Siz bir şeyi kanıtlamaya çalışırken, bu onun doğru olduğunu bilmenize yardım eder.When you're trying to prove something, it helps to know it's true.
Ben pazar günü bile çalışırım.I work even on Sunday.
Pazar günü bile çalışırım.I work even on Sunday.
İngilizce çalışır mısın?Do you study English?
Çalışırken sigara içmeye izin verilmez.Smoking on duty is not allowed.
Masamda çalışırken uykuya daldım.I fell asleep while studying at my desk.
Biz gündüz çalışırız ve gece dinleniriz.We work by day, and rest by night.
Bir sürü kadın hem evde çalışırlar hem de dışarı çalışmaya giderler.Lots of women both run a home and go out to work.
Bu fabrikada yüzlerce kişi çalışır.Hundreds of people work in this factory.
İstasyon ve havaalanı arasında otobüsler çalışır.Buses run between the station and the airport.
Genelde lise öğrencileri üniversite öğrencilerinden daha çok çalışırlar.Generally speaking, high school students study harder than college students.
Sıkı çalışırsan sınavını geçersin.If you work hard, you'll pass your exam.
Sıkı çalışırsan, başarırsın.Study hard, and you'll succeed.
Sıkı çalışırsan sınavı geçeceksin.Work hard, and you will pass the examination.
Çok çalışırsa, başarır.If he tries hard, he will succeed.
Çok çalışırsa, başarılı olur.If he tried hard, he would succeed.
Her gün yaklaşık iki saat çalışırım.I study about two hours every day.
Hayatta derece yapmak için hepimiz çok çalışırız fakat sadece birkaç kişi başarır.We all try hard to make the grade in life, but only a few succeed.
Roger sabahtan akşama kadar çalışır.Roger works from morning till night.
Gürültülü bir odada çalışırdım.I used to work in a noisy room.
İyi öğrenciler çok çalışır.Good students study hard.
Yavaş çalışırsan, hatalar yapmazsın.Work slowly, and you won't make mistakes.
Zamanım olursa, Fransızca çalışırım.If I had time, I would study French.
Mary mutfakta çalışırken genellikle bir melodi mırıldanır.Mary often hums a tune as she works in the kitchen.
Mary, her zaman günde iki saat çalışır.Mary always studies for two hours a day.
Bob sık sık sigarayı bırakmak için çalışır.Bob often tries to give up smoking.
Birçok asansörler otomatik olarak çalışır.Most elevators operate automatically.
Motor çalışırken hissettim.I felt the engine running.
Otobüsler ne sıklıkla çalışırlar?How often do the buses run?
Otobüsler her on dakikada bir çalışır.The buses run every ten minutes.
Otobüs, okul ve istasyon arasında çalışır.The bus runs between the school and the station.
O ne kadar çok çalışırsa çalışsın labirentin dışına çıkamadı.No matter how hard he tried, he could not get out of the maze.
Ne kadar çok çalışırsan çalış, onu yapamayacaksın.However hard you may try, you will not be able to do it.
Tom tembel bir çocuk değildir, İşin aslına bakarsanız, o çok çalışır.Tom is not a lazy boy. As a matter of fact, he works hard.
Tom sınıftaki herhangi bir çocuk kadar çok çalışır.Tom works as hard as any boy in the class.
Tony akşam yemeğinden sonra çalışır mı?Does Tony study after dinner?
Tony akşam yemeğinden sonra çalışır.Tony studies after dinner.
Tony her gün ne kadar süre çalışır?How long does Tony run every day?
Tony ne zaman çalışır?When does Tony study?
Ne kadar sıkı çalışırsan çalış, bir sene veya civarında İngilizcede uzmanlaşamazsın.However hard you may study, you can't master English in a year or so.
Çoğu öğrenci sıkı çalışır.Most students study hard.
Tren Tokyo ve Kagoshima arası çalışır.The train runs between Tokyo and Kagoshima.
Yol Tokyo ve Osaka arası çalışır.The road runs from Tokyo to Osaka.
Tren Tokyo ve Hakata arasında çalışır.The train runs between Tokyo and Hakata.
Şu trenler her üç dakikada bir çalışırlar.Those trains run every three minutes.
Cadde nehir boyunca çalışır.The street runs along the river.
Çevredeki herkes çok çalışır.Everyone around the area works hard.
Otomobil elektrikle çalışır.The automobile runs on electricity.
Makine kendi kendine çalışır.The machine works by itself.
Makine bütün gün boyunca çalışır.The machine operates all day long.
Bütün öğrenciler İngilizce çalışırlar.All the students study English.
Şirket her zaman müşterilerini tatmin etmeye çalışır.The company always strives to satisfy its customers.
Şirketi desteklemeye çalışırken milyonlarca dolar harcandı.Millions of dollars have been spent trying to shore up the company.
Otobüs her gün kaç kez çalışır?How many times does the bus run each day?
Otobüs günde kaç kez çalışır?How many times does the bus run each day?
John sıkı çalışır.John works hard.
George büyük bir çiftlikte çalışır.George works on a big farm.
Jim geceye kadar çalışır.Jim studies far into the night.
Jim kardeşi kadar sıkı çalışır.Jim studies as hard as his brother does.
Jane Smith ofisinde çok sıkı çalışır.Jane Smith works very hard at her office.