çağır ile cümle
çağır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bizi alması için bir taksi çağır.Call a taxi to pick us.
Öğrencileri odanın içine çağırdı.She called the students into the room.
Tom'un arkadaşları onu Bay Para Çantası diye çağırdı.Tom's friends called him Mr. Money Bags.
Onu derhal çağıracağım.I'll call her immediately.
Tom'u çağırmayı unutma.Don't forget to call Tom.
Onu çağırıyorum ama gelmiyor.I'm calling her but she isn't coming.
Otobüs büyük olasılıkla geç kalacak. Neden bir taksi çağırmıyoruz?It's very likely that the bus will be late. Why don't we call a taxi?
Eve dön ve polis çağır!Go back home and call the police!
İtfaiyeyi çağırın!Call the fire department!
Mary henüz itfaiyeyi çağırmadı.Mary hasn't called the fire department yet.
Onlar mahkemeye aynı tanığı çağırdılar.They called the same witness to court.
Beni yalnız bırak yoksa polis çağıracağım.Leave me alone or I'll call the police.
Bu akşam Tom ve Mary'yi çağır.Call Tom and Mary this evening.
Çağırılmadığı için sinirliydi.He was mad because he was not invited.
Sana bir taksi çağıracağım.I'll call you a cab.
Diğer çocuklar onu Şişko diye çağırıyor.The other children call him Fatty.
Beni çağırdığınız için teşekkür ederim.I appreciate you calling me.
Tom'u tanık olarak çağıramayız.We can't call Tom as a witness.
Hadi onu bir gece çağıralım.Let's call it a night.
Bir doktor çağırmamı ister misin?Do you want me to call a doctor?
Tom'u çağırmamı istemediğine emin misin?Are you sure you don't want me to call Tom?
Ben seni çağırmandan çok mutluyum.I'm so happy you called.
Birisi polis çağırdı mı?Did somebody call the police?
Neden birisi beni çağırmadı?Why didn't somebody call me?
Birisi çağırıyor.Someone's calling.
Odana git ve ben seni çağırıncaya kadar orada bekle.Go to your room and wait there until I call you.
Beni yalnız bırak yoksa güvenliği çağıracağım.Leave me alone or I'm going to call security.
Senin kız kardeşlerini çağır.Call your sisters.
İlaçlamacı çağır.Call an exterminator.
Bir sonraki tanığını çağır.Call your next witness.
Lütfen ilk tanığınızı çağırın.Please call your first witness.
Bir polis çağırın.Call a policeman.
Lütfen bir taksi çağırın.Please call a taxi.
Güvenliği çağırmaktan rahatsız olma.Don't bother calling security.
Neden beni çağırmadın?Why didn't you call me?
Neden beni çağırmadınız?Why didn't you call me?
Neden bizi çağırmadın?Why didn't you call us?
Neden bizi çağırmadınız?Why didn't you call us?
O neden onları mahkemeye çağırmıyor?Why doesn't he subpoena them?
Beni bir daha öyle çağırma.Don't ever call me that again.
Size bir taksi çağırmamızı istiyor musunuz?Do you want us to call you a taxi?
Bir taksi çağırdım.I called a cab.
Sana bir soru sormak için seni buraya çağırdım.I called you in here to ask you a question.
Senin için bir taksi çağırabilirim.I could call a taxi for you.
Seni çağırmadım.I didn't call you.
Ben zaten polis çağırdım.I've already called the police.
Seni çağırdıklarını duydum.I heard them call you.
Ben bir doktor çağırmam gerekirdi.I should've called a doctor.
Bana bir taksi çağıracak birine ihtiyacım var.I need someone to call me a cab.
Seni çağırdığımı duymadın mı?Didn't you hear me calling you?
Bir doktor çağırmalıyım.I should call a doctor.
Bir ambulans çağırmalıyım.I should call an ambulance.
Tom yaralandı! Bir ambulans çağır!Tom is hurt! Call an ambulance!
O beni her zaman çağırır.She calls me all the time.
Şeytanı çağırma, çünkü o gelebilir.Don't call the devil, because he can appear.
Asansörü çağırmak için tuşa bas.To call the elevator, push the button.
Şirket, kusurlu ürünleri geri çağırdı.The company recalled the defective products.
Piyanist yeniden sahneye çağırıncaya kadar alkışladılar.They clapped until the pianist played an encore.
Tom bir ambulans çağırmama izin vermedi bu yüzden onu hastaneye kendim götürdüm.Tom wouldn't let me call an ambulance so I drove him to the hospital myself.
Ambulans çağıracağım.I'm going to call an ambulance.