çağır ile cümle

çağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ama hızlı bir şekilde uzak Kaptan çağırır o koku.Ха! Ионы, это уже совсем другая удар. Но он быстро звонки вдали от капитана что аромат.
Ama hızlı bir şekilde uzak Kaptan çağırır o koku.Ха! Іони, це вже зовсім інша удар. Але він швидко дзвінки далеко від капітана що аромат.
Ama hızlı bir şekilde uzak Kaptan çağırır o koku.Ха! Йона, това е друго хладно оръжие. Но той бързо призовава капитан от този аромат.
Ama hızlı bir şekilde uzak Kaptan çağırır o koku.הא! יונה, זה עוד דקירה. אבל הוא במהירות קורא משם את קפטן מ כי הריח.
Ama hızlı bir şekilde uzak Kaptan çağırır o koku.ها! يونان ، وهذا هو آخر طعنة. لكنه يدعو بسرعة بعيدا عن الكابتن ان رائحة.
Ama hızlı bir şekilde uzak Kaptan çağırır o koku.その香り。 "私は、あなたがたwith帆だろう" - 彼は、言う - "それはどのくらいの通路のお金ですか? - 私は"払ういます
Ama ona inanırsın, 'Whaaa! ve bunu çözmek için bir sürü filozof çağırmak zorunda kalırsın.A musíte přivolat spoustu filosofů, aby ji vyřešili.
Ama ona inanırsın, 'Whaaa! ve bunu çözmek için bir sürü filozof çağırmak zorunda kalırsın.Mert nem tulajdonítasz semmi jelentőséget a szemlélőnek.
Ama ona inanırsın, 'Whaaa! ve bunu çözmek için bir sürü filozof çağırmak zorunda kalırsın.Это - ничто, но ты веришь в них... ооо!
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.A Amaza odišiel, aby svolal Júdu, ale sa oneskoril vyše času, ktorý mu uložil.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.Amasa a plecat să cheme pe Iuda; dar a zăbovit peste vremea pe care i -o hotărîse împăratul.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.Amasà dunque partì per adunare gli uomini di Giuda; ma tardò più del tempo fissato
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.Amasa fue a convocar a Judá, pero se retrasó más del tiempo que le había sido señalado
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.Amasa gik så bort for at stævne Judas Mænd sammen. Men da han tøvede ud over den fastsatte Frist,
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.Amasa partit pour convoquer Juda; mais il tarda au delà du temps que le roi avait fixé.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.Amasa tok da avsted for å kalle Juda sammen; men han drygde lenger enn den tid som var fastsatt.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.A tak odšel Amaza, aby svolal lid Judský, ale prodlil mimo určitý čas, kterýž mu byl uložil.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.A tak poszedł Amaza, aby zebrał lud Judzki; lecz się zabawił nad czas naznaczony, który mu był naznaczył.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.Foi, pois, Amasa para convocar a Judá, porém demorou-se além do tempo que o rei lhe designara.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.In Amasa odide sklicat Judovce, a se zamudi, da ni prišel ob določenem času.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.아마사가 유다 사람을 소집하러 가더니 왕의 정한 기한에 지체 된지라
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.Lalu pergilah Amasa untuk mengumpulkan mereka, tetapi dia tidak kembali pada waktu yang ditentukan oleh raja
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.méne azért Amasa, hogy összegyûjtse Júdát, de több ideig késék, mint a hogy a [király] meghagyta vala néki.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.Niin Amasa meni kutsumaan koolle Juudaa; mutta hän viipyi ohi sen ajan, jonka hän oli määrännyt.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.Und Amasa ging hin, Juda zu berufen; aber er verzog die Zeit, die er ihm bestimmt hatte.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.Vậy , A-ma-sa đi đặng nhóm hiệp người Giu-đa ; nhưng người chậm_trễ đã quá hạn đã định .
