O, gece vakti yalnız dışarıya çıkmaması için onu uyardı.She warned him not to go out at night alone.
Tom Mary'ye bu tür havalarda dışarıya çıkmaması gerektiğini söyledi.Tom told Mary that she shouldn't go out in this kind of weather.
O ona gece tek başına dışarı çıkmamasını tavsiye etti.She advised him not to go out by himself at night.
Durumun kontrolden çıkmamasını umut edelim.Let's hope the situation doesn't get out of hand.
Tom'a dışarı çıkmamasını söyledim.I told Tom to stay indoors.
Tom'a hava karardıktan sonra dışarı çıkmamasını tavsiye ettim.I advised Tom not to go out after dark.
Tom'a karanlıktan sonra dışarıya çıkmamasını söyledim.I told Tom not to go out after dark.
Tom Mary'ye hava karardıktan sonra dışarı çıkmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to go out after dark.
Tom'a Mary'le çıkmamasını söyledim.I told Tom not to date Mary.
Tom Mary'ye gece tek başına dışarı çıkmaması gerektiğini söyledi.Tom told Mary she shouldn't go out at night alone.
Tom Mary'yi gece tek başına dışarı çıkmaması için uyardı.Tom warned Mary not to go out at night alone.
Tom hava karardıktan sonra kendi başına dışarı çıkmaması gerektiğini bilir.Tom knows better than to go out after dark by himself.
Ona dışarı çıkmamasını söyledim.I told him to stay indoors.
Tom Mary'yi karanlıktan sonra tek başına dışarı çıkmaması için uyardı.Tom warned Mary not to go out by herself after dark.
Tom Mary'ye neden John'la çıkmaması gerektiğini söyledi.Tom told Mary why she shouldn't go out with John.
Tom Mary'ye gece tek başına dışarı çıkmamasını söyledi.Tom told Mary not to go out at night by herself.
Tom Mary'ye hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmamasını tavsiye etti.Tom advised Mary not to go out after dark by herself.
Tom, Mary'nin hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmamasını istediğini söyledi.Tom said he wished Mary wouldn't go out after dark by herself.
Tom'a hava karardıktan sonra dışarı yalnız başına çıkmamasını söyledim.I told Tom he shouldn't go out after dark by himself.
Doktoru tarafından yataktan çıkmaması söylendi.He was told by his doctor to remain in bed.
Lois, Peter'dan çocukların önünde kendisine karşı çıkmamasını ister.Lois asks Peter not to contradict her in front of the kids.
Daha sonra Mike'ın daha hiç maça çıkmaması hakkında konuştu ve WWE'ye neden geldiğini sordu.He then called out Mike as Mike had yet to have a match since coming to WWE.
Bir daha yoluna çıkmaması için uyarır.He warns him to never use his phone again.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.But as many people have said, there's a large attempt to suppress what's going on.
BBC'nin haberinde, karar çıkmaması nedeniyle Pazartesi günü borsa ve avronun düştüğü bildirildi.The BBC reports stock markets and the euro fell on Monday due to the lack of a resolution.
Tate ailesi yıllar boyunca Manson katillerinin dışarı çıkmaması için imza toplamaktadırlar.Familienangehörige von Tate haben jahrelang für eine Hinrichtung von Manson und seiner Kommune prozessiert.
Bunu yapmak için Tapınakçılar'ın karşısına çıkmaması gerekmektedir.Daraufhin wollen die Schlangen ihn nicht passieren lassen.
Karışıklık çıkmaması için ilk kararlı dağıtım 1.1 olarak numaralandırılmıştır.D'après le point 1.1., son image N' est déterminée.
Bir daha yoluna çıkmaması için uyarır.Il se jure de ne plus jamais redescendre.
Uzun süre aranmasına rağmen İran ordusunun ortaya çıkmaması üzerine, ordu, Ağustos 1535'te İstanbul’a döndü.N'ayant pas réussi à découvrir de passage maritime vers l'ouest, ils reviennent en Europe en août 1509.
Bir daha yoluna çıkmaması için uyarır.Giura che non lo farà più.
