Size bir taksi çağırmamı ister misiniz?Would you like me to get you a cab?
Bir taksi çağırmamı ister misiniz?Would you like me to call a taxi?
Bir doktor çağırmamı ister misin?Do you want me to call a doctor?
Tom'u çağırmamı istemediğine emin misin?Are you sure you don't want me to call Tom?
Size bir taksi çağırmamızı istiyor musunuz?Do you want us to call you a taxi?
Çağırmamı istediğin birisi var mı?Is there anybody you want me to call?
Çağırmamı istediğiniz birisi var mı?Is there anybody you want me to call?
Bir ambulans çağırmamı ister misin?Do you want me to call an ambulance?
Bir ambulans çağırmamız gerek.We should call an ambulance.
Tom onu ilk adı ile çağırmamı bırakmamda ısrar ediyor.Tom insists I stop calling him by his first name.
Bir ambulans çağırmamız gerekir mi?Should we call an ambulance?
Sana taksi çağırmamı ister misin?Would you like me to call you a taxi?
Sana bir taksi çağırmamı istiyor musun?Do you want me to call you a taxi?
Tesisatçı çağırmamız gerekiyor.We need to call a plumber.
Tom'u çağırmamı ister misiniz?Wollen Sie, dass ich Tom rufe?
Aslında onu annesi çağırmamıştır.En effet sa mère ne le lèche pas.
Bir taksi çağırmamı ister misiniz?Хотите, чтобы я вызвал такси?
Aslında onu annesi çağırmamıştır.Ведь ты действительно не прислал её.
O günkü bu olayın akabinde müdür beni çağırdı ve babamı çağırmamı söyledi.Królewna opowiedziała o tym ojcu, który kazał go wezwać.
Aslında onu annesi çağırmamıştır.Eftersom jag inte har ringt mamma än.
Danny, hiçbir yardım çağırmamış ve teslim olmamıştır.On sám nebyl nijak varován ani vyzván, aby se vzdal.
Aslında onu annesi çağırmamıştır.Η μητέρα του όμως δεν την θέλει.
Aslında onu annesi çağırmamıştır.Apalagi ibunya tidak dapat dihubungi.