Essen bütün çalışma hayatını ''Uluslararası Fizik Laboratuvarı''’nda geçirdi.Essen spent all his working life at the National Physical Laboratory.
Çalışma hayatına babasının tipografi ofisinde başladı.After graduating, he worked in his father's typography house.
Çalışma hayatına 1980 yılında Tarım ve Köyişleri Bakanlığında memur olarak başladı.Han began working in January 1982 in the provincial agriculture and fisheries department.
Birkaç umut ışığı: Çalışma hayatına yeniden heves katmalıyız.A few sources of hope: we ought to try to re-moralize work.
Önümde belki de kırk yıllık daha çalışma hayatı var.I still have maybe another four decades of work left in me.
Çalışma HayatıWork Life
Yaşamı ve çalışma hayatıLife and work
Öğrenim ve Çalışma hayatıEducation and career
Çalışma hayatına Maliye Bakanlığı'nda başladı.Er begann sein Berufsleben im Finanzministerium.
Çalışma hayatına radyo ve televizyon programlarında sunuculuk yaparak başladı.Jeweils einen für seine Arbeit im Radio und im Fernsehen.
Essen bütün çalışma hayatını ''Uluslararası Fizik Laboratuvarı''’nda geçirdi.Essen effectua toute sa carrière au National Physical Laboratory.
Essen bütün çalışma hayatını ''Uluslararası Fizik Laboratuvarı''’nda geçirdi.Essen pasó toda su vida trabajando en el Laboratorio Nacional de Física.
İş ve çalışma hayatında kadınlara yönelik negatif ayrımcılık.Eliminar la discriminación en materia de empleo y ocupación.
İnsan-makine uyumu sonucunda verimli çalışma hayatının kalitesi yükselir.Método de trabajo: la productividad de un método de trabajo eficiente será mucho mayor.
İş ve çalışma hayatında kadınlara yönelik negatif ayrımcılık.Le discriminazioni nei confronti delle persone omosessuali sia nella società che nell'ambito lavorativo.
Çalışma hayatını Konak Belediyesi'nde sürdürmektedir.Il procedimento è però ancora in corso per quanto riguarda i lavori nella città di Ancona.
Çalışma hayatına Mama wa Shougaku Yonensei ve Gundam 0083'te tasarımcı olarak başladı.Начал как художник по персонажам в Mama wa Shougaku Yonensei и Gundam 0083.
Çalışma hayatına gazeteci olarak başladı, Pays ve Constitutionnel gazetelerinde çalıştı.Она начала работать журналистом в местных и иностранных газетах.
Çalışma hayatına radyo ve televizyon programlarında sunuculuk yaparak başladı.До конца жизни он сотрудничал с радио и телевидением.
Elektrikçi ustası olarak çalışma hayatına başladı.بدأ عباسي حياته المهنية كمهندس كهربائي.
Çalışma hayatına Maliye Bakanlığı'nda başladı.عمل في بداياته بوزارة الشئون الاجتماعية.
Çalışma hayatına 1967 yılında Faye Dunaway'in Bonnie ve Clyde filminde teknik eleman olarak başladı.Um dos seus primeiros papéis foi dobrar Faye Dunaway no filme Bonnie and Clyde de 1968.
Kadınların çalışma hayatına düzenleme getirildi.Vrouwenarbeid moest sterk geregeld worden.
Elektrikçi ustası olarak çalışma hayatına başladı.Hij begon in het leven als elektricien.
Ayrıldıktan sonra da çalışma hayatına 25 yıl daha devam etti.Na een tijd rust zou hij vervolgens nog 25 vrouwen om willen brengen.
İş ve çalışma hayatında kadınlara yönelik negatif ayrımcılık.Uitzondering op het beginsel van gelijke behandeling van mannen en vrouwen op de arbeidsmarkt.
Çalışma hayatına Maliye Bakanlığı'nda başladı.Hij begon zijn carrière op het ministerie van Financiën.
Woolley çalışma hayatına ilk önce asistan olarak Oxford'daki Ashmolean Museum'da başladı.År 1905 blev Woolley assistent vid Ashmolean Museum, Oxford.
İş ve çalışma hayatını engelleyen ciddi bir problem bulunmamaktadır.Det blir svårt på att sätta gränsen för vad socialt arbete är och inte är.
Essen bütün çalışma hayatını ''Uluslararası Fizik Laboratuvarı''’nda geçirdi.Він взяв участь в роботі над «Установчим маніфестом Міжнародного товариства працівників».
İlkokulu Eyüp'te bitirdi, 14 yaşında yine Eyüp'te bir dokuma fabrikasında çalışma hayatına başladı.Закінчив чотири класи школи, і з 12 років почав працювати на заводі.
İş ve çalışma hayatında kadınlara yönelik negatif ayrımcılık.Druhý souvisí s nerovným postavením mužů a žen ve všech oblastech života.
