çalışma alanı ile cümle

çalışma alanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
Çalışma alanı olarak, insanlara ve onların ilişkilerine odaklanmaktadır.The field of study itself focuses on human beings and their respective relationships.
Sistematik bir çalışma alanı olarak Antik Roma topografyası İtalyan Rönesansı ile başladı.Ancient Roman topography as a systematic field of study began with the Italian Renaissance.
1998 - Yönetim alanında yeni bir çalışma alanı başlattı.1997 - Eligibility to undergraduate majoring in finance and banking.
Daha sonra John Sutton (2016) DCog’da araştırma için beş uygun çalışma alanı tanımladı:Later, John Sutton (2006)[7] defined five appropriate domains of investigation for research in Dcog:
Küçültme animasyonu veya küp çalışma alanı gibi efektler, yüklenebilir eklentiler olarak uygulanır.Effects, such as a minimization animation or a cube workspace, are implemented as loadable plugins.
Bu çalışma alanı, uluslararası ilişkiler ve çatışma çözümü alanları için de kritik öneme sahiptir.This field of study is critical for the fields of international relations and conflict resolution.
Çalışma alanı astrofotometri, astrometri ve değişen yıldızların incelenmesini içeriyordu.His field of work included astrophotometry, astrometry, and the study of variable stars.
Bu türdeki çalışmalar, ekolojinin çalışma alanındadır.Das Institut ist in dem Bereich Angewandte Ökologie tätig.
Çalışma alanında 28 renk kutusu vardır.Hay 28 colores en el área de trabajo.
EPA küçük bir çalışma alanı veya büyük bir imalat alanı olabilir.El EPA puede ser una estación de trabajo pequeña o un área grande de fabricación.
Ama Yengeç Restoran'da ki çalışma alanı pek temiz değildir.En la sala de profesores, en cambio, Merlí no es tan bien recibido.
Çalışan kadınların yarıya yakını tekstil işkolunda çalışırken, ikinci büyük çalışma alanı ev hizmetleri idi.ويعمل ما يقرب من نصف النساء في مصانع النسيج، حيث يشكل خادمو المنازل ثاني أكبر فئة عمل.
Bilişsel psikoloji için önemli bir çalışma alanıdır.ويُعد هذا أحد الفروع المهمة لعلم النفس التربوي.
Uluslararası İlişkilerin çalışma alanı oldukça geniştir.De internationella kontakterna är omfattande.
Çalışma alanı olarak grup dinamiğinin kökleri hem psikoloji hem de sosyolojide bulunur.Як область вивчення, групова динаміка має коріння як в психології, так і в соціології.
Uluslararası İlişkilerin çalışma alanı oldukça geniştir.Послуги міжнародного зв'язку лише трохи кращі.
Bu kategoriye çalışma alanındaki taciz ve çete halinde takipçilik alınabilir.Do této kategorie můžeme řadit klamné, vyhledávací a převrácené obrazy.
EPA küçük bir çalışma alanı veya büyük bir imalat alanı olabilir.Může to být malý kus sonáty, nebo i něco většího.
Bilişsel psikoloji için önemli bir çalışma alanıdır.Je klíčovým principem psychologického výzkumu.
Tarihsel dilbilim, 18. yüzyılın sonunda bağımsız bir çalışma alanı olarak ortaya çıktı.A térstatisztika mint a statisztika új területe a 20. század végén alakult önálló területté.
Çalışma alanında 28 renk kutusu vardır.Suomessa on 28 paperitehdasta.
Örneğin Trakya Kalkınma Ajansının çalışma alanı bu illerdir.Esimerkiksi emätinpuikko on tätä varten.
Tarihsel dilbilim, 18. yüzyılın sonunda bağımsız bir çalışma alanı olarak ortaya çıktı.Η ιστορική γλωσσολογία ξεπρόβαλε ως ανεξάρτητος κλάδος μελέτης στα τέλη του 18ου αιώνα.
Genel olarak çalışma alanı hemen hemen yılın bütün aylarında yağış altındadır.Στα νότια, το κλίμα είναι γενικότερα βροχερό ολόκληρο το έτος.
Konsey'in çalışma alanıyla ilgili gerekli araştırmalar için yönledirmesiyle çalışır.Sikkerhedsrådet skulle fokusere på at involvere organisationen tættere i undersøgelsesprocessen .
Bu çalışma ışığın kırınım teorisine yönlendirdi ve fiziksel optikte yeni bir çalışma alanı yarattı.Arbeidet førte til en teori om diffraksjon for lys og åpnet et helt område av studiet i fysisk optikk.
