çağır ile cümle
çağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ama Adoniya beni, Kâhin Sadoku, Yehoyada oğlu Benayayı ve kulun Süleymanı çağırmadı.واما انا عبدك وصادوق الكاهن وبناياهو بن يهوياداع وسليمان عبدك فلم يدعنا.
Ama Adoniya beni, Kâhin Sadoku, Yehoyada oğlu Benayayı ve kulun Süleymanı çağırmadı.惟 獨 我 、 就 是 你 的 僕 人 、 和 祭 司 撒 督 、 耶 何 耶 大 的 兒 子 比 拿 雅 、 並 王 的 僕 人 所 羅 門 、 他 都 沒 有 請
Ama Adoniya beni, Kâhin Sadoku, Yehoyada oğlu Benayayı ve kulun Süleymanı çağırmadı.惟獨 我 、 就是 你 的 僕人 、 和 祭司 撒督 、 耶何耶大 的 兒子 比 拿雅 、 並王 的 僕人 所羅門 、 他 都 沒有請
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:Aber er wollte ungedingt zeigen, dass er gerade zurückgekommen war, also rief er mich zu sich und sagte,
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:Ale wuj strasznie chciał pokazać, że właśnie wrócił, więc zawołał mnie i powiedział:
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:Dar el era disperat să arate că tocmai s-a întors, aşa că m-a chemat, şi mi-a spus,
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:De nagybátyám annyira meg akarta mutatni, hogy éppen visszatért, hogy odahívott magához és azt mondta,
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:하지만 삼촌은 그가 돌아왔다는걸 보여주기에 필사적이었고, 날 불러서 말했어요.
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:Maar hij wilde laten zien dat hij net terug was gekomen, dus hij riep me en zei:
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:Mais il avait besoin de montrer qu'il venait juste de revenir, alors il m'envoya là-haut et me dit:
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:Mas ele estava danado para mostrar que tinha acabado de voltar, portanto chamou-me e disse-me:
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:Nhưng mà chú tôi rất muốn thể hiện mình vừa mới về, nên chú gọi tôi ra, và nói:
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:Pero estaba desesperado por mostrar que acababa de volver, así que me llamó arriba, y me dijo,
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:Але він відчайдушно хотів показати, що він тільки-но повернувся, тож покликав мене і мовив:
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:Но он ужасно хотел показать, что только что вернулся, поэтому он подозвал меня и говорит,
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:Но той отчаяно искаше да покаже, че тъкмо се е върнал, затова ме повика горе и каза:
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:אך הוא השתוקק להראות שזה עתה הוא חזר, ולכן הוא קרא לי ואמר,
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:ولكنه كان يائساً ليرينا أنه قد عاد أخيراً، فقام بمناداتي، وقال لي،
Ama amcam, yeni geldiğini göstermek istiyordu, beni yanına çağırdı, ve:僕を呼び出して 言いました 「俺の寝室に行ってみろ
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.(87:14) Но я к Тебе, Господи, взываю, и рано утром молитва моя предваряет Тебя.
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.(88:14) O Éternel! j`implore ton secours, Et le matin ma prière s`élève à toi.
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Aber ich schreie zu dir, HERR, und mein Gebet kommt frühe vor dich.
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Či sa bude znať tvoj zázrak vo tme alebo tvoja spravedlivosť v zemi zabudnutia?
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Còn tôi, Ðức Giê-hô-va ơi, tôi kêu cầu cùng Ngài; Vừa sáng lời cầu nguyện tôi sẽ thấu đến trước mặt Ngài.
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Doamne, eu îşi cer ajutorul, şi dimineaţa rugăciunea mea se înalţă la Tine.
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Eu, porém, Senhor, clamo a ti; de madrugada a minha oração chega � tua presença.
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Izali poznają w ciemnościach cuda twoje? a sprawiedliwość twoję w ziemi zapamiętania?
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Jaz pa vpijem, GOSPOD, k tebi, že zjutraj ti hiti naproti molitev moja.
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Känner man i mörkret dina under, och din rättfärdighet i glömskans land?
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.여호와여 오직 주께 내가 부르짖었사오니 아침에 나의 기도가 주의 앞에 달하리이다
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Megtudhatják-é a sötétségben a te csodáidat, és igazságodat a feledékenység földén?
