Ana içeriğe geç
Sözlük

çalışırlar ile cümle

çalışırlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bir sürü kadın hem evde çalışırlar hem de dışarı çalışmaya giderler.Lots of women both run a home and go out to work.
Genelde lise öğrencileri üniversite öğrencilerinden daha çok çalışırlar.Generally speaking, high school students study harder than college students.
Otobüsler ne sıklıkla çalışırlar?How often do the buses run?
Şu trenler her üç dakikada bir çalışırlar.Those trains run every three minutes.
Bütün öğrenciler İngilizce çalışırlar.All the students study English.
Otobüsler bir saat içinde ne sıklıkta çalışırlar?How often do the buses run in an hour?
Şu öğrenciler çok çalışırlar, değil mi?Those students work hard, don't they?
"Otobüsler bir saat içinde ne sıklıkta çalışırlar?" "Her otuz dakikada.""How often do the buses run in an hour?" "Every thirty minutes."
Japon ofis çalışanları çok çalışırlar.Japanese office workers work very hard.
Onlar her zamanki kadari çok çalışırlar.They work as hard as ever.
Onlar günde sekiz saat çalışırlar.They work eight hours a day.
Onlar sadece gün boyunca çalışırlar.They work only during the day.
Tramvaylar elektrikle çalışırlar.Streetcars run on electricity.
Aktivistler yoksul ülkelerdeki hastalığı önlemeye çalışırlar.Activists try to prevent disease in poor countries.
Çocuklar birlikte iyi çalışırlar.The children work well together.
Tayvan'daki insanlar sıkı çalışırlar.People in Taiwan work hard.
Onlar çok çalışırlar.They work hard.
Tom ve Mary genellikle cuma günü birlikte çalışırlar.Tom and Mary often work together on Friday.
Mühendisler, tabiatı anlamaktan ziyade, onu kullanmaya çalışırlar.Engineers try to take advantage of nature rather than try to understand it.
Öğrencilerim her zaman ders çalışırlar.My students are always studying.
Öğrenciler okulda çalışırlar.Students study in school.
Onlar gece çalışırlar.They work at night.
Onların her ikisi de çalışırlar.They both work.
Onlar birlikte çalışırlar.They work together.
Onlar benim için çalışırlar.They work for me.
Tom ve Mary'nin ikisi de günde sekiz saat çalışırlar.Tom and Mary both work eight hours a day.
Hem Tom hem de Mary günde sekiz saat çalışırlar.Tom and Mary both work eight hours a day.
Tom ve Mary sıkı çalışırlar.Tom and Mary work hard.
Stajyerler bodrumda çalışırlar ve hiç pencere yoktur.The interns work in the basement and there are no windows.
Onlar birlikte çok iyi çalışırlar.They work together very well.
Onlar çok fazla çalışırlar.They work too much.
Eğer çalışırlarsa herkes daha iyi yapabilir.Everyone can do better if they try.
Tom ve Mary gerçekten birlikte iyi çalışırlar.Tom and Mary work really well together.
İtalya'da, onlar haftada beş gün çalışırlar.In Italy, they work five days a week.
Onlar İtalya'da haftada beş gün çalışırlar.They work five days a week in Italy.
Madenciler tehlikeli koşullarda çalışırlar.The miners work in dangerous conditions.
Rusya ve Almanya'da insanlar günde sekiz saat çalışırlar.In Russia and Germany, people work eight hours a day.
O bir faşist diktatörlük olabilir ama en azından trenler zamanında çalışırlar.It may be a fascist dictatorship, but at least the trains run on time.
Her gün çok çalışırlar.They work very hard every day.
Öğretmenler öğrencilerini motive etmeye çalışırlar.Teachers try to motivate their students.
Eğer yeryüzüne çıkmaya çalışırlarsa ceza olarak derhal buz tutarlar.But when he delivers them they transgress insolently through the earth in defiance of the truth.
Genellikle küçük bir aile işletmesidir, sadece bir yerde çalışırlar.It is usually a small family business, often operating at only one location.
Aile üyeleri yeni kimliklerini benimserler ve normal bir hayat sürmeye çalışırlar.The family adopts new identities and attempts to lead a normal life.
Oyunculara, eğer hepsi birlikte çalışırlarsa, hepsinin kazanacağı söylenir.The players are informed that if all of them can work together, they can all become winners.
Ukrayna'nın Ujhorod bölgesine geldiklerinde bir otel odası tutup, barda kız tavlamaya çalışırlar.When they arrive in Uzhhorod, Ukraine, they rent a hotel room and try to pick up girls at a bar.
Kriminalpolizei dedektifleri işlenen suçları ve olayları soruşturur ve sivil giysilerle çalışırlar.Kriminalpolizei detectives investigate crimes and incidents and work in plainclothes.
David ve Woody onu oramaya çalışırlar.Nevertheless, David and Woody go searching for it.
Modern CPU’lar bağlı oldukları ana bellekten önemli ölçüde daha hızlı çalışırlar.Modern CPUs operate considerably faster than the main memory they use.
Hidrolik basınç ile çalışırlar.They operate through hydraulic pressure.
Filler kafalarını kaldırarak ve kulaklarını yanlara açarak daha tehditkâr görünmeye çalışırlar.Elephants will try to appear more threatening by raising their heads and spreading their ears.
Daha sonra laneti denemeye çalışırlar; çünkü Angel'ı geri isterler.They are eager to attempt it so they can get Angel back.
Veteriner hekimlerin çoğu klinik ortamlarda çalışırlar, hayvanları doğrudan tedavi ederler.Most veterinary physicians work in clinical settings, treating animals directly.
Düz kaslar, isteğimiz dışında (istemsiz) çalışırlar.What they want, we avoid; what they fear, we seek.
Sözdizimle ilgili olarak modern araştırmalar dilleri bu tür kurallara göre tanımlamaya çalışırlar.Modern researchers in syntax attempt to describe languages in terms of such rules.
Çoğunlukla DNA metilasyonu ve histon deasetilasyonu gen susturmada birlikte çalışırlar.Often, DNA methylation and histone deacetylation work together in gene silencing.
Evebeynleri kiropraktördü ve beraber uygulamalı olarak çalışırlardı.Their motto was Ad usque fidelis, and they kept their promise indeed.
İnsanlar ise kendini mutantlardan savunmaya çalışırlar.They claimed to be mutants in order to defame mutants.
Gönüllü olarak çalışırlar.They work on a voluntary basis.
Afacanlar da onları yok etmek için çalışırlar.Meanwhile, the real humans are trying to destroy them.
ATP ile çalışırlar.It binds ATP.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod