Ana içeriğe geç
Sözlük

çalışmışlar ile cümle

çalışmışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bazı üreticiler bu zayıf noktaları aşmaya çalışmışlardır.Some manufacturers have attempted to overcome these weak points.
Japonya'da Canadian Rockers adıyla da çalışmışlardır.They also worked in Japan under the name The Canadian Rockers.
İlk kez 1947 yılında tanışmışlar ve 1953'e kadar beraber çalışmışlardır..They first met in 1947 and worked together on and off until 1953.
Orada, gezgin mumyalar saldırmış ve India'nın ruhunu çalmaya çalışmışlardır.There, wanderer mummies attacked and tried to steal India's soul.
Diğer araştırmacılar, Nisrok'u Asur ateş tanrısı Nusku olarak tanımlamaya çalışmışlardır.Other scholars have attempted to identify Nisroch as Nusku, the Assyrian god of fire.
Absürdizme göre insanlar tarih boyunca yaşamlarında bir anlam bulmaya çalışmışlardır.According to absurdism, humans historically attempt to find meaning in their lives.
Hem diyet yapanlar hem de yapmayanlar, film izlerken duygularını bastırmaya çalışmışlardır.Both dieters and non-dieters attempted to suppress their emotional responses while watching a movie.
Sonra Decepticon`larla çalışmışlardır.They all fight off the Decepticons.
McGough ve McVinnie yollarına ayrı devam etmiş, farklı sanatçılarla çalışmışlardır.McGough and McVinnie continue to work with other artists by playing and producing separately.
Elli yıl Çin için çalışmışlar.Fifty Years of Work in Canada.
Bazı Karaborsa siteleri müşterilerden bitcoins çalmaya çalışmışlardır .Some black market sites may seek to steal bitcoins from customers.
Kitabın kayıp parçalarını birleştirmeye çalışmışlar fakat başarılı olamamışlardır.The two looked tirelessly for the missing parts of the book, but had no success.
Albümün tamamlanması için davulcu Tobias Gustafsson ile birlikte çalışmışlardır.A session drummer, Tobias Gustafsson, was recruited for completion of the album.
Bernoulli kardeşler sıkça aynı problemler üzerinde çalışmışlardır.The Bernoulli brothers often worked on the same problems, but not without friction.
Jane Fonda ve Ava Gardner de daha önce Akvaryum Tiyatrosu olan 4. Sahne'de çalışmışlardır.Jane Fonda, Ava Gardner – they worked here, at Stage # 4, the prior Aquarium Theatre.
Bunun yerine vurkaç saldırılar yaparak istilacılarla mücadele etmeye çalışmışlardır.They had expected to be fighting the invading Yankees, instead.
Hristiyan arkadaşlarım gibi Müslüman arkadaşlarım da beni dinlerine döndürmeye çalışmışlardır.As Christian friends were endeavouring to convert me, so were Muslim friends.
Bu albümde Ozan Doğulu ve Kenan Doğulu ile çalışmışlardır.The album blends East and West.
Bu çevreler, bir kısım medyayı kullanarak halk arasında panik ve direniş yaratmaya çalışmışlardır.These tried to create, through some media outlets, panic and resistance among the public.
Orta Çağ simyacıları kükürt ve civa olmak üzere iki ana unsur veya prensiple çalışmışlardır.Medieval alchemists worked with two main elements or principles, sulphur and mercury.
William Petri'ye göre Amalekliler İsrailoğulları'nın vahaya ulaşmasını engellemeye çalışmışlardır.According to William Petri, Amalekites tried to prevent the Israelites from reaching the oasis.
Peçenekler savaştan bıktıkları noktada ve Konstantinos ile barış yapmaya çalışmışlardır.At this point, the Pechenegs were tired of war and attempted to make peace with Constantine.
Sahil hattında, Nazca ve Tumbes arasındaki alanda çalışmışlardır.An der Küste bedienten sie den Bereich zwischen Nazca und Tumbes.
Bazıları onu zehirlemeye çalışmışlar ama başarısız olmuşlardır.Sie versuchte sich zu vergiften, was ihr jedoch nicht gelang.
Bazıları rahatsız oldukları için kızarken, bazıları öğrencilerle diyaloğa girmeye çalışmışlardır.Während manche verärgert auf die Störung reagierten, suchten andere den Dialog mit den Studenten.
Bazen SS ile ortak çalışmışlardır.Sie sind wohl seinerzeit für Ss.
Donna ve Lee birbirini bulmaya çalışmışlar, ama bulamamışlardır.Chacun de son côté, Donna et Lee essaient de se retrouver, mais ne parviennent pas à le faire.
Bazı üreticiler bu zayıf noktaları aşmaya çalışmışlardır.Les fabricants ont beaucoup travaillé à réduire ces facteurs.
Kızlar cüceye yardım etmeye çalışmışlar.Another Girl Pistes de Help!
Elli yıl Çin için çalışmışlar.Taylor a travaillé 51 ans en Chine.
Hristiyan arkadaşlarım gibi Müslüman arkadaşlarım da beni dinlerine döndürmeye çalışmışlardır.Mes amis chrétiens ont été aussi entreprenants pour me convertir que mes amis musulmans.
Werner Herzo ve Klaus Kinski birlikte birçok kez çalışmışlardı.Les relations entre Herzog et Klaus Kinski furent tendues tout le long du tournage.
Bunun yerine vurkaç saldırılar yaparak istilacılarla mücadele etmeye çalışmışlardır.Nous avons tenté de toutes nos forces, de chasser les envahisseurs.
1983'te dört ayrı ekip genetiği değiştirilmiş bitkiler üzerine çalışmışlardır.En 1999, un moratoire de quatre ans a été instauré sur les nouvelles cultures génétiquement modifiées.
Sonra Decepticon`larla çalışmışlardır.Il est un constructicon aux côtés des Decepticons.
Uzay sonsuza kadar devam mı ediyor?” gibi ucu açık sorularla bu konu üzerinde çalışmışlardır.Estas sombras se proyectarán para siempre en la cuna de los Viajes espaciales”.
Bernoulli kardeşler sıkça aynı problemler üzerinde çalışmışlardır.Los cuatro hermanos di Cione trabajaron juntos con frecuencia.
Sony BMG ile çalışmışlardır.Lee dejó Sony BMG.
“Hooker'N'Heat” albümünün kayıtları için Mayıs 1970'te “John Lee Hooker” ile çalışmışlardır.Trajeron a John Lee Hooker a grabar el álbum doble Hooker'N' Heat, en mayo de 1970.
Bâtınîler inanışlarını tarih boyunca daîler aracılığıyla yaymaya çalışmışlardır.La FIFA supervisó los preparativos en todo momento a través de sus propias comisiones.
Bataklıkları kurutarak tarım yapmaya çalışmışlar.I savellesi cercarono sempre di acquistare i terreni coltivati.
Sony BMG ile çalışmışlardır.Dal 2002 lavora in Sony BMG.
İçlerinden yetenekli olanlar, üst düzey kamu görevlerinde de çalışmışlardır.И те, кто одолел свою алчность, — они и суть преуспевшие.»
Sony BMG ile çalışmışlardır.Это был Sony BMG.
Absürdizme göre insanlar tarih boyunca yaşamlarında bir anlam bulmaya çalışmışlardır.Согласно абсурдизму, люди на протяжении всей своей истории предпринимали попытки найти смысл жизни.
Bazen SS ile ortak çalışmışlardır.Женщины иногда работали с мужчинами.
Elli yıl Çin için çalışmışlar.65 лет в китаеведении.
Elli yıl Çin için çalışmışlar.أمضى 59 عاما في الصين.
Japonya'da Canadian Rockers adıyla da çalışmışlardır.في 2000 الثنائي عمل في اليابان نحت اسم Canadian Rockers.
Bazıları onu zehirlemeye çalışmışlar ama başarısız olmuşlardır.Alguns tentaram encontrá-lo, mas não obtiveram sucesso.
İlk kez 1947 yılında tanışmışlar ve 1953'e kadar beraber çalışmışlardır..O primeiro encontro deu-se em 1947 e o primeiro trabalho saiu em 1953.
Absürdizme göre insanlar tarih boyunca yaşamlarında bir anlam bulmaya çalışmışlardır.Het blijft echter de vraag, of de mensheid in de loop van haar geschiedenis werkelijk iets heeft bijgeleerd…
Japonya'da Canadian Rockers adıyla da çalışmışlardır.Występowali również w Japonii pod nazwą Canadian Rockers.
Hristiyan arkadaşlarım gibi Müslüman arkadaşlarım da beni dinlerine döndürmeye çalışmışlardır.Gdy chrześcijańscy przyjaciele próbowali mnie nawrócić, to samo czynili moi muzułmańscy przyjaciele.
Bazıları onu zehirlemeye çalışmışlar ama başarısız olmuşlardır.Hon försöker förgifta honom, men misslyckas.
Kitabın kayıp parçalarını birleştirmeye çalışmışlar fakat başarılı olamamışlardır.Було отримано кілька спроб розшифровки листи, але вони не були успішними.
İşçi ve çiftçilerden destek almaya çalışmışlardır.Партія намагалася знайти прихильників серед робітників і селян.
Bernoulli kardeşler sıkça aynı problemler üzerinde çalışmışlardır.Родина Бернсів часто переїжджала.
Absürdizme göre insanlar tarih boyunca yaşamlarında bir anlam bulmaya çalışmışlardır.Lidé si často kladou otázku, čeho doposud ve svém životě dosáhli.
Ailenin diğer üyeleri de yardım etmeye başlamış ve Tina'nın ağzına ot koymaya çalışmışlardır.Ostatní sloni se pak také začali intenzivněji zapojovat do pomoci a snažili se jí vložit trávu do úst.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod