çıkmam ile cümle

çıkmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.E na sua boca não se achou engano; porque são irrepreensíveis.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.És az õ szájokban nem találtatott álnokság; mert az Istennek királyiszéke elõtt feddhetetlenek.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.et dans leur bouche il ne s`est point trouvé de mensonge, car ils sont irrépréhensibles.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.In v njih ustih se ni našla laž, brez madeža so.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.그 입에 거짓말이 없고 흠이 없는 자들이더라
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.Non fu trovata menzogna sulla loro bocca; sono senza macchia
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.Och i deras mun har ingen lögn blivit funnen; de äro ostraffliga.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.og i deres Mund er der ikke fundet Løgn; thi de ere ulastelige.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.og i deres munn er ikke funnet løgn; for de er uten lyte.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.Şi în gura lor nu s'a găsit minciună, căci sînt fără vină înaintea scaunului de domnie al lui Dumnezeu.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.Tidak pernah mereka berdusta; dan tidak ada cela sedikit pun pada mereka
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.trong miệng chúng chẳng có lời nói dối nào hết, cũng không có dấu vết gì.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.trong miệng chúng chẳng có lời nói_dối nào hết , cũng không có dấu_vết gì .
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.und in ihrem Munde ist kein Falsch gefunden; denn sie sind unsträflich vor dem Stuhl Gottes.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.Y en sus bocas no se halló engaño; son sin mancha
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.Zij hebben geen leugen over hun lippen laten komen en er valt niets op hen aan te merken.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.και εν τω στοματι αυτων δεν ευρεθη δολος, διοτι ειναι αμωμοι ενωπιον του θρονου Θεου,
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.и в устах их нет лукавства; онинепорочны пред престолом Божиим.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.І в устах їх не знайшов ся підступ; вони бо непорочні перед престолом Божим.
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.ותרמית לא נמצאה בפיהם כי תמימים המה לפני כסא האלהים׃
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.وفي افواههم لم يوجد غش لانهم بلا عيب قدام عرش الله
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.在 他 們 口 中 察 不 出 謊 言 來 . 他 們 是 沒 有 瑕 疵 的
Ağızlarından hiç yalan çıkmamıştır. Kusursuzdurlar.在 他 們 口中 察 不 出 謊言來 . 他 們是沒 有 瑕疵 的
Ama daha karnın bile çıkmamış.Aber du brauchst es nicht gebären!
Ama daha karnın bile çıkmamış.Ale ani jsi nevytáhla..
Ama daha karnın bile çıkmamış. Beni sorgulamayı bırak, Jakey! Yoksa seni 6 fit kadar yeraltına gömerim!Ale ty nic nie urodzilas przestan kwestionując mnie, Jakie bo cie pochowam 6 Metrow pod Ziemia
Ama daha karnın bile çıkmamış.Mais tu ne l'as même pas en toi
Ama daha karnın bile çıkmamış.Ma non me l'hai nemmeno data
Ama daha karnın bile çıkmamış.Nhưng cô đừng có thay chủ đề
Ama daha karnın bile çıkmamış.Pero ni siquiera te has entregado
Ama daha karnın bile çıkmamış.'Wat?' 'Maar je hebt niet eens een buikje'
Ama daha karnın bile çıkmamış.Но дори не ти личи!
Ama daha karnın bile çıkmamış.מה? אבל את לא אפילו הסכמת ליחסי מין
Ama daha önce hiç karşımıza çıkmamış olan büyük bir fırsatla karşılaştığımızı belirtmeye çalışıyorum.Ich versuche jedoch anzudeuten, dass uns eine riesige Möglichkeit offen steht, die wir nie zuvor hatten.
Ama daha önce hiç karşımıza çıkmamış olan büyük bir fırsatla karşılaştığımızı belirtmeye çalışıyorum.그렇지만 저는 예전에는 없었던 전세계로 통하는 커뮤니케이션의 힘을 사용해서 세계를 다른 형태로
Ama daha önce hiç karşımıza çıkmamış olan büyük bir fırsatla karşılaştığımızı belirtmeye çalışıyorum.Mas estou a sugerir que há uma grande oportunidade aberta à nossa frente como nunca houve.
Ama daha önce hiç karşımıza çıkmamış olan büyük bir fırsatla karşılaştığımızı belirtmeye çalışıyorum.Ma sto cercando di suggerire che c'è una grande opportunità aperta che non ci è mai stata data prima.
