Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.Бо, як блискавка виходить зі сходу та сяє аж до заходу, так буде й прихід Сина чоловічого.
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.Защото както светкавицата излиза от изток и се вижда дори до запад, така ще бъде пришествието на Човешкия Син.
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.ибо, как молния исходит от востока и видна бывает даже до запада, так будет пришествие Сына Человеческого;
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.כי כברק היוצא ממזרח ומאיר עד מערב כן יהיה גם בואו של בן האדם׃
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.لانه كما ان البرق يخرج من المشارق ويظهر الى المغارب هكذا يكون ايضا مجيء ابن الانسان.
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.閃 電 從 東 邊 發 出 、 直 照 到 西 邊 . 人 子 降 臨 、 也 要 這 樣
Çünkü İnsanoğlunun gelişi, doğuda çakıp batıya kadar her taraftan görülen şimşek gibi olacaktır.閃電從東邊 發出 、 直 照到 西邊 . 人子 降臨 、 也 要 這樣
Çünkü, toplayacak çakışan elemanları yok.Elas nao possuem elementos correspondentes a serem adicionados
Çünkü, toplayacak çakışan elemanları yok.Et pourquoi ne pourriez-vous pas les additionner ?
Çünkü, toplayacak çakışan elemanları yok.No, nemají odpovídající si prvky, které bychom mohli sčítat.
Çünkü, toplayacak çakışan elemanları yok.No, nemajú odpovedajúce prvky, ktoré by sme mohli sčítať.
Çünkü, toplayacak çakışan elemanları yok.Nun, haben sie nicht entsprechenden Elemente zu addieren.
Çünkü, toplayacak çakışan elemanları yok.Pues bien, no tienen los elementos correspondientes a sumar.
Çünkü, toplayacak çakışan elemanları yok.Yah, mereka tidak memiliki unsur-unsur yang sesuai untuk menjumlahkan.
Çünkü, toplayacak çakışan elemanları yok.حسناً، لا يمتلكان عناصر متشابهة لكي يتم جمعهم
Cutting a cake together, would be the last thing in their mind.Cortar una torta juntos, sería la última cosa en su mente.
Cutting a cake together, would be the last thing in their mind.Κοπή μια τούρτα μαζί, θα είναι το τελευταίο πράγμα στο μυαλό τους.
Cutting a cake together, would be the last thing in their mind.חיתוך עוגת יחד, יהיה הדבר האחרון בראש שלהם.
Daha tüm çakışmalar çözülmedi. Dosya kaydedilmedi.Alla konflikter har inte lösts ännu. Filen sparas inte.
Daha tüm çakışmalar çözülmedi. Dosya kaydedilmedi.Ikke alle konflikter er løst endnu. Filen er ikke gemt.
Daha tüm çakışmalar çözülmedi. Dosya kaydedilmedi.Még nincs feloldva az összes ütközés. A fájl nem lesz elmentve.
Daha tüm çakışmalar çözülmedi. Dosya kaydedilmedi.Nem todos os conflitos estão ainda resolvidos. O ficheiro não foi gravado.
Daha tüm çakışmalar çözülmedi. Dosya kaydedilmedi.Nie wszystkie konflikty zostały rozwiązane. Plik nie został zapisany.
Daha tüm çakışmalar çözülmedi. Dosya kaydedilmedi.Noch sind nicht alle Konflikte aufgelöst. Die Datei wurde nicht gespeichert.
Daha tüm çakışmalar çözülmedi. Dosya kaydedilmedi.Nog niet alle conflicten zijn opgelost. Bestand is niet opgeslagen.
Daha tüm çakışmalar çözülmedi. Dosya kaydedilmedi.Non sono ancora risolti tutti i conflitti. File non salvato.
Daha tüm çakışmalar çözülmedi. Dosya kaydedilmedi.No todos los conflictos se han resuelto ya. Archivo sin guardar.
Daha tüm çakışmalar çözülmedi. Dosya kaydedilmedi.Tous les conflits ne sont pas encore résolus. Fichier non enregistré.
Daha tüm çakışmalar çözülmedi. Dosya kaydedilmedi.Všechny konflikty nejsou vyřešeny. Soubor nebyl uložen.
Daha tüm çakışmalar çözülmedi. Dosya kaydedilmedi.Δεν έχουν επιλυθεί ακόμη όλες οι συγκρούσεις. Το αρχείο δεν αποθηκεύτηκε.
Daha tüm çakışmalar çözülmedi. Dosya kaydedilmedi.Все още не всички конфликти са решени. Файлът не е записан.
Daha tüm çakışmalar çözülmedi. Dosya kaydedilmedi.Не все конфликты разрешены. Файл не сохранён.
Daha tüm çakışmalar çözülmedi. Dosya kaydedilmedi.Розв’ язано не всі конфлікти. Файл не збережено.
Daha tüm çakışmalar çözülmedi. Dosya kaydedilmedi.未解決の衝突がまだ残っています。 ファイルは保存されていません。
‹‹Davutu vurup duvara çakacağım›› diye düşünerek mızrağı ona fırlattı. Ama Davut iki kez ondan kurtuldu.bèn phóng Ða - vít , mà rằng : Ta sẽ đóng đinh nó nơi vách . Nhưng_Ða - vít tránh hai lần khỏi mũi giáo .
‹‹Davutu vurup duvara çakacağım›› diye düşünerek mızrağı ona fırlattı. Ama Davut iki kez ondan kurtuldu.bèn phóng Ða-vít, mà rằng: Ta sẽ đóng đinh nó nơi vách. Nhưng Ða-vít tránh hai lần khỏi mũi giáo.
‹‹Davutu vurup duvara çakacağım›› diye düşünerek mızrağı ona fırlattı. Ama Davut iki kez ondan kurtuldu.Entonces Saúl arrojó la lanza pensando: "¡Clavaré a David en la pared!" Pero David le esquivó dos veces
‹‹Davutu vurup duvara çakacağım›› diye düşünerek mızrağı ona fırlattı. Ama Davut iki kez ondan kurtuldu.És elhajítá Saul a dárdát, azt gondolván: Dávidot a falhoz szegezem; de Dávid két ízben is félrehajolt elõle.
‹‹Davutu vurup duvara çakacağım›› diye düşünerek mızrağı ona fırlattı. Ama Davut iki kez ondan kurtuldu.I cisnął Saul włócznią, mówiąc: Przebiję Dawida aż ku ścianie; ale się uchylił Dawid przed nim po dwa kroć.
‹‹Davutu vurup duvara çakacağım›› diye düşünerek mızrağı ona fırlattı. Ama Davut iki kez ondan kurtuldu.In Savel vrže sulico, meneč: Pribodem Davida k steni. David pa se mu izogne dvakrat.
‹‹Davutu vurup duvara çakacağım›› diye düşünerek mızrağı ona fırlattı. Ama Davut iki kez ondan kurtuldu.I vyhodil Saul kopí,řka: Prohodím Davida až do stěny. Ale David uhnul se jemu po dvakrát.
‹‹Davutu vurup duvara çakacağım›› diye düşünerek mızrağı ona fırlattı. Ama Davut iki kez ondan kurtuldu.그가 스스로 이르기를 내가 다윗을 벽에 박으리라 하고 그 창을 던졌으나 다윗이 그 앞에서 두 번 피하였더라
‹‹Davutu vurup duvara çakacağım›› diye düşünerek mızrağı ona fırlattı. Ama Davut iki kez ondan kurtuldu.og kastede det i den Tanke: "Jeg vil spidde David til Væggen!" Men David undveg ham to Gange.
‹‹Davutu vurup duvara çakacağım›› diye düşünerek mızrağı ona fırlattı. Ama Davut iki kez ondan kurtuldu.Saul impugnò la lancia, pensando: «Inchioderò Davide al muro!». Ma Davide gli sfuggì davanti per due volte
‹‹Davutu vurup duvara çakacağım›› diye düşünerek mızrağı ona fırlattı. Ama Davut iki kez ondan kurtuldu.und er schoß ihn und gedachte: Ich will David an die Wand spießen. David aber wandte sich zweimal von ihm.
‹‹Davutu vurup duvara çakacağım›› diye düşünerek mızrağı ona fırlattı. Ama Davut iki kez ondan kurtuldu.И бросил Саул копье, подумав: пригвожду Давидак стене; но Давид два раза уклонился от него.
‹‹Davutu vurup duvara çakacağım›› diye düşünerek mızrağı ona fırlattı. Ama Davut iki kez ondan kurtuldu.ויטל שאול את החנית ויאמר אכה בדוד ובקיר ויסב דוד מפניו פעמים׃
‹‹Davutu vurup duvara çakacağım›› diye düşünerek mızrağı ona fırlattı. Ama Davut iki kez ondan kurtuldu.فاشرع شاول الرمح وقال اضرب داود حتى الى الحائط. فتحول داود من امامه مرتين.
‹‹Davutu vurup duvara çakacağım›› diye düşünerek mızrağı ona fırlattı. Ama Davut iki kez ondan kurtuldu.掃 羅 把 槍 一 掄 、 心 裡 說 、 我 要 將 大 衛 刺 透 、 釘 在 牆 上 。 大 衛 躲 避 他 兩 次
‹‹Davutu vurup duvara çakacağım›› diye düşünerek mızrağı ona fırlattı. Ama Davut iki kez ondan kurtuldu.掃羅 把槍 一 掄 、 心裡說 、 我 要 將 大衛 刺透 、 釘 在 牆上 。 大衛 躲避 他 兩次
Demokratlar da, Cumhuriyetçiler de, seçilmek için dindarlıklarıyla caka satarlar.Anggota Partai Demokrat atau Republik memamerkan ketaatan pada agamanya jika mereka ingin dipilih.
Demokratlar da, Cumhuriyetçiler de, seçilmek için dindarlıklarıyla caka satarlar.Democrații la fel ca republicanii fac paradă cu religiozitatea lor dacă vor să fie aleși.
Demokratlar da, Cumhuriyetçiler de, seçilmek için dindarlıklarıyla caka satarlar.Demokraci i Republikanie demonstrują religijność podczas wyborów.
Demokratlar da, Cumhuriyetçiler de, seçilmek için dindarlıklarıyla caka satarlar.Demokraten wie Republikaner zeigen ihre Religiösität wenn sie gewählt werden möchten.
Demokratlar da, Cumhuriyetçiler de, seçilmek için dindarlıklarıyla caka satarlar.Demokrater, såvel som republikanere, skilter med deres religiøsitet, hvis de ønsker at blive valgt.
Demokratlar da, Cumhuriyetçiler de, seçilmek için dindarlıklarıyla caka satarlar.Demokrati aj Republikáni, vystavujú na obdiv svoju nábožnosť, ak chcú byť zvolení.
Demokratlar da, Cumhuriyetçiler de, seçilmek için dindarlıklarıyla caka satarlar.Demokrati i Republikání vystavují svou pobožnost na odiv, pokud chtějí být zvoleni.
Demokratlar da, Cumhuriyetçiler de, seçilmek için dindarlıklarıyla caka satarlar.민주당원이든 공화당원이든 선거에 이기고자 한다면 독실한 신앙심을 설파합니다.
Demokratlar da, Cumhuriyetçiler de, seçilmek için dindarlıklarıyla caka satarlar.Les démocrates comme les républicains affichent leur piété s'ils veulent être élus.
Demokratlar da, Cumhuriyetçiler de, seçilmek için dindarlıklarıyla caka satarlar.Niin demokraatit kuin republikaanitkin pöyhistelevät uskonnollisuudellaan, jos he haluavat tulla valituiksi.