırılarak çalınır.وهي تعزف عادة وهي موضوعةٌ على حجرك
‹‹Givada boru, Ramada borazan çalın, Beytavende savaş çağrısı yapın; Düşman peşinizde, ey Benyaminliler!Fújjátok meg a kürtöt Gibeában, a tárogatót Rámában; rivalgjatok Beth- Avenben: Utánad Benjámin.
‹‹Givada boru, Ramada borazan çalın, Beytavende savaş çağrısı yapın; Düşman peşinizde, ey Benyaminliler!Galaad jest miastem czyniących nieprawość, pełne stóp krwawych.
‹‹Givada boru, Ramada borazan çalın, Beytavende savaş çağrısı yapın; Düşman peşinizde, ey Benyaminliler!Hãy thổi kèn ở Ghi-bê-a, hãy thổi loa ở Ra-ma! Hãy la lối ở Bết-a-ven! Hỡi Bên-gia-min, nó ở đằng sau ngươi!
‹‹Givada boru, Ramada borazan çalın, Beytavende savaş çağrısı yapın; Düşman peşinizde, ey Benyaminliler!Ja, blaset Posaunen zu Gibea, ja, drommetet zu Rama, ja, ruft zu Beth-Aven: "Hinter dir, Benjamin!"
‹‹Givada boru, Ramada borazan çalın, Beytavende savaş çağrısı yapın; Düşman peşinizde, ey Benyaminliler!너희가 기브아에서 나팔을 불며 라마에서 호각을 불며 벧아웬에서 깨우쳐 소리하기를 베냐민아 네 뒤를 쫓는다 할지어다
‹‹Givada boru, Ramada borazan çalın, Beytavende savaş çağrısı yapın; Düşman peşinizde, ey Benyaminliler!Lad Hornet gjalde i Gibea, Trompeten i Rama, opløft Råb i Bet-Aven, Benjamin, var dig!
‹‹Givada boru, Ramada borazan çalın, Beytavende savaş çağrısı yapın; Düşman peşinizde, ey Benyaminliler!Stöten i basun i Gibea, i trumpet i Rama, blåsen larmsignal i Bet-Aven. Fienden är efter dig, Benjamin!
‹‹Givada boru, Ramada borazan çalın, Beytavende savaş çağrısı yapın; Düşman peşinizde, ey Benyaminliler!Suonate il corno in Gàbaa e la tromba in Rama, date l'allarme a Bet-Avèn, all'erta, Beniamino
‹‹Givada boru, Ramada borazan çalın, Beytavende savaş çağrısı yapın; Düşman peşinizde, ey Benyaminliler!"¡Tocad la corneta en Gabaa, la trompeta en Ramá! Gritad en Bet-avén: '¡Tiembla, oh Benjamín!
‹‹Givada boru, Ramada borazan çalın, Beytavende savaş çağrısı yapın; Düşman peşinizde, ey Benyaminliler!Tocai a corneta em Gibeá, a trombeta em Ramá; soltai o alarma em Bete-Áven; após ti, ó Benjamim.
‹‹Givada boru, Ramada borazan çalın, Beytavende savaş çağrısı yapın; Düşman peşinizde, ey Benyaminliler!Trúbte na trúbu v Gibei, na surmitu v Ráme, kričte v Bét-ávene! Za tebou, Benjamine!
‹‹Givada boru, Ramada borazan çalın, Beytavende savaş çağrısı yapın; Düşman peşinizde, ey Benyaminliler!Trubte trubou v Gabaa, a na pozoun v Ráma; křičte v Betaven: Po tobě, ó Beniamine.
‹‹Givada boru, Ramada borazan çalın, Beytavende savaş çağrısı yapın; Düşman peşinizde, ey Benyaminliler!Σαλπισατε κερατινην εν Γαβαα, σαλπιγγα εν Ραμα ηχησατε δυνατα εν Βαιθ-αυεν κατοπιν σου, Βενιαμιν.
‹‹Givada boru, Ramada borazan çalın, Beytavende savaş çağrısı yapın; Düşman peşinizde, ey Benyaminliler!Вострубите рогом в Гиве, трубою в Раме; возглашайте в Беф-Авене: „за тобою, Вениамин!"
‹‹Givada boru, Ramada borazan çalın, Beytavende savaş çağrısı yapın; Düşman peşinizde, ey Benyaminliler!Затръбете с рог в Гавая, С тръба в Рама; Дайте тревога във Вет-авен - След тебе, Вениамине!
‹‹Givada boru, Ramada borazan çalın, Beytavende savaş çağrısı yapın; Düşman peşinizde, ey Benyaminliler!תקעו שופר בגבעה חצצרה ברמה הריעו בית און אחריך בנימין׃
‹‹Givada boru, Ramada borazan çalın, Beytavende savaş çağrısı yapın; Düşman peşinizde, ey Benyaminliler!اضربوا بالبوق في جبعة بالقرن في الرامة. اصرخوا في بيت آون. وراءك يا بنيامين.
