Bu kadar çabuk serbest kalacağını sanmıyordum.Σωστά. Δεν ήξερα ότι σας άφησαν κιόλας ελεύθερο από την φυλακή.
Bu kadar çabuk serbest kalacağını sanmıyordum.لم اعلم انه سيتم الافراج عنك سريعا
Bu kısmı da mümkün olduğunca çabuk geçeceğim.Anche qui, cercherò di essere il più breve possibile.
Bu kısmı da mümkün olduğunca çabuk geçeceğim.De nuevo, explicaré todo esto tan rápido como sea posible.
Bu kısmı da mümkün olduğunca çabuk geçeceğim.Din nou, le voi prezenta cât mai rapid posibil.
Bu kısmı da mümkün olduğunca çabuk geçeceğim.Ik zal ook hier zo snel mogelijk doorheen gaan.
Bu kısmı da mümkün olduğunca çabuk geçeceğim.Je vais les parcourir aussi vite que possible.
Bu kısmı da mümkün olduğunca çabuk geçeceğim.다시 말씀드리지만, 가능한 내용을 빠르게 다루고 넘어가도록 하지요.
Bu kısmı da mümkün olduğunca çabuk geçeceğim.Omówię je najszybciej, jak to możliwe.
Bu kısmı da mümkün olduğunca çabuk geçeceğim.Опять-таки, я постараюсь лишь кратко упомянуть о них.
Bu kısmı da mümkün olduğunca çabuk geçeceğim.Отново, ще премина през тях възможно най-бързо.
Bu kısmı da mümkün olduğunca çabuk geçeceğim.שוב, אסקור אותן מהר ככל האפשר.
Bu kısmı da mümkün olduğunca çabuk geçeceğim.مرة أخرى، سأقوم بذكرها باسرع ما يمكن
Bu kısmı da mümkün olduğunca çabuk geçeceğim.第3部は これまでの成果です
Bu konu için örnek olarak üzümü kullanmaktan vazgeçtim, zira çok çabuk bozulup çürüyebilen bir meyve.이번에는 포도에서 멀어집시다 포도는 변진성 제품이니까요 상하게 되죠
Bu konu için örnek olarak üzümü kullanmaktan vazgeçtim, zira çok çabuk bozulup çürüyebilen bir meyve.Opusťme teď hrozny, protože hrozny podléhají zkáze, kazí se.
Bu konu için örnek olarak üzümü kullanmaktan vazgeçtim, zira çok çabuk bozulup çürüyebilen bir meyve.Zostawmy winogrona ponieważ to produkt łatwo psujący psują się
Bu konu için örnek olarak üzümü kullanmaktan vazgeçtim, zira çok çabuk bozulup çürüyebilen bir meyve.Давайте відійдемо від винограду, оскільки, виноград це швидкопсувний товар, він псується і це погано.
Bu konu için örnek olarak üzümü kullanmaktan vazgeçtim, zira çok çabuk bozulup çürüyebilen bir meyve.Давайте оставим виноград. т.к. виноград - это скоропортящийся продукт, он портится.
Bu konu için örnek olarak üzümü kullanmaktan vazgeçtim, zira çok çabuk bozulup çürüyebilen bir meyve.Сега нека забрравим гроздето за малко, защото гроздето се разваля, то загива.
Bu merkezler genellikle akşamları da açıktır ve bazen buradan daha çabuk randevu alınabilir.De har ofta öppet också på kvällarna och ibland får man fortare en tid där.
Bu merkezler genellikle akşamları da açıktır ve bazen buradan daha çabuk randevu alınabilir.Ils sont souvent ouverts le soir aussi et on peut parfois y avoir un rendez-vous plus rapidement.
Bu merkezler genellikle akşamları da açıktır ve bazen buradan daha çabuk randevu alınabilir.Ne ovat usein auki myös iltaisin, ja niihin ajan voi joskus saada nopeammin.
Bu merkezler genellikle akşamları da açıktır ve bazen buradan daha çabuk randevu alınabilir.Обычно они открыты и по вечерам, и записаться на приём можно быстрее.
Bu merkezler genellikle akşamları da açıktır ve bazen buradan daha çabuk randevu alınabilir.عادةً ما تكون مفتوحة في فترات المساء أيضاً، وغالباً ما يكون من الممكن الحصول على موعد فيها بصورة أسرع.
Bunlar, insanlar mağazaları daha çabuk terkettikleri için, işlerinin yüzde 30'una yakınını kaybediyorlar.부적절한 사운드는 영업에 30% 정도의 손실을 줍니다. 사람들이 더 빨리 가게를 나가게 하거나 가게문 주변만 기웃거리게 하면서요.
Bunlar, insanlar mağazaları daha çabuk terkettikleri için, işlerinin yüzde 30'una yakınını kaybediyorlar.Estão a perder até 30% do negócio com as pessoas que fogem da loja, ou nem chegam a entrar.
Bunlar, insanlar mağazaları daha çabuk terkettikleri için, işlerinin yüzde 30'una yakınını kaybediyorlar.Họ đang mất 30% doanh thu vì khách hàng ra khỏi cửa hàng nhanh hơn, hoặc mới đặt chân vào cửa đã quay đi.
Bunlar, insanlar mağazaları daha çabuk terkettikleri için, işlerinin yüzde 30'una yakınını kaybediyorlar.Izgubljajo do 30 odstotkov posla, saj ljudje zapuščajo trgovine hitreje ali se obrnejo že na vratih.
