çıkma ile cümle
çıkma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sami ve Leyla yaklaşık 16 yıl önce çıkmaya başladı.Sami and Layla started dating nearly 16 years ago.
Sami, Leyla ile çıkmaya başladı.Sami started dating Layla.
Sami, Leyla'nın dışarı çıkmasını istedi.Sami wanted Layla to move out.
Sami, geniş Rus vahşi doğasında yürüyüşe çıkmayı seviyordu.Sami loved hiking in the vast Russian wilderness.
Sami suya girdi ve asla dışarı çıkmadı.Sami went into the water and never came out.
Sami asla evinden dışarı çıkmazdı.Sami would never go outside of his house.
Sami'nin sırrı açığa çıkmak üzereydi.Sami's secret was about to be exposed.
Sami sahneye çıkmaktan hoşlanıyordu.Sami liked to perform.
Ben yola çıkmak için hazır değildim.I wasn't ready to leave.
Sami dışarı çıkmak istiyordu.Sami wanted to move out.
Kanadalı bir kızla hiç çıkmadım.I've never gone out with a Canadian girl.
Hafta sonları dışarı çıkmayı mı yoksa evde kalmayı mı tercih edersin?Do you prefer going out or staying at home on weekends?
Sami asla evinden dışarı çıkmaz.Sami never goes out of his house.
Tom yarın balığa çıkmamızı önerdi.Tom suggested we go fishing tomorrow.
Tom'dan zaten erken çıkmasını rica ettim.I've already asked Tom to leave early.
Bugün erken çıkmasan iyi olur.You'd better not leave early today.
Tom daha önce hiç çıkmamıştı.Tom had never been on a date before.
Sami dışarı çıkmak istiyor.Sami wants out.
Tom'la ava çıkmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to go hunting with Tom.
Bu tür havalarda dışarı çıkmanın güvenli olduğunu düşünmüyorum.I don't think it's safe to go out in this kind of weather.
Tom ile ava çıkmak istiyorum.I want to go hunting with Tom.
Tom'un saat kaça kadar dışarı çıkmasına izin veriliyor?What time is Tom's curfew?
Tom ile çıkmaya başladım.I've started going out with Tom.
Tom'un sokağa çıkma yasağının ne zaman olduğunu biliyor musun?Do you know what time Tom's curfew is?
"Hatırlamıyor musun?" "Aklımdan çıkmadı ki.""Don't you remember?" "Only too well."
Sadece buradan çıkmam gerek.I just need to get out of here.
Buradan çıkmamızın zamanı geldi.It's time for us to get out of here.
Kesinlikle buradan çıkmanın zamanı.It's definitely time to get out of here.
Bu akşam canım dışarı çıkmak istemiyor.I don't feel like going out this evening.
Bugün yapacağımız şey yürüyüşe çıkmak.What we're going to do today is go for a walk.
Tom dışarı çıkmalı ve biraz eğlenmeli.Tom should go out and have some fun.
Dışarı çıkmak için çok soğukken ne yaparsın?What do you do when it's too cold to go outside?
Tom'un gerçekten Mary ile çıkıp çıkmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is really going out with Mary.
Çıkmaz ayın son çarşambası.When pigs fly.
Bu leke kolay çıkmaz.This stain won't come out easily.
Tom dışarı çıkmaktan korkuyor, değil mi?Tom is scared to go outside, isn't he?
Bu sabah yataktan çıkman zordu, değil mi?It was hard for you to get out of bed this morning, wasn't it?
Tom, Mary ile çıkmaktan hoşlanıyor.Tom likes going out with Mary.
Tom hâlâ seninle çıkmak istiyor.Tom still wants to go out with you.
Bu arada, Tom hâlâ seninle çıkmak istiyor.By the way, Tom still wants to go out with you.
Tom dışarı çıkmadan önce sana bir şey söyledi mi?Did Tom say anything to you before going out?
Yataktan çıkmanın zamanı geldiğini düşünmüyor musun?Don't you think it's time to get out of bed?
Sami'nin dışarı çıkması gerek.Sami should go outside.
Leyla tesettürden çıkmaya karar verdi.Layla decided to remove the hijab.
Leyla asla tesettürden çıkmayacak.Layla will never remove her hijab.
Leyla asla yeniden tesettürden çıkmayacak.Layla will never remove her hijab again.
Leyla tesettürden çıkmamaya karar verdi.Layla decided not to remove her hijab.
Sami evden çıkmadan mutlaka Ayetelkürsi okur.Sami always recites Ayat Al-Kursi before leaving the house.
Sami ihtilam olunca cünüplükten çıkmak için gecenin bir yarısı boy abdesti aldı.Sami did ghusl from janaabah in the middle of the night after having a wet dream.
Kediler baskın çıkma oyunu oynuyordu.The cats were playing dominance games.
Tom'un bütün gün sesi çıkmadı.Tom was quiet all day.
Tom sesi pek çıkmayan, ama işini tıkır tıkır yapan biri.Tom is a silent workhorse.
Tom'un buna karşı çıkmadığını biliyorum.I know Tom isn't against it.
Bugün katılmam gereken bir cenaze var, o yüzden erken çıkmak zorundayım.I have to leave early today because I have to attend a funeral.
Tom yürüyüşe çıkmaktan hoşlanır.Tom likes going for walks.
Tom omza çıkmaktan hoşlanan bir kedi.Tom is a shoulder cat.
Tom genelde odasından çıkmaz.Tom stays in his room most of the time.
İşler rayından çıkmaya başladı.Things began to spin out of control.
İşler çığırından çıkmaya başladı.Things began to spin out of control.
Çatıya çıkmak istemiyorum.I don't want to climb on the roof.