Çalışma hayatına radyo ve televizyon programlarında sunuculuk yaparak başladı.Ke konci života se zapojoval do aktivit pro zvýšení veřejného povědomí v rádiu i televizi.
İş ve çalışma hayatı açısından bakıldğında ilçe nüfusunun %70'inin tarımla uğraştığı görülür.Spolu se službami a státní správou tvoří dnes přes 70% ekonomiky města.
Çalışma hayatına Belgrad belediye başkanının ekonomi danışmanı olarak başladı.Az egyetem után, a belgrádi polgármester pénzügyi tanácsosa volt.
İş ve çalışma hayatında kadınlara yönelik negatif ayrımcılık.Közben egyensúlyban tartja munkahelyi életét és az anyaságot.
Mozart'ın çalışma hayatında odağı enstrümantal müzikle operalar arasında gitmiş gelmiştir.Mindenesetre a Mozart operák iránt érdeklődőkben jó szórakozást kínál a zene.
Ayrıldıktan sonra da çalışma hayatına 25 yıl daha devam etti.A trónról való távozása után még 25 évig élt.
Dublaj sanatçılığına da çalışma hayatında devam etti.Bardi: Omistaa elämänsä taiteelle.
John Q.'nin çalışma hayatında şanssızlıklar peşini bırakmaz.Liiketoiminnassaan John Kay ei onnistunut.
Ayrıldıktan sonra da çalışma hayatına 25 yıl daha devam etti.Με τη μεταγλώττιση ασχολείται πάνω από 25 χρόνια.
Elektrikçi ustası olarak çalışma hayatına başladı.Her fandt faderen arbejde som elektriker.
İş ve çalışma hayatında kadınlara yönelik negatif ayrımcılık.Bedre balance for medarbejderne mellem arbejdstid og privatliv.
Essen bütün çalışma hayatını ''Uluslararası Fizik Laboratuvarı''’nda geçirdi.Hans «Lærebog i farmakologi» ble et internasjonalt standardverk.
Woolley çalışma hayatına ilk önce asistan olarak Oxford'daki Ashmolean Museum'da başladı.I 1905 ble Woolley assistent ved Ashmolean Museum i Oxford.
Elektrikçi ustası olarak çalışma hayatına başladı.Sehari-hari ia bekerja sebagai teknisi listrik.
Milano'dan Türkiye'ye döner ve çalışma hayatına atılır.Sau đó Kikuchi trở về Nhật Bản và quay trở lại với nghiệp diễn trong ngành công nghiệp AV.
Elektrikçi ustası olarak çalışma hayatına başladı.電気技術者として働き始める。
Çalışma hayatına Maliye Bakanlığı'nda başladı.את עבודתה החלה במשרד התובע הצבאי.
İş ve çalışma hayatında kadınlara yönelik negatif ayrımcılık.Изкореняване на дискриминацията по отношение на правото на труд и на професия.
Ayrıldıktan sonra da çalışma hayatına 25 yıl daha devam etti.Osim toga, morao je ići na remont nakon samo 25 sati rada.
Ancak çalışma hayatının çoğunu vatansız geçirmiştir.Većinu radnog vijeka proveo je u Zadru.
Calışma hayatının hemen hemen tümünü Fransa'da XIV. Louis'in sarayında sanatkar müzisyen olarak geçirdi.Krajem života služio je i kao kraljevski zemljopisac na dvoru Luja XIV.
Ancak çalışma hayatının çoğunu vatansız geçirmiştir.Väčšinu svojho života strávil bez trvalého domova.
Çalışma hayatını denetlemek.Gyvenimo patikrinti variantai.
Essen bütün çalışma hayatını ''Uluslararası Fizik Laboratuvarı''’nda geçirdi.Tema illustratsioone on kasutanud Ain Raal oma "Maailma ravimtaimede entsüklopeedias" (2010).
Binlerce yıl sonra çalışacak veya çalışmayacak bir şey için çalışma hayatını riske atıyor.그녀 자신의 계산이 보여주는 것처럼 1000년이 걸릴지 언제 될지 모르는--어쩌면 아예 안 될 수도 있는 것에다 걸고있어요.
Binlerce yıl sonra çalışacak veya çalışmayacak bir şey için çalışma hayatını riske atıyor.שהחישובים שלה מראים כי יתכן ולא יקרה עוד אלפי שנים -- או שלא יקרה לעולם.
Binlerce yıl sonra çalışacak veya çalışmayacak bir şey için çalışma hayatını riske atıyor.أثبتت حساباتها أنهُ ربما لا يعمل لآلاف السنين -- أو قد لا يعمل أبداً.
Binlerce yıl sonra çalışacak veya çalışmayacak bir şey için çalışma hayatını riske atıyor.千年も いや決してうまくいかない かもしれないことにかけているんだ 僕はこういった