Bunlar, insanlar mağazaları daha çabuk terkettikleri için, işlerinin yüzde 30'una yakınını kaybediyorlar.Obchodníci strácajú až 30 percent tržby pretože ľudia odchádajú rýchlejšie, alebo sa rovno otočia vo dverách.
Bunlar, insanlar mağazaları daha çabuk terkettikleri için, işlerinin yüzde 30'una yakınını kaybediyorlar.Tracicie do 30 procent zysku, bo ludzie szybciej wychodzą ze sklepu, lub nawet zawracają w drzwiach.
Bunlar, insanlar mağazaları daha çabuk terkettikleri için, işlerinin yüzde 30'una yakınını kaybediyorlar.Ze verliezen tot wel 30 procent van hun omzet doordat mensen korter of helemaal niet in de winkel blijven.
Bunlar, insanlar mağazaları daha çabuk terkettikleri için, işlerinin yüzde 30'una yakınını kaybediyorlar.Ztrácejí až 30 % obchodu tím, že lidé rychleji opouštějí obchody nebo se otočí už ve dveřích.
Bunlar, insanlar mağazaları daha çabuk terkettikleri için, işlerinin yüzde 30'una yakınını kaybediyorlar.הם מפסידים 30 אחוז מהמכירות שלהם כי אנשים ממהרים לצאת מהחנות, או מסתובבים כבר בפתח.
Bunlar, insanlar mağazaları daha çabuk terkettikleri için, işlerinin yüzde 30'una yakınını kaybediyorlar.إن هؤلاء الباعة يفقدون 30% من أعمالهم لان المشترين يغادرون المخازن أسرع ويتجهون نحو الابواب ..
Bunlar, insanlar mağazaları daha çabuk terkettikleri için, işlerinin yüzde 30'una yakınını kaybediyorlar.お客さんが店からさっさと出て行ったり、入り口で引き返したりすることで発生しています みなさんも経験があると思いますが、その店の音があまりにひどいために
Bunu Alphonse kadar çabuk kabul edemiyorsun sanırım.Jag antar att du inte accepterar det lika villigt som Al.
Bunu Alphonse kadar çabuk kabul edemiyorsun sanırım.Jeg formoder, at du ikke kan acceptere det lige så let som Al.
Bunu Alphonse kadar çabuk kabul edemiyorsun sanırım.Pewnie nie zaakceptujesz tego równie ochoczo jak Alphonse.
Bunu Alphonse kadar çabuk kabul edemiyorsun sanırım.Probabilmente la vede a modo suo su certe cose, ma l'ha accettato.
Bunu Alphonse kadar çabuk kabul edemiyorsun sanırım.Sinun taitaa olla vaikeampi hyväksyä tätä kuin Alphonsen.
Bunu Alphonse kadar çabuk kabul edemiyorsun sanırım.Supongo que te cuesta más aceptarlo que a Alphonse.
Bunu Alphonse kadar çabuk kabul edemiyorsun sanırım.Talvez ele não tenha compreendido tudo, mas aceitou.
Bunu Alphonse kadar çabuk kabul edemiyorsun sanırım.Δεν μπορείς να το δεχτείς εύκολα, όσο ο Αλφόνς.
Bunu Alphonse kadar çabuk kabul edemiyorsun sanırım.Наверное, для него тут есть какая-то выгода, но он на это согласился.
Bunu çabuk gözden geçireceğiz: Anlıyorsunuzdur.Andiamo un po' più veloce, un'idea ve la siete fatta.
Bunu çabuk gözden geçireceğiz: Anlıyorsunuzdur.Egy kicsit gyorsabban menjünk -- értik, miről van szó.
Bunu çabuk gözden geçireceğiz: Anlıyorsunuzdur.약간 빨리 넘어가도록 하겠습니다. 대략 이런 식이죠.
Bunu çabuk gözden geçireceğiz: Anlıyorsunuzdur.Nous allons passer un peu rapidement -- vous saisissez le propos.
Bunu çabuk gözden geçireceğiz: Anlıyorsunuzdur.Przewiniemy to szybko - widzicie, co się dzieje.
Bunu çabuk gözden geçireceğiz: Anlıyorsunuzdur.Ta đi nhanh 1 chút -- bạn hiểu rồi đó
Bunu çabuk gözden geçireceğiz: Anlıyorsunuzdur.Vi går lige hurtigt igennem - I forstår vist princippet.
Bunu çabuk gözden geçireceğiz: Anlıyorsunuzdur.Vom trece de asta puţin mai repede... înţelegeţi voi.
Bunu çabuk gözden geçireceğiz: Anlıyorsunuzdur.Voy un poco más rápidamente - ustedes capten la idea.
Bunu çabuk gözden geçireceğiz: Anlıyorsunuzdur.We gaan een beetje sneller.
Bunu çabuk gözden geçireceğiz: Anlıyorsunuzdur.Wir werden etwas schneller darüber gehen -- aber die Grundidee ist klar.
Bunu çabuk gözden geçireceğiz: Anlıyorsunuzdur.Θα τα περάσουμε λίγο γρήγορα-- παίρνετε μια ιδέα.
Bunu çabuk gözden geçireceğiz: Anlıyorsunuzdur.Давайте ускоримся, основную идею вы уловили.
Bunu çabuk gözden geçireceğiz: Anlıyorsunuzdur.Ще го видим набързо -- схващате идеята.
Bunu çabuk gözden geçireceğiz: Anlıyorsunuzdur.נעבור על זה יותר מהר, הבנתם את הרעיון.