‹‹Givada boru, Ramada borazan çalın, Beytavende savaş çağrısı yapın; Düşman peşinizde, ey Benyaminliler!你 們 當 在 基 比 亞 吹 角 、 在 拉 瑪 吹 號 、 在 伯 亞 文 吹 出 大 聲 、 說 、 便 雅 憫 哪 、 有 仇 敵 在 你 後 頭
‹‹Givada boru, Ramada borazan çalın, Beytavende savaş çağrısı yapın; Düşman peşinizde, ey Benyaminliler!你 們當 在 基 比 亞 吹角 、 在 拉瑪吹號 、 在 伯亞 文 吹出 大聲 、 說 、 便 雅 憫哪 、 有仇 敵 在 你 後頭
Hangi çocuk bir buçuk milyon dolarlık çalıntı malı cebinde taşımak istemez ki?150만불에 상당하는 장물을 주머니에 넣고 다니는걸 싫다고 할 도둑놈들이 어디 있겠어요?
Hangi çocuk bir buçuk milyon dolarlık çalıntı malı cebinde taşımak istemez ki?Fordi hvilken lille gadedreng ville da ikke have
Hangi çocuk bir buçuk milyon dolarlık çalıntı malı cebinde taşımak istemez ki?För vilken pojkvasker skulle inte vilja ha stöldgods värt tio miljoner i fickan.
Hangi çocuk bir buçuk milyon dolarlık çalıntı malı cebinde taşımak istemez ki?Kajti le kateri mali lopov si v svojem žepu ne bi želel ukradene robe vredne milijona in pol čukov.
Hangi çocuk bir buçuk milyon dolarlık çalıntı malı cebinde taşımak istemez ki?Karena penjahat kecil mana yang tidak mau satu setengah juta dolar barang curian di dalam sakunya.
Hangi çocuk bir buçuk milyon dolarlık çalıntı malı cebinde taşımak istemez ki?Mert melyik kis gengszter nem akarna 1,5 millió dollár értékű lopott árut a zsebében?
Hangi çocuk bir buçuk milyon dolarlık çalıntı malı cebinde taşımak istemez ki?Pentru că oricărui golănaş i-ar plăcea să aibă bunuri furate în valoare de un milion şi jumătate, în buzunar.
Hangi çocuk bir buçuk milyon dolarlık çalıntı malı cebinde taşımak istemez ki?Perché quale piccolo delinquente non vorrebbe in tasca un milione e mezzo di dollari di merce rubata?
Hangi çocuk bir buçuk milyon dolarlık çalıntı malı cebinde taşımak istemez ki?Pretože, čo by malý grázlik nechcel viac ako zhrabnúť ukradnutý tovar v hodnote jeden a pól milióna dolárov.
Hangi çocuk bir buçuk milyon dolarlık çalıntı malı cebinde taşımak istemez ki?¿Qué pequeño matón no querría un millón y medio en su bolsillo, en mercadería robada.
Hangi çocuk bir buçuk milyon dolarlık çalıntı malı cebinde taşımak istemez ki?Que pequeno rebelde não quereria no seu bolso bens roubados no valor de 1 milhão de dólares.
Hangi çocuk bir buçuk milyon dolarlık çalıntı malı cebinde taşımak istemez ki?Taky, který mrňous by nechtěl do kapsy ukradené zboží za milion a půl dolarů.
Hangi çocuk bir buçuk milyon dolarlık çalıntı malı cebinde taşımak istemez ki?Welke bandiet zou geen gestolen goed met een waarde van 1,5 miljoen willen.
Hangi çocuk bir buçuk milyon dolarlık çalıntı malı cebinde taşımak istemez ki?Żaden gangster by nie chciał mieć w kieszeni skradzionych dóbr o wartości 1,5 mln dolarów.
Hangi çocuk bir buçuk milyon dolarlık çalıntı malı cebinde taşımak istemez ki?Γιατί κάθε μικρός αλητάκος θα ήθελε κλεψιμαίικα αξίας ενάμιση εκατομμυρίου δολαρίων στην τσέπη του.
Hangi çocuk bir buçuk milyon dolarlık çalıntı malı cebinde taşımak istemez ki?Бо який відморозок не захоче мільйона з половиною баксів собі в кишеню за вкрадений товар.
Hangi çocuk bir buçuk milyon dolarlık çalıntı malı cebinde taşımak istemez ki?Защото, кой малък хулиган не би искал един милион и половина долара на стойност от крадени стоки в джоба си.
Hangi çocuk bir buçuk milyon dolarlık çalıntı malı cebinde taşımak istemez ki?Какой же хулиган не захочет иметь в кармане украденного на 1,5 миллиона долларов?
Hangi çocuk bir buçuk milyon dolarlık çalıntı malı cebinde taşımak istemez ki?מפני שאיזה חוליגן לא ירצה סחורה גנובה בשווי מליון וחצי בכיס שלו.
Hangi çocuk bir buçuk milyon dolarlık çalıntı malı cebinde taşımak istemez ki?لأنه ما من قرصان صغير يريد أن يحمل في جيبه من البضائع المسروقة ما قيمته مليون ونصف دولار
Hangi çocuk bir buçuk milyon dolarlık çalıntı malı cebinde taşımak istemez ki?ポケットに入れたいと思わない 不良少年がいるでしょうか (笑)
Hangi parça/ lar tekrarlanarak çalınsınCare piste să fie redate repetat

İlgili Sayfalar