Ana içeriğe geç
Sözlük

çıldıracak ile cümle

çıldıracak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tom tamamen çıldıracak.Tom is going to totally freak out.
Tom çıldıracak, değil mi?Tom is going to be mad, isn't he?
Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.Except that then we freak out at the possibility that we've gotten something wrong.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››And they shall drink, and be moved, and be mad, because of the sword that I will send among them.
Musa'nın annesinin gönlü bomboş sabahladı (meraktan çıldıracak oldu).The mother of Moses was perturbed in the morning.
Çıldıracakmış gibi hissediyordum.Pensé que me iba a volver loca.
Çıldıracakmış gibi hissediyordum.Mi faceva impazzire.
Çıldıracakmış gibi hissediyordum.Я думала, что сойду с ума.
Çıldıracakmış gibi hissediyordum.Mas eu iria ficar louca!
Çıldıracakmış gibi hissediyordum.Co prawda pracowałem jak szalony.
Red Kit’in adını duyduğunda dahi çıldıracak gibi olur.Když si Red Kitty bral, začala ji nenávidět ještě víc.
Çıldıracakmış gibi hissediyordum.Eu eram cu totul uluit.
Çıldıracakmış gibi hissediyordum.Menin ihan sekaisin.
Çıldıracakmış gibi hissediyordum.Tôi cảm động đến rơi lệ.
Çıldıracakmış gibi hissediyordum.私は気が変になっていた。
Çıldıracakmış gibi hissediyordum.他把我变得有点疯了。
Çıldıracakmış gibi hissediyordum.난 그냥 미쳐 죽었을테지.
Çıldıracakmış gibi hissediyordum.Mi smo poludjeli od sreće.
Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.Außer, dass wir dann ausflippen bei der Möglichkeit, uns bei etwas geirrt zu haben.
Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.Behalve dat we in paniek raken bij de idee dat we ernaast kunnen zitten.
Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.Bortset fra at vi flipper ud ved muligheden for at vi tager fejl omkring noget.
Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.Doar că atunci ne panicăm la posibilitatea că am greşit ceva.
Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.Eccetto che poi andiamo in paranoia alla sola possibilità di esserci sbagliati.
Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.Kecuali bahwa kemudian kita ketakutan pada kemungkinan kita akan melakukan kesalahan.
Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.Kivéve, hogy kiborulunk annak a lehetőségétől, hogy valamiben tévedtünk.
Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.우리가 틀렸을 가능성을 원만하게 수용하지 못하는것만 빼고요.
Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.Kromě toho, že nás děsí možnost, že bychom něco mohli udělat špatně.
Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.Ngoại trừ việc chúng ta bắt đầu lo lắng về khả năng là chúng ta đã làm điều gì đó sai.
Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.Okrem toho, že všetci sa ideme zblázniť pri možnosti, že niečo sme spravili zle.
Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.Oprócz tego wariujemy na samą myśl o możliwosci popełnienia błędu.
Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.Paitsi että sekoamme, jos olemme mahdollisesti tehneet virheen.
Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.Salvo que nos aterra la posibilidad de equivocarnos en algo.
Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.Sauf que nous flippons à la possibilité que nous nous soyons trompés.
Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.Εκτός, από όταν πανικοβαλλόμαστε στην πιθανότητα ότι έχουμε κάνει κάτι λάθος.
Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.За виключенням того, що ми жахаємося вірогідності того, що ми схибили.
Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.Кроме того, что мы паникуем от одной только мысли, что мы сделали что-то не так.
Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.Освен когато се побъркаме при възможността да сме сбъркали някъде.
Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.מלבד זה שאנו יורדים מהפסים מהאפשרות שטעינו בדבר מה.
Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.ولكن المشكلة هي .. اننا نجزع من فكرة اننا قد نخطىء
Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.恐れる事を除けば 間違いの盲目性によると
Pekala o zaman. Birşeyleri yanlış yaptığımız ihtimalinde çıldıracak duruma geliyor olmamızın haricinde tabi.Tudo bem, exceto que nos passamos com a possibilidade de fazermos algum erro.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››A budú piť a potáčať sa a zbláznia sa pre meč, ktorý pošlem medzi nich.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Aby pili a potáceli se, anobrž bláznili příčinou meče, kterýž já pošli mezi ně.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Aby pili i potaczli się, owszem, aby szaleli od ostrza miecza, który Ja poślę między nich.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Beberão, e cambalearão, e enlouquecerão, por causa da espada, que eu enviarei entre eles.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Chúng nó sẽ uống, sẽ đi xiêu tó, và điên cuồng, vì cớ gươm dao mà ta sẽ sai đến giữa chúng nó.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Chúng_nó sẽ uống , sẽ đi xiêu tó , và điên_cuồng , vì cớ gươm dao mà ta sẽ sai đến giữa chúng_nó .
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››da naj pijo in tavajo in divjajo, zavoljo meča, ki ga jaz pošljem mednje.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››daß sie trinken, taumeln und toll werden vor dem Schwert, das ich unter sie schicken will.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››de skal drikke og rave og rase for Sværdet, jeg sender iblandt dem!"
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Ellas beberán y vomitarán; enloquecerán a causa de la espada que yo envío entre ellas.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››He juovat ja horjuvat ja tulevat mielettömiksi miekan edessä, jonka minä lähetän heidän keskellensä."
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Hogy igyanak, részegüljenek meg és bolondoskodjanak a fegyver miatt, a melyet én közéjök bocsátok.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Ils boiront, et ils chancelleront et seront comme fous, A la vue du glaive que j`enverrai au milieu d`eux.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››그들이 마시고 비틀거리며 미치리니 이는 내가 그들 중에 칼을 보냄을 인함이니라 하시기로
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Må de dricka, så att de ragla och mista sansen, när det svärd kommer, som jag skall sända ibland dem.»
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Og de skal drikke og rave og te sig som rasende for det sverd jeg sender iblandt dem.
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››perché ne bevano, ne restino inebriate ed escano di senno dinanzi alla spada che manderò in mezzo a loro»
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Vor bea, şi se vor ameţi şi vor fi ca nişte nebuni, la vederea săbiei, pe care o voi trimite în mijlocul lor!
Şarabı içince sendeleyecek, üzerlerine göndereceğim kılıç yüzünden çıldıracaklar.››Zij zullen eruit drinken en wankelen, dol geworden door de dodelijke zwaardstoten waarmee Ik hen zal treffen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod