Bugün çalışacaksın gibi görünmüyor.It doesn't sound like you'll be working today.
Yalnız çalışacaksın.You'll work solo.
Yarın ne zaman çalışacaksın?What time are you going to work tomorrow?
Ne zaman çalışacaksın?What time are you going to work?
Siz ikiniz bir takım olarak çalışacaksınız.You two will work as a team.
Umarım gelecek sefer öfkeni daha daha iyi kontrol etmeye çalışacaksın.I hope you'll try to control your temper better next time.
Bugün yaklaşık kaç saat çalışacaksın?About how many hours will you study today?
Gelecek yıl nerede çalışacaksın?Where will you be woking next year?
Burada ne kadar daha ders çalışacaksın?How much longer will you be studying here?
Gelecek sene Osaka’da çalışacaksın.You will work in Osaka next year.
Ve 1 ila 4 takım ile azami üç hafta çalışacaksınız.And you're going to be working with 1 to 4 teams for up to 3 weeks.
Tehlikeli. Bu nedenledir ki, belki, bu görüş açısına sahip olmaya çalışacaksınız.That's why, perhaps, you will try to have this angle of vision.
Sen de mi çalışacaksın?Are you going to study too?
O zaman, hangi yöntemle beyin üzerinde çalışacaksınız?So, how do you go about studying the brain?
Gelecek yıl Osaka'da çalışacaksın.Tu vas travailler à Osaka l'année prochaine.
eğer iş arkadaşların çalışmazlarsa,onların yerine ya sen çalışacaksın,ya da yarın sabah seni işten atacağım.Si tus colegas no trabajan, trabaja tú por ellos o te despediré mañana por la mañana.
Yalnız çalışacaksın.Trabajarás solo.
‹‹Bu bir haftayı tamamla, Raheli de sana veririz. Yalnız ona karşılık yedi yıl daha yanımda çalışacaksın.››Izpolni njen teden; potem ti damo tudi ono za službo, ki jo boš opravljal pri meni še drugih sedem let.
‹‹Bu bir haftayı tamamla, Raheli de sana veririz. Yalnız ona karşılık yedi yıl daha yanımda çalışacaksın.››이를 위하여 칠일을 채우라 우리가 그도 네게 주리니 네가 그를 위하여 또 칠년을 내게 봉사할지니라
‹‹Bu bir haftayı tamamla, Raheli de sana veririz. Yalnız ona karşılık yedi yıl daha yanımda çalışacaksın.››La nu Leas bryllups-uke gå til ende, så vil vi også gi dig den andre, hvis du vil tjene hos mig i syv år til.
‹‹Bu bir haftayı tamamla, Raheli de sana veririz. Yalnız ona karşılık yedi yıl daha yanımda çalışacaksın.››Vyplň týden této; dámeť potom i tuto za službu, kterouž sloužiti budeš u mne ještě sedm let jiných.
‹‹Bu bir haftayı tamamla, Raheli de sana veririz. Yalnız ona karşılık yedi yıl daha yanımda çalışacaksın.››Vyplň týždeň tejto, a potom ti dáme i túto za službu, ktorú budeš slúžiť u mňa, ešte druhých sedem rokov.
‹‹Bu bir haftayı tamamla, Raheli de sana veririz. Yalnız ona karşılık yedi yıl daha yanımda çalışacaksın.››Wytrwaj z tą tydzień, a dam ci i tę za służbę, którą mi będziesz służył jeszcze drugie siedem lat.
‹‹Bu bir haftayı tamamla, Raheli de sana veririz. Yalnız ona karşılık yedi yıl daha yanımda çalışacaksın.››окончи неделю этой, потом дадим тебе и ту за службу, которую ты будешь служить у меня еще семь лет других.
‹‹Bu bir haftayı tamamla, Raheli de sana veririz. Yalnız ona karşılık yedi yıl daha yanımda çalışacaksın.››Свърши сватбарската седмица с тая; и ще ти дам и оная за работата,която ще ми вършиш още седем години.
