çırp ile cümle
çırp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Telur orak-arik itu acak-acakan, enak, namun acak-acakan.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Um ovo mexido é desordem, desordem saborosa, mas desordem.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Un huevo revuelto es una mezcla sabrosa, pero es una mezcla.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Un oeuf brouillé c'est de la bouillie, de la bouillie savoureuse, mais de la bouillie.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Un ou bătut este -- bătut gustos, dar bătut.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Un uovo sbattuto è una poltiglia, saporita, ma pur sempre una poltiglia.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Vatkattu muna on mössöä, maukasta mössöä, mutta kuitenkin mössöä.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Μία ομελέτα είναι χυλός, νόστιμος χυλός, αλλά είναι χυλός.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Бърканите яйца са каша, вкусна каша, но са каша.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.Яичница это месиво, вкусное месиво, но всё равно это месиво.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.ביצה מקושקשת היא דייסתית, דייסה טעימה, אבל עדיין דייסה.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.البيض المخلوط مزيجٌ عشوائيّ بشكل عصيدة، و إن كانت عصيدةً لذيذة، فهي مع ذلك غير متجانسة.
Çırpılmış yumurta karmakarışık bir şey, leziz ama karmakarışık.玉子は美しく、洗練されたもので
Çünkü aslında esas olanın, yumurtanın, çırpılmamış hale dönüşü olduğunu farkediyor olmalısınız.Bởi vì bạn có thể biết rằng điều gì đang xảy ra Đó là quả trứng thì không thể tài nào khuấy được chính nó.
Çünkü aslında esas olanın, yumurtanın, çırpılmamış hale dönüşü olduğunu farkediyor olmalısınız.Dado que puede verse que lo que realmente está sucediendo es una reversión del revuelto.
Çünkü aslında esas olanın, yumurtanın, çırpılmamış hale dönüşü olduğunu farkediyor olmalısınız.Denn Sie bemerken vielleicht was tatsächlich passiert nämlich, dass das Ei sich selbst trennt.
Çünkü aslında esas olanın, yumurtanın, çırpılmamış hale dönüşü olduğunu farkediyor olmalısınız.Du kanske inser att vad som händer är att ägget blir mindre och mindre rörigt.
Çünkü aslında esas olanın, yumurtanın, çırpılmamış hale dönüşü olduğunu farkediyor olmalısınız.Fordi man lægger måske mærke til det der faktisk sker er at ægget faktisk samler sig.
Çünkü aslında esas olanın, yumurtanın, çırpılmamış hale dönüşü olduğunu farkediyor olmalısınız.Hiszen észrevehetik, hogy amit valójában látnak, az nem más, mint ahogyan a tojás "visszakeveredik".
Çünkü aslında esas olanın, yumurtanın, çırpılmamış hale dönüşü olduğunu farkediyor olmalısınız.Karena Anda menyadari bahwa yang sebenarnya terjadi adalah telur itu menjadi teratur kembali.
Çünkü aslında esas olanın, yumurtanın, çırpılmamış hale dönüşü olduğunu farkediyor olmalısınız.알아차리셨는지 모르겠지만, 실은 스크램블에서 다시 원래 계란 상태로 돌아가고 있는 것입니다.
Çünkü aslında esas olanın, yumurtanın, çırpılmamış hale dönüşü olduğunu farkediyor olmalısınız.Koska voitte havaita, että todellisuudessa munat vatkautuvat takaisin kokonaisiksi.
Çünkü aslında esas olanın, yumurtanın, çırpılmamış hale dönüşü olduğunu farkediyor olmalısınız.lebo si možno všimnete, že sa tu v skutočnosti deje to, že to vajíčko sa začína sceľovať.
Çünkü aslında esas olanın, yumurtanın, çırpılmamış hale dönüşü olduğunu farkediyor olmalısınız.Możecie zauważyć, że jajko stopniowo powraca do pierwotnego kształtu.
Çünkü aslında esas olanın, yumurtanın, çırpılmamış hale dönüşü olduğunu farkediyor olmalısınız.Omdat je misschien merkt dat wat er werkelijk gebeurt, is dat het ei 'ontroerd' wordt.
Çünkü aslında esas olanın, yumurtanın, çırpılmamış hale dönüşü olduğunu farkediyor olmalısınız.Parce que vous remarquerez que ce qui se passe en fait c'est que l'œuf se réassemble.
Çünkü aslında esas olanın, yumurtanın, çırpılmamış hale dönüşü olduğunu farkediyor olmalısınız.Perché dovreste notare che ciò che sta succedendo è che l'uovo si sta ricomponendo da solo.
Çünkü aslında esas olanın, yumurtanın, çırpılmamış hale dönüşü olduğunu farkediyor olmalısınız.Protože jste si asi všimli, že ve skutečnosti vejce odmíchávají sama sebe.
Çünkü aslında esas olanın, yumurtanın, çırpılmamış hale dönüşü olduğunu farkediyor olmalısınız.S-ar putea să observaţi că, de fapt, ouăle se readună în forma iniţială.
Çünkü aslında esas olanın, yumurtanın, çırpılmamış hale dönüşü olduğunu farkediyor olmalısınız.Επειδή μπορεί να παρατηρήσετε ότι αυτό που πραγματικά συμβαίνει είναι πως η ομελέτα απο-ανακατεύεται.
Çünkü aslında esas olanın, yumurtanın, çırpılmamış hale dönüşü olduğunu farkediyor olmalısınız.Защото може да забележите, че това, което всъщност се случва е, че яйцето всъщност се връща обратно.
Çünkü aslında esas olanın, yumurtanın, çırpılmamış hale dönüşü olduğunu farkediyor olmalısınız.מכיוון שאולי תשימו לב שמה שבעצם קורה כאן הוא שהביצה מסתדרת מחדש בעצמה.
Çünkü aslında esas olanın, yumurtanın, çırpılmamış hale dönüşü olduğunu farkediyor olmalısınız.لأنكم ربّما قد لاحظتم أنّ ما يحدث في واقع الأمر هو أنّ البيض يفصل بعضه عن بعض.
Çünkü aslında esas olanın, yumurtanın, çırpılmamış hale dönüşü olduğunu farkediyor olmalısınız.逆回転で玉子が元に戻っているのです 黄身と白身が分けられましたね
Çünkü günahına isyan da ekliyor, Önümüzde alay edercesine el çırpıyor, Tanrı'ya karşı konuştukça konuşuyor.››Bo przestępstwa przyczynia do grzechu swego; chlubi się między nami, i mówi bardzo wiele przeciwko Bogu.
Çünkü günahına isyan da ekliyor, Önümüzde alay edercesine el çırpıyor, Tanrı'ya karşı konuştukça konuşuyor.››Denn er hat über seine Sünde noch gelästert; er treibt Spott unter uns und macht seiner Reden viel wider Gott.
Çünkü günahına isyan da ekliyor, Önümüzde alay edercesine el çırpıyor, Tanrı'ya karşı konuştukça konuşuyor.››Kesalahannya ditambah lagi dengan sebuah dosa; ia memberontak terhadap Allah, dan menghina-Nya di hadapan kita
Çünkü günahına isyan da ekliyor, Önümüzde alay edercesine el çırpıyor, Tanrı'ya karşı konuştukça konuşuyor.››그가 그 죄 위에 패역을 더하며 우리 중에서 손뼉을 치며 하나님을 거역하는 말을 많이 하는구나
Çünkü günahına isyan da ekliyor, Önümüzde alay edercesine el çırpıyor, Tanrı'ya karşı konuştukça konuşuyor.››Lebo pridáva k svojmu hriechu spúru; medzi nami tlieska rukami a množí svoje reči proti silnému Bohu.
Çünkü günahına isyan da ekliyor, Önümüzde alay edercesine el çırpıyor, Tanrı'ya karşı konuştukça konuşuyor.››Mert vétkét gonoszsággal tetézi, csapkod közöttünk, és Isten ellen szószátyárkodik.
Çünkü günahına isyan da ekliyor, Önümüzde alay edercesine el çırpıyor, Tanrı'ya karşı konuştukça konuşuyor.››perché aggiunge al suo peccato la rivolta, in mezzo a noi batte le mani e moltiplica le parole contro Dio
Çünkü günahına isyan da ekliyor, Önümüzde alay edercesine el çırpıyor, Tanrı'ya karşı konuştukça konuşuyor.››Porque a su pecado añade la rebelión; aplaude en medio de nosotros y multiplica sus palabras contra Dios
Çünkü günahına isyan da ekliyor, Önümüzde alay edercesine el çırpıyor, Tanrı'ya karşı konuştukça konuşuyor.››Sillä hän lisää syntiä syntiin, lyö kämmentä keskellämme ja syytää sanoja Jumalaa vastaan.`"
Çünkü günahına isyan da ekliyor, Önümüzde alay edercesine el çırpıyor, Tanrı'ya karşı konuştukça konuşuyor.››Thi han dynger Synd på Synd, han optræder hovent iblandt os og fremfører mange Ord imod Gud!"
Çünkü günahına isyan da ekliyor, Önümüzde alay edercesine el çırpıyor, Tanrı'ya karşı konuştukça konuşuyor.››Защото на греха си притуря бунтовничество, Поруга се* между нас, И умножава думите си против Бога.
Çünkü günahına isyan da ekliyor, Önümüzde alay edercesine el çırpıyor, Tanrı'ya karşı konuştukça konuşuyor.››כי יסיף על חטאתו פשע בינינו יספוק וירב אמריו לאל׃
Çünkü günahına isyan da ekliyor, Önümüzde alay edercesine el çırpıyor, Tanrı'ya karşı konuştukça konuşuyor.››لكنه اضاف الى خطيته معصية. يصفق بيننا ويكثر كلامه على الله
Çünkü günahına isyan da ekliyor, Önümüzde alay edercesine el çırpıyor, Tanrı'ya karşı konuştukça konuşuyor.››他 在 罪 上 又 加 悖 逆 . 在 我 們 中 間 拍 手 、 用 許 多 言 語 輕 慢 神
Çünkü günahına isyan da ekliyor, Önümüzde alay edercesine el çırpıyor, Tanrı'ya karşı konuştukça konuşuyor.››他 在 罪 上 又 加 悖逆 . 在 我們 中 間 拍手 、 用許 多 言語輕 慢 神
Dikkat çekmek için çırpınıyorum.Comportandomi come una una prostituta pazza e senza classe Ero Country Ora sono trasandata
Dikkat çekmek için çırpınıyorum.Estoy desesperada por tener más atención.
Dikkat çekmek için çırpınıyorum.Ich bin verzweifelt für Aufmerksamkeit
Dikkat çekmek için çırpınıyorum.[Майлі]:
Dikkat çekmek için çırpınıyorum.אני נואשת לתשומת לב
Duyduğunuz bu ses sivrisinek kanat çırpışı.Các bạn đang nghe thấy tiếng một con muỗi đập cánh.
Duyduğunuz bu ses sivrisinek kanat çırpışı.Ce auziţi acum este bătaia unor aripi de ţânţari.
Duyduğunuz bu ses sivrisinek kanat çırpışı.C'est une le battement d'une aile de moustique que vous entendez.
Duyduğunuz bu ses sivrisinek kanat çırpışı.Están escuchando el batido de un ala de mosquito.
Duyduğunuz bu ses sivrisinek kanat çırpışı.Ez a szúnyog szárnycsapás, amit hallanak.
Duyduğunuz bu ses sivrisinek kanat çırpışı.O que estão a ouvir é o bater de asas de um mosquito.