Şirket iki yeni sekreteri çalıştırmaya karar verdi.The company has decided to employ two new secretaries.
Tom onun arabasına atlayıp çalıştırmaya ihtiyaç duydu.Tom needed to jump start his car.
Tom motoru çalıştırmaya çalıştı.Tom tried to start the engine.
Tom arabayı çalıştırmaya çalıştı.Tom tried to start the car.
Tom arabayı yeniden çalıştırmaya çalıştı ama yapamadı.Tom tried to restart the car, but couldn't.
Tom arabayı yeniden çalıştırmaya çalıştı ama o çalışmadı.Tom tried to restart the car, but it wouldn't start.
Bu arabayı çalıştırmaya çalışırken zaten birkaç öğleden sonrayı boşa harcadım.I've already wasted a couple of afternoons trying to get this car running.
Makineleri çalıştırmaya devam etmeliyiz.We have to keep the machines working.
Hiç kimse sizi çalıştırmayacak.No one will hire you.
Hiç kimse beni çalıştırmayacak.No one will hire me.
Hiç kimse onu çalıştırmayacak.No one will hire him.
Hiç kimse onları çalıştırmayacak.No one will hire them.
Hiç kimse bizi çalıştırmayacak.No one will hire us.
O zamana kadar kardeşi Johann Bernulli’yi matematik alanında çalıştırmaya başlamıştı.By that time, he had begun tutoring his brother Johann Bernoulli on mathematical topics.
Batı Konferansı'nı Los Angeles Lakers koçu Phil Jackson çalıştırmaya hak kazanmıştır.The coach for the Western Conference team was Los Angeles Lakers head coach Phil Jackson.
2009 yılına Spartak Moskova'yı çalıştırmaya başladı.In 1936 he debuted for Spartak Moscow.
Ama yine de bir deliciyle ona güç vermeye, onu çalıştırmaya çalışıyor.But he's trying to power it, or motorize it, with a drill.
Henry Ford, Sadece 100 yıl önce T modellerinin motorlarını çalıştırmaya başladı.And Henry Ford, just about 100 years ago, started cranking out Model Ts.
O yüzden bunu çalıştırmayacak. "else" cümleciğine gidecek.So it's not going to execute this. It's going to go to the else clause.
Burada çok da kafamızı çalıştırmaya gerek yok aslında, çünkü üçgenin iki iç açısını biliyoruz.Sorry. We have two of the angles of this triangle.
Ama sonrasında kızkardeşi sistemi çalıştırmaya başladı.But then her sister started working the system.
Simdi Python tercumaninda kod calistirmaya baslayalimNow let's get started running code in the Python interpreter.
Hemen, efendim 40 Sopa ve Şaman Adasında, Zorla çalıştırmaya mahkum ettim.Yes, sir 40 strokes and forced labor at Shamen Island
Benim ücretim, beni yaratandan başkasına düşmez. Hâlâ aklınızı çalıştırmayacak mısınız?"Will you not, therefore, understand?
Hâlâ aklınızı çalıştırmayacak mısınız?Do you not understand?
Hâlâ aklınızı çalıştırmayacak mısınız? [16,96; 3,198; 13,26; 87,16-17; 2,166,167; 16,52-53]What is with your Lord is better and abiding. Will you not understand?
Hâlâ aklınızı çalıştırmayacak mısınız?"Will you not then understand?
Uygulamaları çalıştırmaya izin verirAllows running of native apps
Uygulamayı çalıştırmaya devam ederContinues the application execution
% 1 programını çalıştırmaya izniniz yok.You do not have permission to run %1.
Betik çalıştırmaya izin verGenericNameAllow execution of scripts
Betik çalıştırmaya izin verNameAllow execution of scripts
Bu da 250 KW kapasiteye sahip rüzgar değirmenleri çalıştırmaya yeterli.That is sufficient to operate windmills with a capacity of 250kw.
Evan'ı da çalıştırmaya başlar.Auch er kümmert sich von nun an um Eve.
1951 yılında Vefa'yı çalıştırmaya başladı.1951 begann er Vefa Istanbul zu trainieren.