‹‹Bu bir haftayı tamamla, Raheli de sana veririz. Yalnız ona karşılık yedi yıl daha yanımda çalışacaksın.››מלא שבע זאת ונתנה לך גם את זאת בעבדה אשר תעבד עמדי עוד שבע שנים אחרות׃
‹‹Bu bir haftayı tamamla, Raheli de sana veririz. Yalnız ona karşılık yedi yıl daha yanımda çalışacaksın.››اكمل اسبوع هذه فنعطيك تلك ايضا بالخدمة التي تخدمني ايضا سبع سنين أخر.
‹‹Bu bir haftayı tamamla, Raheli de sana veririz. Yalnız ona karşılık yedi yıl daha yanımda çalışacaksın.››你 為 這 個 滿 了 七 日 、 我 就 把 那 個 也 給 你 、 你 再 為 他 服 事 我 七 年
‹‹Bu bir haftayı tamamla, Raheli de sana veririz. Yalnız ona karşılık yedi yıl daha yanımda çalışacaksın.››你 為這個滿 了 七 日 、 我 就 把 那 個 也 給 你 、 你 再 為 他 服事 我 七年
Bu nedenledir ki, belki, bu görüş açısına sahip olmaya çalışacaksınız.C'est pourquoi vous essaierez d'avoir cet angle de vue.
Bu nedenledir ki, belki, bu görüş açısına sahip olmaya çalışacaksınız.Daarom kun je deze kijkrichting proberen.
Bu nedenledir ki, belki, bu görüş açısına sahip olmaya çalışacaksınız.De aceea, probabil, veţi încerca să aveţi acest unghi vizual.
Bu nedenledir ki, belki, bu görüş açısına sahip olmaya çalışacaksınız.Dlatego właśnie, może, będziesz próbować przyjąć ten kąt widzenia.
Bu nedenledir ki, belki, bu görüş açısına sahip olmaya çalışacaksınız.Đó là lí do, có lẽ, anh sẽ phải cố để có góc nhìn này.
Bu nedenledir ki, belki, bu görüş açısına sahip olmaya çalışacaksınız.Forse è per questo che cercherete di avere un angolo di visione maggiore.
Bu nedenledir ki, belki, bu görüş açısına sahip olmaya çalışacaksınız.그래서, 눈의 각도를 높여 보면서 걸으면, 앞을 볼 수도 있고,
Bu nedenledir ki, belki, bu görüş açısına sahip olmaya çalışacaksınız.Oleh karena itu, sebaiknya, kamu harus mencoba sudut pandang yang seperti ini.
Bu nedenledir ki, belki, bu görüş açısına sahip olmaya çalışacaksınız.Por isso é que vão tentar ter este ângulo de visão.
Bu nedenledir ki, belki, bu görüş açısına sahip olmaya çalışacaksınız.To je důvod, nejspíš, proč vyzkoušíme jiný úhel pohledu.
Bu nedenledir ki, belki, bu görüş açısına sahip olmaya çalışacaksınız.Γι' αυτό, ίσως, θα προσπαθήσετε να έχετε αυτή την οπτική γωνία.
Bu nedenledir ki, belki, bu görüş açısına sahip olmaya çalışacaksınız.Вот почему вы, вероятно, будете пытаться смотреть под таким углом.
Bu nedenledir ki, belki, bu görüş açısına sahip olmaya çalışacaksınız.Тому краще мати такий кут зору.
Bu nedenledir ki, belki, bu görüş açısına sahip olmaya çalışacaksınız.לכן, אולי, מנסים להסתכל בזווית הזו.
Bu nedenledir ki, belki, bu görüş açısına sahip olmaya çalışacaksınız.لهذا السبب ربما، سوف تحاول الحصول على هذه الزاوية من الرؤية.