Ama daha önce hiç karşımıza çıkmamış olan büyük bir fırsatla karşılaştığımızı belirtmeye çalışıyorum.Nhưng điều tôi đang cố nói đến là có một cơ hội lớn mở rộng với chúng ta chưa từng mở ra với ta trước đây.
Ama daha önce hiç karşımıza çıkmamış olan büyük bir fırsatla karşılaştığımızı belirtmeye çalışıyorum.Pero trato de sugerir que hay una gran oportunidad que se nos presenta, nunca antes vista.
Ama daha önce hiç karşımıza çıkmamış olan büyük bir fırsatla karşılaştığımızı belirtmeye çalışıyorum.Wat ik probeer te laten zien, is dat wij grote kansen hebben, die we nog nooit eerder hadden.
Ama daha önce hiç karşımıza çıkmamış olan büyük bir fırsatla karşılaştığımızı belirtmeye çalışıyorum.Я, однако, говорю о том, что огромные возможности, которые не были доступны ранее, доступны нам сейчас.
Ama daha önce hiç karşımıza çıkmamış olan büyük bir fırsatla karşılaştığımızı belirtmeye çalışıyorum.אבל אני מנסה להצביע על הזדמנות ענקית שנפתחת לפנינו שמעולם לא היתה שם לפני.
Ama daha önce hiç karşımıza çıkmamış olan büyük bir fırsatla karşılaştığımızı belirtmeye çalışıyorum.و لكن ما أحاول قوله هو أنه هناك فرصة عظيمة متاحة لنا الآن، لم تكن متاحة من قبل.
Ama daha önce hiç karşımıza çıkmamış olan büyük bir fırsatla karşılaştığımızı belirtmeye çalışıyorum.私たちに開けてきたと言うことを 指摘したいのです 国境を越えて対話する力によって
Amerikalılar at ve at arabalarını terk etmeleriyle Amerikalılıktan çıkmamıştır.Tampoco los norteamericanos dejaron de serlo cuando dejaron de utilizar la carreta.
Amerikalılar at ve at arabalarını terk etmeleriyle Amerikalılıktan çıkmamıştır.יותר משהאמריקני הפסיק להיות אמריקני כשוויתר על הכרכרה והסוס.
Amerikalılıktan çıkmamıştır. Etnosferin bütünlüğünü tehdit eden değişim veya teknoloji değil. Bunu yapan güç.Não é a mudaça nem a tecnologia que ameaçam a integridade da etnoesfera, é o poder, o rosto rude do domínio.
Amerikalılıktan çıkmamıştır. Etnosferin bütünlüğünü tehdit eden değişim veya teknoloji değil. Bunu yapan güç.Teknologiset muutokset eivät uhkaa etnosfäärin yhtenäisyyttä, vaan valta.
Amerikalılıktan çıkmamıştır. Etnosferin bütünlüğünü tehdit eden değişim veya teknoloji değil.Het is niet verandering of technologie die de integriteit van de etnosfeer bedreigt.
Amerikalılıktan çıkmamıştır. Etnosferin bütünlüğünü tehdit eden değişim veya teknoloji değil.Nem a változás, nem a technológia veszélyezteti az etnoszféra integritását.
Amerikalılıktan çıkmamıştır. Etnosferin bütünlüğünü tehdit eden değişim veya teknoloji değil.Nu schimbarea sau tehnologia amenință integritatea etnosferei.
Amerikalılıktan çıkmamıştır. Etnosferin bütünlüğünü tehdit eden değişim veya teknoloji değil.Не е промяната или технологията, която заплашва чистотата на етносферата.
Amerikalılıktan çıkmamıştır.미국인이기를 포기한 것이 아닙니다.
Amerikalılıktan çıkmamıştır.عندما تخلي عن الحصان والعربة
Amerikalılıktan çıkmamıştır.民俗文化圏の原理を脅かすのは
Annen çıkmama izin vermez ki.Je ne peux pas fuir. Votre mère me surveille.
Annen çıkmama izin vermez ki.Tua madre non me lo permetterā.
Annen çıkmama izin vermez ki.Tu madre no me dejará ir más allá.
Annen çıkmama izin vermez ki.Εξάλλου δε θα με αφήσει η μητέρα σου.
Annen çıkmama izin vermez ki.Твоя мать меня не выпустит.

İlgili Sayfalar