çıkmayın ile cümle
çıkmayın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dışarı çıkmayın çünkü yağmur yağıyor.Don't go out, as it's raining.
Bu gece dışarı çıkmayın.Don't go out tonight.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.So please, if you go to Namibia, make sure that you stay in the tents.
"Sıcakta savaşa çıkmayın" dediler.Tell them: "The heat of Hell is far more intense."
Hem vakarınızla evlerinizde durun da önceki cahiliyet devrinde olduğu gibi süslenip çıkmayın.Remain in your houses; and display not your finery, as did the pagans of old.
"Sıcakta savaşa çıkmayın" dediler. De ki: "Cehennem ateşi daha sıcaktır."Would that they understood!
Yıl sonundaki görüşmeden somut bir sonuç çıkmayınca, sonraki yılda tekrar görüşülmek üzere ertelendi.Если дерево не полностью очищено за раз, возвращается к нему на следующий день.
Yıl sonundaki görüşmeden somut bir sonuç çıkmayınca, sonraki yılda tekrar görüşülmek üzere ertelendi.Wobec braku konsensusu obrady odłożono do następnego dnia.
İlk turda rakip Olimpiakos sahaya çıkmayınca iki maçı da hükmen kazandı.Molemmat selviytyivät olympiaturnaukseen ilman ottelua luovutusten perusteella.
Yıl sonundaki görüşmeden somut bir sonuç çıkmayınca, sonraki yılda tekrar görüşülmek üzere ertelendi.Før saken skulle behandles på ny året etter hadde Høyre snudd.
Yıl sonundaki görüşmeden somut bir sonuç çıkmayınca, sonraki yılda tekrar görüşülmek üzere ertelendi.След като следствието не открива доказателства за това, то е прекратено в края на годината.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Also, bitte, wenn Sie nach Namibia kommen, achten sie darauf, in ihren Zelten zu bleiben.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Aşa că vă rog, dacă mergeţi în Namibia, aveţi grijă să staţi în corturi.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Así que, por favor, si van a Namibia asegúrense de quedarse en sus carpas.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Dus alsjeblieft, als je naar Namibië gaat, zorg er dan voor dat je
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın. Geceleri dışarıda yürümeyin! (Kahkaha)Vậy nên, nếu bạn đến Namibia, hãy đảm bảo rằng bạn ở trong lều, và đừng đi ra ngoài vào buổi đêm (tiếng cười)
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Jeśli odwiedzicie Namibię, zostańcie proszę w namiotach.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.혹시 나미비아에 가시게 되면요, 꼭 텐트 안에 계세요.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Portanto, por favor, se forem à Namíbia, assegurem-se de que ficam dentro das tendas.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Quindi, per favore, se andate in Namibia, mi raccomando, restate nelle tende.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.S'il vous plaît, si vous allez en Namibie, restez dans vos tentes.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Takže prosím, ak pôjdete do Namíbie, uistite sa, že zostanete v stanoch.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Σας παρακαλώ λοιπόν, αν πάτε στη Ναμίμπια, μη βγείτε απ' τις σκηνές σας.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Затова, моля ви, ако отидете в Намибия, стойте в палатките.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.Так что, пожалуйста, если вы едете в Намибию, обязательно поживите в палатках.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.(מחיאות כפיים)
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.لذا رجاءً، إذا ذهبتم إلى ناميبيا، تأكدوا من أن تقيموا في الخيام.
Bu nedenle, lütfen, eğer Namibya'ya giderseniz, çadırlardan çıkmayın.クロサイは1982年には絶滅しかかっていましたが 現在はクネネ地方に世界最大の
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Älkää menkö vainiolle, älkää vaeltako tiellä, sillä vihollisen miekka - kauhistus on kaikkialla!
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Chớ ra nơi đồng ruộng, chớ đi trên đường, vì gươm của giặc ở đó, khắp mọi nơi đều có sự kinh hãi.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Chớ ra nơi đồng_ruộng , chớ đi trên đường , vì gươm của giặc ở đó , khắp mọi nơi đều có sự kinh_hãi .
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Gå icke ut på marken, och vandra ej på vägen, ty fienden bär svärd; skräck från alla sidor!
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Gå ikke ud på Marken og følg ej Vejen, thi Fjenden bærer Sværd, trindt om er Rædsel.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Gå ikke ut på marken og vandre ikke på veien! For fienden har sverd, det er redsel rundt omkring.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.너희는 밭에도 나가지 말라 길로도 행치말라 대적의 칼이 있고 사방에 두려움이 있음이니라
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Não saiais ao campo, nem andeis pelo caminho; porque espada do inimigo e espanto há por todos os lados.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Ne hodi na polje in na potu ne postajaj, kajti meč ima sovražnik, strah je kroginkrog!
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.ne menjetek a mezõre, és az úton se járjatok; mert ellenség fegyvere, rémület [fenyeget] köröskörül.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Nevycházejte na pole, a na cestu nechoďte; nebo meč nepřítele a strach jest vůkol.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Nie wychodźcie na pole, i w drogę nie chodźcie; bo miecz nieprzyjacielski a strach w około.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Non uscite nei campi e non camminate per le strade, perché la spada nemica e il terrore sono tutt'intorno
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.No salgas al campo, ni vayas por el camino; porque la espada del enemigo y el terror están por todas partes
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Oj, nevyjdi na pole a nechoď na cestu, lebo tam meč nepriateľa, strach všade naokolo!
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Μη εξελθητε εις τον αγρον και εν οδω μη περιπατειτε διοτι η ρομφαια του εχθρου ειναι τρομος πανταχοθεν.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Не выходите в поле и не ходите по дороге, ибо меч неприятелей, ужас со всех сторон.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.Не излизайте на полето, и на път не ходете, Защото мечът на неприятеля и ужасът са от всяка страна.
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.אל תצאי השדה ובדרך אל תלכי כי חרב לאיב מגור מסביב׃
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.لا تخرجوا الى الحقل وفي الطريق لا تمشوا لان سيف العدو خوف من كل جهة
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.你 們 不 要 往 田 野 去 、 也 不 要 行 在 路 上 . 因 四 圍 有 仇 敵 的 刀 劍 、 和 驚 嚇
Kırlara çıkmayın, Yolda yürümeyin! Düşmanın kılıcı orada, Her yer dehşet içinde.你 們 不 要 往 田野 去 、 也不 要 行在 路上 . 因 四 圍 有 仇 敵 的 刀劍 、 和 驚嚇
Sakın bugün bir yere çıkmayın!Älkää menkö ulos tänään.
Sakın bugün bir yere çıkmayın!Hoje, não saem à rua!
Sakın bugün bir yere çıkmayın!¡Hoy no salgáis de casa!
Sakın bugün bir yere çıkmayın!I må ikke gå ud i dag.
Sakın bugün bir yere çıkmayın!Ni får inte gå ut idag.
Sakın bugün bir yere çıkmayın!Nigdzie dzisiaj nie wychodźcie.
Sakın bugün bir yere çıkmayın!Ragazzi, oggi non dovete uscire!
Sakın bugün bir yere çıkmayın!Μην βγείτε καθόλου σήμερα!
Sakın bugün bir yere çıkmayın!Никуда сегодня не выходите!
Savaş meydanına çıkmayın.E não vá para o campo de batalha.