çağır ile cümle

çağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ambulans çağırdım.I've called an ambulance.
Lütfen bana bir taksi çağır.Please call me a taxi.
Sami, Leyla için güvenliği çağırdı.Sami called security for Layla.
Sami bina güvenliğini çağırdı.Sami called the building security.
Sami okul güvenliğini çağırdı.Sami called the school security.
Okul müdürü Tom'u odasına çağırdı.The school principal called Tom into his office.
Polis çağırma.Don't call the cops.
Tom itfaiyeyi çağırdı.Tom called the fire department.
Düğününe Tom'u niye çağırmadın?Why didn't you invite Tom to your wedding?
Müdür seni odasına çağırıyor.The director wants to see you in his office.
Sami Leyla'yı yedek dansçı olarak çağırdı.Sami hired Layla as a backup dancer.
Sami Leyla'yı yedek rakkase olarak çağırdı.Sami hired Layla as a backup dancer.
Sınıfta birbirimizi Berberi isimlerimizle çağırırdık. Bu yüzden adım Amastan.In class, we used to call each other by our Berber names. That's why my name is Amastan.
Tom seni çağıracak.Tom will call you.
Doktor çağırması gerekiyor.She needs to call a doctor.
Beni çağırmışsınız, müdürüm?You wanted me, sir?
Ambulans, biz çağırdıktan kısa süre sonra geldi.The ambulance arrived soon after we called.
Biri doktor çağırsın.Somebody call a doctor.
Kapıyı açmak için çilingir çağırdık.We hired a locksmith to open the door.
Destek çağırın.Call in the cavalry.
Tom tamirciyi çağırdı.Tom called the mechanic.
Tom tesisatçıyı çağırdı.Tom called the plumber.
Tom'u çağırdılar.They summoned Tom.
Öncelikle Tom'u çağırmalısın.You should call Tom first.
Tom bir cin çağırdı.Tom summoned a demon.
Hayalet tren çağırma gücü kazandıHe gained the power to summon ghost trains.
Karl temizlikçisini bodrum katına çağırdı.Karl summoned his housekeeper to the basement.
Onları çağırıp uyardı.He called them and warned them.
Çünkü ben doğru kişileri değil, günahkârları çağırmaya geldim.”I have not come to call the righteous, but sinners."
Aralık 2008'de Vietnam, Lüksemburg'u Avrupa Birliği ile olan bağlarını desteklemeye çağırdı.In December 2008, Vietnam called on Luxembourg to support its ties with European Union.
Birinci Dünya Savaşı sırasında tüm Hristiyan önderleri barış ve adalete çağırdı.During the First World War, he called on all Christian leaders to work for peace and justice.
Sonra Rita , seyircilere "Bizim aramıza kim katılmak ister?" diye çağırdı.Then Rita yelled to members of the audience, "Who wants to join us?"
Bu sürümler için kendini "Bo Andersen" diye çağırdı.She called herself "Bo Andersen" for these releases.
Daha sonra Lüth'in kardeşi Joachim'i çağırdı; çünkü iki kardeş birlikte kalıyordu.He then called Lüth's brother, Joachim, as the two siblings had been staying together.
II. Justinus kuzenini Konstantinopolis'e çağırdığında, nedeni bu gibi görünüyordu.When Justin II recalled his cousin to Constantinople, it seemed that this was the reason.
Yatakta Oliver, Elio'ya "Beni adınla çağır ve ben de seni adımla çağıracağım" der.In bed, Oliver commands Elio, "Call me by your name and I'll call you by mine."
Eubie Blake, onu ''Müziğin Martin Luther King'i'' olarak çağırmıştır.Eubie Blake called him the "Martin Luther King of music".
Sendika, Avustralyalıları protestoda Streets ürünlerini boykot etmeye çağırdı.The union called on Australians to boycott Streets products in protest.
"Çağırdılar gitti"."Çağırdılar gitti".
Von Ribbentrop Kasım ayında Vichy Fransa'nın işgalinden sonra onu geri çağırdı.Von Ribbentrop recalled him in November following the occupation of Vichy France.
Ağustos 2015 yılında Kremlin, sorgulanmak üzere Hodorkovski'nin babasını çağırdı.In August 2015, the Kremlin summoned Khodorkovsky's father for questioning.
Vaculík, halkı reform programının uygulanmasında inisiyatif kullanmaya çağırdı.Vaculík called on the people to take the initiative in implementing the reform programme.
Şarkı boyunca "rüya" yaşıyor ve içinde kendi hayatını kontrol etmeye çağırılıyor.She has a "dream" throughout the song, in which she is urged to take control of her own life.
Temeraire'ın ismini tam söyleyemez; onu "Temrer" diye çağırır.He is unable to correctly pronounce Temeraire's name, calling him "Temrer".
Giray, ambulans çağırır.Norris calls an ambulance.
İsrail sizi çağırıyor - Babil'den çıkın" ile bitiyordu.Israel is calling you — come out of Babylon!".
Bu, onları cennete çağırır, onlar da bunu ateşe çağırır!" buyurdu."He invites them to Paradise while they invite him to hell.'"
867 yılında Papa I. Nikolas kardeşleri Roma’ya çağırır.In 867, Pope Nicholas I invited the brothers to Rome.
Tam içeri girecekken Fernando eve yaklaşır ve onu çağırır.As she moves to go inside, Fernando approaches the house, calling to her.
Dear Jack'ın performansından sonra, Carlo Conti oyuncu Alessandro Siani'yi çağırmıştır.After Dear Jack's performance, actor Alessandro Siani was introduced by Carlo Conti.
İbrahim'in Kabeyi oğlu İsmail ile birlikte inşa ettiğine ve insanları Hacca çağırdığına inanılır.Hagar conceived Ishmael from Abraham, and the Ishmaelites descend from him.
Ardından konukları çağırır.He then introduces the guests.
Johnson, Noel günü ABD'deki danışmanlarını tartışma amacıyla Teksas'taki çiftliğine çağırdı.Johnson called his U.S.-based advisers to his Texas ranch for discussions on Christmas Day.
İkisi kaçar, ama Lucius Petrus onları öldürmek için büyük taştan bir yaratık çağırır.The two escape, but Lucius Petrus beckons a large stone creature to attack and kill them.
Belisarius bunun yerine Europum'a doğru ilerleyerek oradaki diğer liderleri çağırdı.Belisarius instead moved towards Europum, summoning the other leaders there.
Yeltsin, görüşlerine sempati duyan bir Anayasa Meclisi çağırdı.Yeltsin then called a Constitutional Assembly that was sympathetic to his views.
"1:2 Ya RAB, ne zamana dek seni yardıma çağıracağım, Beni duymuyor musun?"1:2 Yahweh, how long will I cry, and you will not hear?
Sonra ona yiyecek bir şeyler getirmesi için benim evimden birini çağırdım.Then I'd call someone from my house to bring food over for him.
Bir gün, kral ölmek üzereyken oğullarını çağırmış ve oklarını getirmelerini istemiş.One day, when he was dying, he called his sons and asked them to bring arrows.
Anıların erişilebilirliği ise içinde bulunulan durumda kişinin anıyı geri çağırabilmesi durumudur.If the trustee refuses this permission, the insolvent may appeal to the Master.

İlgili Sayfalar