Ancak eksik anahtar kullanımı da sitenizin aramalarda çıkmamasını sağlar.L'unico modo per poter parlare di loro è renderle assenti.
Albümün adı, yıllar önce albüm çıkaracağını söyledikten sonra bir türlü albümün çıkmamasına bir göndermedir.Nel 1996 il singolo Dimmi come fai anticipa l'uscita dell'album Un po' di noi.
Kamera flaşının çıkmamasına neden olabilecek bir sorunu giderdi.Устранена проблема, которая могла приводить к отказам в работе вспышки камеры.
Karışıklık çıkmaması için ilk kararlı dağıtım 1.1 olarak numaralandırılmıştır.Сердитись, що сердитись 1.2 дають не просто так.
Bu meclisin görevi, üç grubun birlikte üzerinde anlaşmaya varmadığı hiçbir yasanın çıkmamasını sağlamaktır.Їхнім обов'язком є аналіз законів, жоден закон не буде прийнятий, якщо всі три групи не погодяться з ним.
Tom Mary'ye neden John'la çıkmaması gerektiğini söyledi.Том сказав Мері, що вона не повинна йти на побачення з Джоном.
Bunun nedenlerinden biri grubun ilk zamanlarında hiç öne çıkmamasıydı.Není tedy divu, že ho po nějakém čase v čele strany vystřídal.
Bir daha yoluna çıkmaması için uyarır.Attól félt, hogy többé nem tud útnak indulni.
Bir daha yoluna çıkmaması için uyarır.Og de vil sørge for, at hun aldrig forlader stedet igen.
Sebep olarak insanların artık dışarıya yemeğe çıkmaması ve otel siparişlerinin azalması olduğunu söyledi.דבר זה גרם להפרדה בין תושבי הבית והאכסניה לתושבי המלון, ולכך שלתושבי הבית היה אסור לצאת מביתם.
Daha sonra Mike'ın daha hiç maça çıkmaması hakkında konuştu ve WWE'ye neden geldiğini sordu.Тогава провокира Майк, който не се е бил откакто е пристигнал в WWE.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Ale ako už veľa ľudí povedalo, je veľká snaha zamlčať, o čo tu ide.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Ale jak už hodně lidí řeklo, je velká snaha zamlčet o co tu jde.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Dar aşa cum mulţi au spus, se încearcă din greu oprirea evenimentelor.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.De ahogy sokan mondták, valakik nagy erőkkel próbálják eltitkolni, mi is folyik itt valójában.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Doch wird, wie viele gesagt haben, ein grosser Versuch unternommen, um die Vorgaenge zu unterdruecken.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.하지만 많은 사람들이 말해 온 것처럼, 현재 일어나고 있는 상황을 감추려는 많은 시도가 있죠.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Kuten monet ovat sanoneet, tapahtumaa yritetään mittavasti vaientaa.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Maar zoals vele mensen al zeiden, er is een stevige poging om de zaak in de doofpot te stoppen.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Ma come hanno detto in molti, siamo davanti a un forte tentativo di occultare ciò che sta succedendo.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Mais, comme beaucoup l'ont fait observer, on s'efforce par tous les moyens d"étouffer l'affaire.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Nhưng như nhiều người đã nói, 1 nỗ lực lớn hiện đang được thực hiện để khắc phục vấn đề.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Seperti yang orang kebanyakan bilang, ada gerakan besar untuk menekan yang sebenarnya terjadi.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Wiele osób podejrzewa, próby zatuszowania prawdy.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Но как говорили многие, предпринимаются серьезные попытки подавления.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.Но много хора казват, че съществува опит да се подтисне това, което става.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.אך כמו שאמרו רבים, יש נסיון נרחב להסתיר את מה שקורה.
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.وهناك من يقول ان هناك محاولات كثير لقمع بعض الوسائل الاعلامية التي تنقل ما يحدث هناك
Birçok insan acı gerçeklerin ortaya çıkmaması için çabalandığını söylüyor.但正如好多人所講 有人極力隱瞞事實嘅真相