Öğretmenler öğrencilerini motive etmeye çalışıyorlar.The teachers are trying to motivate their students.
Şirket avukatları birleşmeyi tamamlamak için günün her saatinde çalışıyorlar.Company attorneys are working around the clock to complete the merger.
Arabalar gözlerimizin önünde birbiri ardına çalışıyorlar.Cars are running one after another before our eyes.
Bilim adamları AIDS'e son vermek için harıl harıl çalışıyorlar.Scientists are working hard to put an end to AIDS.
Köleler pek çok karıncalar gibi çalışıyorlardı.The slaves were working like so many ants.
Görünüşe göre evliliklerini düzeltmeye çalışıyorlar.Apparently, they're trying to patch up their marriage.
Liderler, ekonomik büyümenin önündeki engelleri ortadan kaldırmaya çalışıyorlar.Leaders are trying to do away with impediments to economic growth.
Bazı insanlar tarlalarda çalışıyorlar.Some people are working in the fields.
Eski okul arkadaşları sık sık birbirleriyle iletişimde kalmaya çalışıyorlar.Old school friends often try to keep in touch with one another.
Bazı çiftçiler çiftlikte çalışıyorlar.Some farmers are working on the farm.
Maliyeti düşürmeye çalışıyorlar.They are trying to keep costs down.
Onlar sürekli olarak birbirlerini geçmeye çalışıyorlar.They are constantly trying to outdo each other.
Onlar yeni bir siyasi parti kurmaya çalışıyorlar.They are trying to organize a new political party.
Beynin fonksiyonu hakkında çalışıyorlar.They study about the function of the brain.
Tarlalarda çalışıyorlar.They work in the fields.
Yumi ve Emi İngilizce testi için çalışıyorlar.Yumi and Emi were studying for their English test.
Trenler programa göre çalışıyorlar.Trains are running on schedule.
Bu yüzden, geçici işçiler kötü şartlar altında çalışıyorlar.For that reason, temporary workers are working under inferior conditions.
Yönetici ve moderatörler en iyi dil aracı Tatoeba Project için çalışıyorlar.Administrator and moderators are working for the best language tool, Tatoeba Project.
Ebeveynler çocuklarını dürüstlük ve sıkı çalışmanın önemi üzerine etkilemeye çalışıyorlar.Parents try to impress upon their children the importance of honesty and hard work.
Onunla iletişim kurmaya çalışıyorlar.They're attempting to contact her.
Lütfen sessiz olun. Onlar çok zor bir sınav için çalışıyorlar.Please be quiet. They are studying for a very difficult exam.
Sınav için çalışıyorlar.They are studying for the test.
Sınava çalışıyorlar.They are studying for the test.
Onlar şu anda İngiltere'de büyük bir şirket için çalışıyorlar.At present they are working for a big company in England.
Şimdi bir sürü insan evlerini satmaya çalışıyorlar.A lot of people are now trying to sell their houses.
İnsanlar çalışmak için yaşama yerine yaşamak için çalışıyorlar.People work to live, instead of living to work.
Tom ve Mary birlikte çalışıyorlardı.Tom and Mary were working together.
Polonyalı uzmanlar Afrika'da çalışıyorlar.Polish specialists work in Africa.
Bazı Almanlar, saati bir euro'ya çalışıyorlar.Some Germans work for only one euro an hour.
Tom ve Mary, John'u sakinleştirmeye çalışıyorlar.Tom and Mary are trying to calm John down.
Hem Tom hem de Mary bahçede çalışıyorlar.Tom and Mary are both working in the garden.
Onlar doğruyu yapmaya ve diğerlerinin yaptıklarına bakmamaya çalışıyorlar.They try to do right and not look at what others are doing.
Tom ve Mary bütün geçen hafta birlikte çalışıyorlardı.Tom and Mary were working together all last week.
Eminim, problemi çözmeye çalışıyorlar.I'm sure they're working on solving the problem.
Tom ve Mary'nin ikisi de aynı süpermarkette çalışıyorlar.Tom and Mary both work at the same supermarket.
Onlar onun üzerinde çalışıyorlar.They're working on it.
Onlar bu hafta sonu çalışıyorlar.They are working this weekend.
Onlar şu anda çalışıyorlar mı?Are they working at the moment?
Tom ve Mary alt katta çalışıyorlar.Tom and Mary are working downstairs.
Tom ve Mary yakında çalışıyorlar.Tom and Mary are working nearby.
Tom ve Mary gece çalışıyorlar.Tom and Mary work at night.
Babalar çalışıyorlar.The fathers work.
Almanya'da insanlar haftada kaç saat çalışıyorlar?How many hours do people work in Germany per week?
Trenler vakit çizelgesine göre çalışıyorlar.The trains are running according to schedule.
Emily'nin anne babası bir fabrikada çalışıyorlar.Emily's parents are working in a factory.
Şehir problemlerini çözmeye çalışıyorlar.They try to resolve the problems of the city.
İşçilerimiz buz fırtınasının neden olduğu hasarı onarmak için gece gündüz çalışıyorlar.Our employees are working around the clock to fix the damage caused by the ice storm.
Onlar geliştirmek değil, statükoyu korumaya çalışıyorlar.They're trying to preserve the status quo, not to improve.
Tom ve Mary evlerini satmaya çalışıyorlar.Tom and Mary are trying to sell their house.
Tom ve Mary aynı şirkette çalışıyorlar.Tom and Mary work together at the same company.
Doktorlar hâlâ Tom'u kurtarmaya çalışıyorlar.The doctors are still trying to save Tom.
Onlar yeni bir aşı üzerinde çalışıyorlar.They've been working on a new vaccine.
Tom'u öldürmeye çalışıyorlardı.They were trying to kill Tom.
İnsanlar bu civarda yemek yemeye çalışıyorlar.People are trying to eat around here.
İnsanlar burada uyumaya çalışıyorlar.People are trying to sleep in here.
Tom'u dizginlemeye çalışıyorlar.They're trying to restrain Tom.
Onlar bizi sindirmeye çalışıyorlar sanırım.I think they're trying to intimidate us.
Onlar yardım etmeye çalışıyorlar.They're trying to help.
Onlar sadece yardım etmeye çalışıyorlar.They're just trying to help.