Bu nedenledir ki, belki, bu görüş açısına sahip olmaya çalışacaksınız.よし 見えます 何か見つけたら おっとっと そのまま おっとっと
Eğer bir internet veya mobil ürünü ise... ...müşteri kazanmaya ve onları etkinleştirmeye çalışacaksınız.웹이나 모바일 제품일 경우에는 고객을 구해서 활성화시키고
Eğer bir internet veya mobil ürünü ise... ...müşteri kazanmaya ve onları etkinleştirmeye çalışacaksınız.ولو كان منتج في قناة افتراضية أو نقالة، فيجب أن تسعى لاستقطاب العملاء وتفعليهم، وإنشاء
Eğer bir internet veya mobil ürünü ise... ...müşteri kazanmaya ve onları etkinleştirmeye çalışacaksınız.商品を気に入ってくれる顧客を見つけ "ハイファイMVP"を用意します
Lavan, ‹‹Akrabamsın diye benim için bedava mı çalışacaksın?›› dedi, ‹‹Söyle, ne kadar ücret istiyorsun?››Entonces dijo Labán a Jacob: --¿Por ser mi sobrino, me has de servir de balde? Declárame cuál será tu salario
Lavan, ‹‹Akrabamsın diye benim için bedava mı çalışacaksın?›› dedi, ‹‹Söyle, ne kadar ücret istiyorsun?››라반이 야곱에게 이르되 네가 비록 나의 생질이나 어찌 공으로 내 일만 하겠느냐 무엇이 네 보수겠느냐 내게 고하라
Lavan, ‹‹Akrabamsın diye benim için bedava mı çalışacaksın?›› dedi, ‹‹Söyle, ne kadar ücret istiyorsun?››Potem reče Laban Jakobu: Ali naj bi mi, ker si brat moj, služil brezplačno? Povej mi, kaj bodi plačilo tvoje.
Lavan, ‹‹Akrabamsın diye benim için bedava mı çalışacaksın?›› dedi, ‹‹Söyle, ne kadar ücret istiyorsun?››Potom povedal Lában Jakobovi: Či preto, že si môj brat, budeš mi darmo slúžiť? Povedz mi, čo bude tvoja mzda?
Lavan, ‹‹Akrabamsın diye benim için bedava mı çalışacaksın?›› dedi, ‹‹Söyle, ne kadar ücret istiyorsun?››Puis Laban dit à Jacob: Parce que tu es mon parent, me serviras-tu pour rien? Dis-moi quel sera ton salaire.
Lavan, ‹‹Akrabamsın diye benim için bedava mı çalışacaksın?›› dedi, ‹‹Söyle, ne kadar ücret istiyorsun?››Så sa Laban til Jakob: Skulde du tjene mig for intet, fordi om du er min frende? Si mig hvad du vil ha i lønn!
Lavan, ‹‹Akrabamsın diye benim için bedava mı çalışacaksın?›› dedi, ‹‹Söyle, ne kadar ücret istiyorsun?››ויאמר לבן ליעקב הכי אחי אתה ועבדתני חנם הגידה לי מה משכרתך׃
Lavan, ‹‹Akrabamsın diye benim için bedava mı çalışacaksın?›› dedi, ‹‹Söyle, ne kadar ücret istiyorsun?››ثم قال لابان ليعقوب ألانك اخي تخدمني مجّانا. اخبرني ما اجرتك.
Lavan, ‹‹Akrabamsın diye benim için bedava mı çalışacaksın?›› dedi, ‹‹Söyle, ne kadar ücret istiyorsun?››拉 班 對 雅 各 說 、 你 雖 是 我 的 骨 肉 、 〔 原 文 作 弟 兄 〕 豈 可 白 白 的 服 事 我 、 請 告 訴 我 你 要 甚 麼 為 工 價
Lavan, ‹‹Akrabamsın diye benim için bedava mı çalışacaksın?›› dedi, ‹‹Söyle, ne kadar ücret istiyorsun?››拉 班 對雅 各 說 、 你 雖是 我 的 骨肉 、 〔 原文 作 弟兄 〕 豈 可 白白 的 服事 我 、 請告訴 我 你 要 甚 麼為 工價
Olamaz. Sen de mi çalışacaksın?Nehovor mi... že sa budete učiť spolu.
O zaman, hangi yöntemle beyin üzerinde çalışacaksınız?Deci, cum incercam sa studiem creierul?