Bir çalışma alanını veya akademik bir disiplini tanımlar.Opptak krever akademisk grad eller realkompetanse.
Çalışma alanında topoğrafik eğim % 5 - 10 arasında değişmektedir.Etter kirurgi er tilbakefallsraten på kun 5-10%.
1879 yılı, genellikle,bağımsız bir çalışma alanı olarak psikolojinin başlaması olarak görülmektedir.Tahun 1879 umumnya dipandang sebagai awal dari psikologi sebagai bidang studi independen.
Tarihsel dilbilim, 18. yüzyılın sonunda bağımsız bir çalışma alanı olarak ortaya çıktı.Sejarah linguistik muncul sebagai bidang studi independen pada akhir abad ke-18.
Bu çalışma alanı Andrey Kolmogorov, Ray Solomonoff ve Gregory Chaitin tarafından 1960larda kurulmuştur.この分野は、アンドレイ・コルモゴロフ、レイ・ソロモノフ、グレゴリー・チャイティンが1960年代に創始した。
Bu sebeple mezhep kadın liderlerin aktif çalısma alanına girmiştir.至此,她成为了女权运动的领袖人物。
1879 yılı, genellikle,bağımsız bir çalışma alanı olarak psikolojinin başlaması olarak görülmektedir.1879년은 심리학이 독립학문으로 시작된 것으로 여겨진다.
Çalışma alanında 28 renk kutusu vardır.WAZ는 루어지방 전역에 걸쳐 28개의 지방판이 발행된다.
Bilişsel psikoloji için önemli bir çalışma alanıdır.Това е относително нова област на изследване в психологията.
Her iki salon da Konferans ve çalışma alanı olarak da tasarlanmıştır.Всичките зали са оборудвани с места за образователни програми и семинари.
Bir çalışma alanını veya akademik bir disiplini tanımlar.To je seznam akademskih disciplin oziroma področij.
EPA küçük bir çalışma alanı veya büyük bir imalat alanı olabilir.Elektrostatično zaščiten prostor je lahko majhna delovna postaja ali velika proizvodna površina.
Zaman çizelgesi yerine, düzenlenebilir bir "Çalışma Alanı" bulunuyor.Gyvūnų sistematikoje vietoj eilės naudojamas terminas būrys.
AÇA ana çalışma alanı D AÇA ikincil çalışma alanıD Zonă de lucru AEM minoră
AÇA ana çalışma alanı D AÇA ikincil çalışma alanıHlavní oblast působnosti EEA D Vedlejší oblast působnosti EEA
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Adoro l'idea che le diverse branche della scienza siano chiamate campi di studio.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Bardzo podoba mi się, że różne gałęzie nauki zwane są obszarami studiów.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Ich liebe den Gedanken, dass verschiedene Bereiche der Wissenschaft als "Forschungsfelder" bezeichnet werden.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Ik vind het prachtig dat de takken van de wetenschap vakgebieden worden genoemd.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Îmi place faptul că diferite ramuri ale ştiinţei sunt numite câmpuri de studiu.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.J'aime l'idée que les différentes branches de la sciences soient appelées des domaines de recherche.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.저는 각각의 과학 분야를 연구 영역이라고 부르는걸 좋아합니다.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Me gusta mucho la idea de que diferentes ramas de la ciencia se llamen campos de estudio.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Páči sa mi myšlienka nazývať rozličné odvetvia vedy ako "polia".
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Tetszik az ötlet, hogy a tudomány különböző részeit "tudományterületeknek" hívják.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Tôi thích khi gọi các ngành khác nhau của khoa học là các địa hạt nghiên cứu.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Všeč mi je to, da se različne veje znanosti imenujejo študijska področja.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Μου αρέσει η ιδέα ότι διαφορετικοί επιστημονικοί κλάδοι ονομάζονται πεδία μελέτης.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.Мне очень нравится, что разные направления в науке называют полями деятельности.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.אני אוהב את הרעיון שענפים שונים במדע נקראים שדות מחקר.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.تعجبني فكرة اطلاق مصطلح المجالات الدراسية على مختلف الفروع العلمية.
Bilimin farklı dallarına 'çalışma alanı' denmesi fikrini seviyorum.多くの人は科学を閉じた ブラックボックスみたいに考えていますが
Bu çalışma alanını, şu stratejik alan üzerinden ele alacağız:Abordaremos este ámbito de trabajo a través de la siguiente área estratégica:
Bu çalışma alanını, şu stratejik alan üzerinden ele alacağız:Dette arbejdsområde vil vi varetage under det strategiske område:

İlgili Sayfalar