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Men jeg, o HERRE, jeg råber til dig, om Morgenen kommer min Bøn dig i Møde.
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Mon din undergjerning blir kjent i mørket, og din rettferdighet i glemselens land?
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Nelle tenebre si conoscono forse i tuoi prodigi, la tua giustizia nel paese dell'oblio
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Pero a ti he invocado, oh Jehovah; de mañana sale a tu encuentro mi oración
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Tetapi aku mohon pertolongan-Mu, ya TUHAN, setiap pagi kupanjatkan doa kepada-Mu
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Tunnetaanko sinun ihmeitäsi pimeydessä ja sinun vanhurskauttasi unhotuksen maassa?
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Zdaliž v známost přichází ve tmách div tvůj, a spravedlnost tvá v zemi zapomenutí?
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Αλλ' εγω προς σε, Κυριε, εκραξα και το πρωι η προσευχη μου θελει σε προφθασει.
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Но аз към Тебе, Господи, извиках; И на ранина молитвата ми ще Те предвари.
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.ואני אליך יהוה שועתי ובבקר תפלתי תקדמך׃
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.اما انا فاليك يا رب صرخت وفي الغداة صلاتي تتقدمك.
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.耶 和 華 阿 、 我 呼 求 你 . 我 早 晨 的 禱 告 要 達 到 你 面 前
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.耶和華 阿 、 我 呼 求你 . 我 早晨 的 禱告 要 達到 你 面前
Ama bir kaç sene evvel Sacramento'ya bir konferans vermek üzere çağırılmıştım.Dar mi s-a cerut să ţin un discurs la o conferinţă în Sacramento acum câţiva ani.
Ama bir kaç sene evvel Sacramento'ya bir konferans vermek üzere çağırılmıştım.Ich wurde vor einigen Jahren darum gebeten, bei einer Konferenz in Sacramento einen Vortrag zu halten.
Ama bir kaç sene evvel Sacramento'ya bir konferans vermek üzere çağırılmıştım.몇 년 전, 전 새크라멘토에서 열린 회의에서 강연할 일이 있었습니다.
Ama bir kaç sene evvel Sacramento'ya bir konferans vermek üzere çağırılmıştım.Ma qualche anno fa mi era stato chiesto di dfare una conferenza a Sacramneto.
Ama bir kaç sene evvel Sacramento'ya bir konferans vermek üzere çağırılmıştım.On m'a demandé de faire un discours à une conférence à Sacramento il y a quelques années.
Ama bir kaç sene evvel Sacramento'ya bir konferans vermek üzere çağırılmıştım.Pero me pidieron dar una charla en una conferencia en Sacramento hace unos años.
Ama bir kaç sene evvel Sacramento'ya bir konferans vermek üzere çağırılmıştım.Poproszono mnie, abym przygotował wykład w ramach konferencji w Sacramento kilka lat temu.
Ama bir kaç sene evvel Sacramento'ya bir konferans vermek üzere çağırılmıştım.Tôi được mời làm diễn giả tại hội nghị ở Sacramento vài năm trước.
Ama bir kaç sene evvel Sacramento'ya bir konferans vermek üzere çağırılmıştım.Мне предложили выступить с докладом на конференции в Сакраменто несколько лет назад.
Ama bir kaç sene evvel Sacramento'ya bir konferans vermek üzere çağırılmıştım.Но ме помолиха да изнеса лекция на една конференция в Сакраменто преди няколко години.
Ama bir kaç sene evvel Sacramento'ya bir konferans vermek üzere çağırılmıştım.אבל התבקשתי להרצות בכנס בסקרמנטו לפני כמה שנים.
Ama bir kaç sene evvel Sacramento'ya bir konferans vermek üzere çağırılmıştım.كان قد طلب مني سابقا أن أجري محادثة في مؤتمر في ساكرامنتو قبل بضع سنوات.
Ama bir kaç sene evvel Sacramento'ya bir konferans vermek üzere çağırılmıştım.勇気がテーマで
"Ama bu özellikle size çağırmak vermedi."Aber ich habe nicht rufen Sie an, dass vor allem zu erzählen.
"Ama bu özellikle size çağırmak vermedi."Ale já jsem volat až vám říct, že zvlášť.
"Ama bu özellikle size çağırmak vermedi."Ale ja nie wzywam was do powiedzieć, że szczególnie.