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.Vậy, A-ma-sa đi đặng nhóm hiệp người Giu-đa; nhưng người chậm trễ đã quá hạn đã định.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.И пошел Амессай созвать Иудеев, но промедлил более назначенного ему времени.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.И тъй, Амаса отиде да събере Юда; забави се, обаче повече от назначеното време, което бе му определил.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.וילך עמשא להזעיק את יהודה וייחר מן המועד אשר יעדו׃
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.فذهب عماسا ليجمع يهوذا ولكنه تأخر عن الميقات الذي عينه.
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.亞 瑪 撒 就 去 招 聚 猶 大 人 . 卻 耽 延 過 了 王 所 限 的 日 期
Amasa Yahudalıları çağırmaya gitti. Ama belirlenen zamanda dönmedi.亞瑪 撒 就 去 招聚猶 大人 . 卻耽 延過 了 王 所 限 的 日期
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.Bởi vì ta kêu gọi, mà các ngươi không khứng nghe, Ta giơ tay ta ra, lại chẳng có ai chủ ý;
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.Bởi_vì ta kêu_gọi , mà các ngươi không khứng nghe , Ta giơ tay ta ra , lại chẳng có ai chủ_ý ;
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.Eftersom I icke villen höra, när jag ropade, eftersom ingen aktade på, när jag räckte ut min hand,
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.Fiindcă eu chem şi voi vă împotriviţi, fiindcă îmi întind mîna şi nimeni ia seama,
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.Fordi jeg råbte og I stod imod, jeg vinked og ingen ænsed det,
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.Fordi jeg ropte, og I ikke vilde høre, fordi jeg rakte ut min hånd, og ingen gav akt,
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.Ik riep, maar u luisterde niet en niemand zag hoe ik mijn hand uitstak.
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.Kamu sudah kupanggil, namun kamu menolak dan tak mau menghiraukan
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.내가 부를지라도 너희가 듣기 싫어 하였고 내가 손을 펼지라도 돌아보는 자가 없었고
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.Kun minä kutsuin ja te estelitte, kun ojensin kättäni eikä kenkään kuunnellut,
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.Mas, porque clamei, e vós recusastes; porque estendi a minha mão, e nao houve quem desse atenção;
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı."Pero, por cuanto llamé, y os resististeis; extendí mis manos, y no hubo quien escuchar
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.Poiché vi ho chiamato e avete rifiutato, ho steso la mano e nessuno ci ha fatto attenzione
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.Poněvadž jsem volala, a odpírali jste; vztahovala jsem ruku svou, a nebyl, kdo by pozoroval,
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.Ponieważem wołała, a nie chcieliście; wyciągałam rękę moję, a nie był, ktoby uważał;
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.Puisque j`appelle et que vous résistez, Puisque j`étends ma main et que personne n`y prend garde,
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.Toda, ko sem klicala, ste se branili, ko sem iztezala roko svojo, nihče se ni zmenil zanjo,
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.velhogy hívtalak [titeket,] és vonakodtatok, kiterjesztém az én kezemet, és senki eszébe nem vette;
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.Weil ich denn rufe, und ihr weigert euch, ich recke meine Hand aus, und niemand achtet darauf,
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.Επειδη εγω εκραζον, και σεις δεν υπηκουετε εξετεινον την χειρα μου, και ουδεις προσειχεν
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.Понеже аз виках, а вие отказахте да слушате, Понеже простирах ръката си, а никой не внимаваше,
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.Я звала, и вы не послушались; простирала руку мою, и не было внимающего;
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.יען קראתי ותמאנו נטיתי ידי ואין מקשיב׃
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.لاني دعوت فابيتم ومددت يدي وليس من يبالي
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.我 呼 喚 、 你 們 不 肯 聽 從 . 我 伸 手 、 無 人 理 會
Ama sizi çağırdığım zaman beni reddettiniz. Elimi uzattım, umursayan olmadı.我 呼喚 、 你 們 不 肯 聽從 . 我 伸手 、 無人 理會
Ama ziyafet verdiğin zaman yoksulları, kötürümleri, sakatları, körleri çağır.Al contrario, quando dai un banchetto, invita poveri, storpi, zoppi, ciechi

İlgili Sayfalar