Aynı yılın sonlarında, İstanbul Üçüncü Amatör Küme'de mücadele eden Cihangirspor'u çalıştırmaya başladı.À la fin de la même année, Jackson est en Floride où il se bat contre les Amérindiens séminoles.
2002 yılında Everton'ı çalıştırmaya başladı.En el año 2000 debuta oficialmente por Everton.
Batı Konferansı'nı Los Angeles Lakers koçu Phil Jackson çalıştırmaya hak kazanmıştır.Dirigió a Los Angeles Lakers de la NBA tras la retirada de Phil Jackson.
1995 yılında Valladolid'i çalıştırmaya başladı.En 1995 se empieza a hacer en la Comunidad Valenciana.
2004 yılında Tayland millî futbol takımını çalıştırmaya başlamıştır ama 5 ay sonra bu görevi bırakmıştır.En el 2004 fue seleccionador de Tailandia, pero fue suspendido luego de 5 meses.
Kendisine birçok teklif gelen Bilić, kulüp takımı çalıştırmaya karar karar verdi.Para poder cumplir con los numerosos encargos, fundó un taller.
Bunun yanında Aida'yı da nişanlısı Prenses Amneris'in yanında hizmetçi olarak çalıştırmaya karar verir.Он также отдал Аиду в служанки своей невесте, принцессе Амнерис.
1995-96 sezonunda Bergama Belediyespor'u çalıştırmaya başladı ve bir sezon boyunca bu görevi üstlendi.В первый сезон (1995/96) решился вложить деньги в бизнес — открыл бар.
26 Ağustos 2010'da Çanakkale Dardanelspor'u çalıştırmaya başladı.في يوم الجمعة 26 نوفمبر 2010 بدأت بركان برومو في نثر رماده البركاني.
18 Aralık 2007 tarihinde Le Havre AC takımını çalıştırmaya başladı.Em 10 de outubro de 2006, a Polónia indicou que gostaria de aderir à EGF.
Bunun yanında Aida'yı da nişanlısı Prenses Amneris'in yanında hizmetçi olarak çalıştırmaya karar verir.Ele também garante Aida para serve como uma serva de sua noiva, a princesa Amneris.
1995 yılında Valladolid'i çalıştırmaya başladı.Em 1995 vai para o Valladolid.
Motorun arıza sonucu durduğu bazı durumlarda motoru çalıştırmaya teşebbüs edilmesi tavsiye edilmeyebilir.Men kan dan vanaf een afstand de motor stopzetten bij een ongeluk.
Evan'ı da çalıştırmaya başlar.När hon lägger av slutar även Evan.
1995 yılında Valladolid'i çalıştırmaya başladı.1995 invigdes Dalhalla officiellt.
İlk olarak Fenerbahçe'yi çalıştırmaya başladı.У Бірмінгемі він вперше почав малювати.
Evan'ı da çalıştırmaya başlar.Те саме робить і Ієн.
Burada sadece bir sezon kalıp Yunanistan'in tanınmış ekiplerinden Panionios'u çalıştırmaya başlamıştır.З 2011 року один сезон відіграв за команду грецького «Паніоніоса».
İlk önce 1996 yılında Sakaryaspor'un A Genç takımını çalıştırmaya başladı.V roce 1996 začal trénovat brazilské Jiu-Jitsu.
1995 yılında Valladolid'i çalıştırmaya başladı.1995-től dolgozott Valladolidban.
2002 yılında Everton'ı çalıştırmaya başladı.Vaughanra 2002-ben figyelt fel az Everton.
İlk sezonun son bölümünde portalı çalıştırmaya başlamıştır.Teoksesta on repeytynyt viimeisen osan ensimmäinen sivu.
Evan'ı da çalıştırmaya başlar.Han arbejdede også for Em.
Daha sonra Samsun ilinin baska bir takımı olan Termespor'u çalıştırmaya başladı.Susanne begynner å omgås en raggargjeng.
Yazılım bilgisayarı çalıştırmaya yarayan fiziksel olmayan kısımdır.Dengan kata lain, bagian sistem komputer yang tidak berwujud.