çağı ile cümle
çağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ambulans çağırmak için telefonunu kullanmalıyım.I need to use your phone to call an ambulance.
Tom bir taksi çağırdı.Tom hailed a cab.
Tom Mary'ye bir taksi çağırdı.Tom called Mary a taxi.
Niçin beni çağırdın?Why did you call me?
O, küçük kız kardeşi Mina-chan'ı çağırır.She calls her younger sister Mina-chan.
Ben asansörü üçüncü kata çağırdım.I took the elevator to the third floor.
Polis çağıracağım.I'll call the police.
Bir ambulans çağır!Call an ambulance!
O bir içki için çağırıyor.That calls for a drink.
Benim için bir doktor çağırabilir misin?Would you be able to call a doctor for me?
Benim için bir doktor çağırır mısın?Would you mind calling a doctor for me?
Bana bir iyilikte bulunup doktor çağırabilir misin?Could you do me a favour and call a doctor?
Öğretmen öğrencileri alfabetik sırayla çağırdı.The teacher called the students in alphabetical order.
Bizi alması için bir taksi çağır.Call a taxi to pick us.
Öğrencileri odanın içine çağırdı.She called the students into the room.
Tom'un arkadaşları onu Bay Para Çantası diye çağırdı.Tom's friends called him Mr. Money Bags.
Onu derhal çağıracağım.I'll call her immediately.
Tom'u çağırmayı unutma.Don't forget to call Tom.
Onu çağırıyorum ama gelmiyor.I'm calling her but she isn't coming.
Otobüs büyük olasılıkla geç kalacak. Neden bir taksi çağırmıyoruz?It's very likely that the bus will be late. Why don't we call a taxi?
Eve dön ve polis çağır!Go back home and call the police!
İtfaiyeyi çağırın!Call the fire department!
Mary henüz itfaiyeyi çağırmadı.Mary hasn't called the fire department yet.
Onlar mahkemeye aynı tanığı çağırdılar.They called the same witness to court.
Şövalyelik çağı sona erdi.The age of chivalry is gone.
Beni yalnız bırak yoksa polis çağıracağım.Leave me alone or I'll call the police.
Bu akşam Tom ve Mary'yi çağır.Call Tom and Mary this evening.
Çağırılmadığı için sinirliydi.He was mad because he was not invited.
Sana bir taksi çağıracağım.I'll call you a cab.
Diğer çocuklar onu Şişko diye çağırıyor.The other children call him Fatty.
Beni çağırdığınız için teşekkür ederim.I appreciate you calling me.
Tom'u tanık olarak çağıramayız.We can't call Tom as a witness.
Hadi onu bir gece çağıralım.Let's call it a night.
Bir doktor çağırmamı ister misin?Do you want me to call a doctor?
Tom'u çağırmamı istemediğine emin misin?Are you sure you don't want me to call Tom?
Ben seni çağırmandan çok mutluyum.I'm so happy you called.
Birisi polis çağırdı mı?Did somebody call the police?
Neden birisi beni çağırmadı?Why didn't somebody call me?
Birisi çağırıyor.Someone's calling.
Odana git ve ben seni çağırıncaya kadar orada bekle.Go to your room and wait there until I call you.
Beni yalnız bırak yoksa güvenliği çağıracağım.Leave me alone or I'm going to call security.
Senin kız kardeşlerini çağır.Call your sisters.
İlaçlamacı çağır.Call an exterminator.
Bir sonraki tanığını çağır.Call your next witness.
Lütfen ilk tanığınızı çağırın.Please call your first witness.
Biz buluş çağında yaşıyoruz.We are living in the age of invention.
Bir polis çağırın.Call a policeman.
Lütfen bir taksi çağırın.Please call a taxi.
Güvenliği çağırmaktan rahatsız olma.Don't bother calling security.
Neden beni çağırmadın?Why didn't you call me?
Neden beni çağırmadınız?Why didn't you call me?
Neden bizi çağırmadın?Why didn't you call us?
Neden bizi çağırmadınız?Why didn't you call us?
O neden onları mahkemeye çağırmıyor?Why doesn't he subpoena them?
Beni bir daha öyle çağırma.Don't ever call me that again.
Size bir taksi çağırmamızı istiyor musunuz?Do you want us to call you a taxi?
Bir taksi çağırdım.I called a cab.
Sana bir soru sormak için seni buraya çağırdım.I called you in here to ask you a question.
Senin için bir taksi çağırabilirim.I could call a taxi for you.
Seni çağırmadım.I didn't call you.