Onu çağırıyorum fakat o gelmiyor.I'm calling her, but she's not coming.
Onu çağırıyorum ama gelmiyor.I'm calling her but she isn't coming.
Ben tekrar Tom'u çağırıyorum.I'm calling Tom again.
Seni hatalı olduğumu kanıtlamaya çağırıyorum.I defy you to prove I'm wrong.
Sami'yi çağırıyorum.I'm calling Sami.
Bir taksi çağırıyorum.I'm calling a cab.
Hepsini buraya çağırıyorum ve onlar da size şunu söylüyor.I'd like to call them all up here, and they're going to call back to you.
Ve sizi de benimle birlikte bu riski almaya çağırıyorum.And so I'm going to invite you to take a risk with me.
Dürüstçe, seni ormanın ruhu olarak çağırıyorum."Honestly, I call you the Spirit of the Forest."
Sizi birer yarı-makine olmaya çağırıyorum.I would encourage you to become a cyborg.
Kölemi çağırıyorum, yanıtlamıyor, Dil döksem bile.I call to my servant, and he gives me no answer. I beg him with my mouth.
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.But to you, Yahweh, I have cried. In the morning, my prayer comes before you.
Bu nedenle beni örnek almaya çağırıyorum sizi.I beg you therefore, be imitators of me.
Seni çağırıyorum, ya RAB, yardımıma koş! Sana yakarınca sesime kulak ver!LORD, I cry unto thee: make haste unto me; give ear unto my voice, when I cry unto thee.
Hepinizi ancak O'na çağırıyorum vedönüşüm O'nadır."To Him I call you, and to Him is the destination."
Ben yalnız O'na çağırıyorum ve dönüş de yalnız O'nadır.To Him I call you, and to Him is the destination."
Nedir başıma gelen? Ben sizi kurtuluşa çağırıyorum, siz beni ateşe çağırıyorsunuz."What is the matter with me that I call you towards salvation whereas you call me towards hell?”
Sebep ne ki; ben sizi kurtuluşa çağırıyorum, siz beni ateşe çağırıyorsunuz."What is the matter with me that I call you towards salvation whereas you call me towards hell?”
Nedir bu hal? Ben sizi kurtuluşa çağırıyorum, siz beni ateşe çağırıyorsunuz.What is the matter with me that I call you towards salvation whereas you call me towards hell?”
"Ey toplumum! Sebep ne ki; ben sizi kurtuluşa çağırıyorum, siz beni ateşe çağırıyorsunuz."O my people, how is it with me, that I call you to salvation, and you call me to the Fire?
Ben Allah'a çağırıyorum, ben ve bana uyanlar aydınlık bir yol üzerindeyiz.I call to God with sure knowledge, I and whoever follows after me.
Ben sizi kurtuluşa çağırıyorum, siz beni ateşe çağırıyorsunuz.How is it that I call you to salvation while you call me to the Fire!
Ben ise sizi, üstün ve güçlü olan, bağışlayan (Allah')a çağırıyorum.I call you to the Majestic and All-forgiving One.
Bense sizi O Üstün ve Bağışlayıcı olana çağırıyorum."I call you to the Majestic and All-forgiving One.
Herkesi teröre karşı tavır almaya çağırıyorum.I am calling on all to take a stand against terrorism.
Milletvekillerini bu fırsatı kaçırmamaya çağırıyorum."I urge parliamentarians to seize this opportunity."
Bütün ilgili makamları, tanıkları korumaya yönelik uygun tedbirleri almaya çağırıyorum.I call on competent authorities to take appropriate measures to protect witnesses.
Kediyi "Tama" diye çağırıyorum.Ich nannte die Katze "Tama".
Sizi, vatandaşları birleşmeye ve Bolşevizmle mücadelede, herkesi gerekirse özveride bulunmaya çağırıyorum.私は、国民がボリシェヴィキを倒すために団結し、必要とあれば、あなた方が全てを犠牲にして戦うことを求める。
TRT'yi göreve çağırıyorum" dedi.Аз съм решен да превзема Трентън“.
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.(87:14) Но я к Тебе, Господи, взываю, и рано утром молитва моя предваряет Тебя.
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.(88:14) O Éternel! j`implore ton secours, Et le matin ma prière s`élève à toi.
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Aber ich schreie zu dir, HERR, und mein Gebet kommt frühe vor dich.
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Či sa bude znať tvoj zázrak vo tme alebo tvoja spravedlivosť v zemi zabudnutia?
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Còn tôi, Ðức Giê-hô-va ơi, tôi kêu cầu cùng Ngài; Vừa sáng lời cầu nguyện tôi sẽ thấu đến trước mặt Ngài.
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Doamne, eu îşi cer ajutorul, şi dimineaţa rugăciunea mea se înalţă la Tine.
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Eu, porém, Senhor, clamo a ti; de madrugada a minha oração chega � tua presença.
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Izali poznają w ciemnościach cuda twoje? a sprawiedliwość twoję w ziemi zapamiętania?
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Jaz pa vpijem, GOSPOD, k tebi, že zjutraj ti hiti naproti molitev moja.
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Känner man i mörkret dina under, och din rättfärdighet i glömskans land?
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.여호와여 오직 주께 내가 부르짖었사오니 아침에 나의 기도가 주의 앞에 달하리이다
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Megtudhatják-é a sötétségben a te csodáidat, és igazságodat a feledékenység földén?
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Men jeg, o HERRE, jeg råber til dig, om Morgenen kommer min Bøn dig i Møde.
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Mon din undergjerning blir kjent i mørket, og din rettferdighet i glemselens land?
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Nelle tenebre si conoscono forse i tuoi prodigi, la tua giustizia nel paese dell'oblio
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Pero a ti he invocado, oh Jehovah; de mañana sale a tu encuentro mi oración
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Tetapi aku mohon pertolongan-Mu, ya TUHAN, setiap pagi kupanjatkan doa kepada-Mu
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Tunnetaanko sinun ihmeitäsi pimeydessä ja sinun vanhurskauttasi unhotuksen maassa?
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Zdaliž v známost přichází ve tmách div tvůj, a spravedlnost tvá v zemi zapomenutí?
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Αλλ' εγω προς σε, Κυριε, εκραξα και το πρωι η προσευχη μου θελει σε προφθασει.
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.Но аз към Тебе, Господи, извиках; И на ранина молитвата ми ще Те предвари.
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.ואני אליך יהוה שועתי ובבקר תפלתי תקדמך׃
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.اما انا فاليك يا رب صرخت وفي الغداة صلاتي تتقدمك.
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.耶 和 華 阿 、 我 呼 求 你 . 我 早 晨 的 禱 告 要 達 到 你 面 前
Ama ben, ya RAB, yardıma çağırıyorum seni, Sabah duam sana varıyor.耶和華 阿 、 我 呼 求你 . 我 早晨 的 禱告 要 達到 你 面前
Bu nedenle beni örnek almaya çağırıyorum sizi.A tedy vás prosím, nasledujte mňa.
Bu nedenle beni örnek almaya çağırıyorum sizi.Daarom smeek ik u: Volg mijn voorbeeld.
Bu nedenle beni örnek almaya çağırıyorum sizi.Därför förmanar jag eder: Bliven mina efterföljare.
Bu nedenle beni örnek almaya çağırıyorum sizi.Darum ermahne ich euch: Seid meine Nachfolger!
Bu nedenle beni örnek almaya çağırıyorum sizi.Deaceea vă rog să călcaţi pe urmele mele.