çağırmam ile cümle
çağırmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Size bir taksi çağırmamı ister misiniz?Would you like me to get you a cab?
Bir taksi çağırmamı ister misiniz?Would you like me to call a taxi?
Bir doktor çağırmamı ister misin?Do you want me to call a doctor?
Tom'u çağırmamı istemediğine emin misin?Are you sure you don't want me to call Tom?
Size bir taksi çağırmamızı istiyor musunuz?Do you want us to call you a taxi?
Ben bir doktor çağırmam gerekirdi.I should've called a doctor.
Tom bir ambulans çağırmama izin vermedi bu yüzden onu hastaneye kendim götürdüm.Tom wouldn't let me call an ambulance so I drove him to the hospital myself.
Çağırmamı istediğin birisi var mı?Is there anybody you want me to call?
Çağırmamı istediğiniz birisi var mı?Is there anybody you want me to call?
Bir ambulans çağırmamı ister misin?Do you want me to call an ambulance?
Bir ambulans çağırmamız gerek.We should call an ambulance.
Bunu tamir edebilir misin yoksa bir tesisatçı çağırmam mı gerekiyor.Can you fix this or should I call a plumber?
Bir ambulans çağırmam gerekiyor mu?Should I call for an ambulance?
Gerçekten bir taksi çağırmama izin vermeliydin.You really should've let me call a cab.
Tom onu ilk adı ile çağırmamı bırakmamda ısrar ediyor.Tom insists I stop calling him by his first name.
Bir ambulans çağırmamız gerekir mi?Should we call an ambulance?
Sana taksi çağırmamı ister misin?Would you like me to call you a taxi?
Sana bir taksi çağırmamı istiyor musun?Do you want me to call you a taxi?
Tesisatçı çağırmamız gerekiyor.We need to call a plumber.
Efendim, polisi çağırmam gerekiyor mu?Sir, should I call the police?
Sana bir taksi çağırmama ne dersin.Why don't I call you a cab.
Hayır, çağırmamalıyız.No, I don't.
Beni burda böyle çağırmamalısın.You shouldn't call me like that here.
"Fakat benim çağırmam, sadece benden uzaklıklarını artırdı."But the more I called, they only ran the farther away.
Artık onlar da benim çağırmama koşsunlar, bana inansınlar da doğru yolu bulsunlar.It behoves them to hearken to Me and believe in Me that they may follow the right path.
Benim çağırmam, ancak onların kaçmasını arttırdı.But the more I called, they only ran the farther away.
"Fakat benim çağırmam, onların sadece kaçmalarını artırdı."But the more I called, they only ran the farther away.
Tom'u çağırmamı ister misiniz?Wollen Sie, dass ich Tom rufe?
Aslında onu annesi çağırmamıştır.En effet sa mère ne le lèche pas.
Bir taksi çağırmamı ister misiniz?Хотите, чтобы я вызвал такси?
Aslında onu annesi çağırmamıştır.Ведь ты действительно не прислал её.
O günkü bu olayın akabinde müdür beni çağırdı ve babamı çağırmamı söyledi.Królewna opowiedziała o tym ojcu, który kazał go wezwać.
Aslında onu annesi çağırmamıştır.Eftersom jag inte har ringt mamma än.
Danny, hiçbir yardım çağırmamış ve teslim olmamıştır.On sám nebyl nijak varován ani vyzván, aby se vzdal.
Aslında onu annesi çağırmamıştır.Η μητέρα του όμως δεν την θέλει.
Aslında onu annesi çağırmamıştır.Apalagi ibunya tidak dapat dihubungi.
Ah, cidden! Beni burda böyle çağırmamalısın.No naprawdę, nie powinnaś do mnie tak tutaj mówić.
Ah, cidden! Beni burda böyle çağırmamalısın.ااه، حقا! لا تناديني هكذا في هذا المكان
Beni burda böyle çağırmamalısın.Du solltest mich hier nicht so rufen.
Beni burda böyle çağırmamalısın.Kamu seharusnya tidak memanggil aku seperti itu disini.
Beni burda böyle çağırmamalısın.Non chiamarmi in quel modo qui.
Beni burda böyle çağırmamalısın.Nu-mi spune asa aici.
Beni burda böyle çağırmamalısın.Tu ne dois pas m'appeler comme ça ici.
Beni burda böyle çağırmamalısın.Δεν πρέπει να με φωνάζεις έτσι εδώ.
Beni burda böyle çağırmamalısın.Не называй меня так здесь.
Dutchman eski bir kelimedir ve artık kimsenin Hollandalı insanları Dutchmen olarak çağırmamaktadır --요즘에는 아무도 네덜란드에서 온 사람들을 네덜란드인(Dutchmen)이라고 부르지 않지만,
Dutchman eski bir kelimedir ve artık kimsenin Hollandalı insanları Dutchmen olarak çağırmamaktadır --שהיא מילה ארכאית, מפני שאף אחד לא קורא לאנשים מהולנד "איש-הולנדי" יותר --
Dutchman eski bir kelimedir ve artık kimsenin Hollandalı insanları Dutchmen olarak çağırmamaktadır --والتي هي عبارة تاريخية لانه لا احد يصف اليوم الهولنديون ب " داتش بيبول "
Dutchman eski bir kelimedir ve artık kimsenin Hollandalı insanları Dutchmen olarak çağırmamaktadır --でもダッチマンと聞くと
Hayır, çağırmamalıyız.Emmekö voisi heittää tittelit pois ja sinutella toisiamme?
Hayır, çağırmamalıyız.- Nein. Das meine ich sicher nicht.
Hayır, çağırmamalıyız.-Nej, det tycker jag verkligen inte.
Hayır, çağırmamalıyız.Ne pourrions-nous pas nous tutoyer ? Vous savez où je suis en cas de besoin.
Hayır, çağırmamalıyız.No, no lo creo.
Hayır, çağırmamalıyız.Nu, nu cred.
Sana bir taksi çağırmama ne dersin.Forse e'meglio che ti chiami un bel Taxi.
Sana bir taksi çağırmama ne dersin.Pourquoi je ne t'appellerais pas un taxi.
Sana bir taksi çağırmama ne dersin.Να σου καλέσω ένα ταξί.
Sana bir taksi çağırmama ne dersin.Может, вызвать тебе такси? Такси?
Sana bir taksi çağırmama ne dersin.タクシー?ふざけんなよ