Hollanda polisinin camilere girerken ayakkabılarını çıkarttıkları gösterilir.Dutch police are shown removing their shoes before entering a mosque.
Kendi aralarında iletişim kurmak için çıkarttıkları sesler vardır.They use various calls to communicate with each other.
Formülü, değişik sayılar kullanarak uyguladık, her seferinde sayıyı iki katına çıkarttık. -And I did it for a bunch of numbers, and I just double the numbers every time.
Sol taraftan ve sağ taraftan çıkarttık.From the left handside and subtracted from the rigth handside
CAT-Scan ile beyninin prototipini çıkarttık.We prototyped by CAT-scanning the brain out of this animal.
Geçen yıl, Afganistan'dan 10.000 A.B.D. askeri çıkarttık.Last year, we removed 10,000 U.S. troops from Afghanistan.
Görünen tüm donanımı ve bunu bir arazi kabini olarak gösteren kılığı çıkarttık.We took off all the visible hardware and trim that was kind of doing the country cabin thing.
Bu yüzden 320'yi çıkarttık.That's why we subtracted 320.
Bunu çıkarttık. *We subtracted it, so let me clear it. Let me clear it over here.
Otelde tüm devreyi çıkarttık ve neredeyse yangın alarmına basıyorduk.We took out a whole circuit in the hotel and just about put on the fire alarm.
Kendi aralarında iletişim kurmak için çıkarttıkları sesler vardır.Ils émettent des sifflements pour communiquer entre eux.
Onu sudan çıkarttık.Partie hors de l'eau.
Kendi aralarında iletişim kurmak için çıkarttıkları sesler vardır.Probabilmente i suoni erano anche utilizzati dai vari individui per comunicare tra loro.
Onu sudan çıkarttık.Меня вытаскивают из воды.
Hollanda polisinin camilere girerken ayakkabılarını çıkarttıkları gösterilir.Policiais holandeses são mostrados tirando os sapatos antes de entrarem em uma mesquita.
Kendi aralarında iletişim kurmak için çıkarttıkları sesler vardır.Ze hebben een grote diversiteit aan geluiden die ze gebruiken om met elkaar te communiceren.
"Miami 2 Ibiza" grubun 2010 yılında Tinie Tempah vokaliyle çıkarttıkları 3. teklisidir."Miami 2 Ibiza" was de derde single en is gemaakt in samenwerking met Tinie Tempah.
Trickster Kidneythieves adlı endüstriyel metal grubunun 28 Temmuz 1998'de çıkarttıkları ilk albümleridir.Trickster – pierwszy studyjny album zespołu Kidneythieves, wydany 28 lipca 1998 roku.
Kendi aralarında iletişim kurmak için çıkarttıkları sesler vardır.Голос служить їм для підтримання контактів між собою в темряві.
Google Fotoğraflar May 2015 çıkarttıktan sonra, yorumcular hizmet türünün en iyileri arasında olduğunu yazdı.Při vydání Fotek Google v květnu 2015 psali recenzenti, že se jedná o nejlepší službu svého druhu.
Onu sudan çıkarttık.Pustil ho po vodě.
Fakat sonradan, ortaya çıkarttıkları eseri bir operet olarak sunmayı tercih ettiler.Később mégis inkább az epizodikus megjelenés mellett döntöttek.
1967 yılında çıkarttıkları Gonna Live Again / Watcha Gonna Do 45liği en önemli çalışmalarıdır.修理は春までに完了し、ルイビルは再び太平洋に向かい第54任務部隊に加わる。
Hollanda polisinin camilere girerken ayakkabılarını çıkarttıkları gösterilir.일본인들은 집에 들어갈 때 항상 신발을 벗는다.
Fakat sonradan, ortaya çıkarttıkları eseri bir operet olarak sunmayı tercih ettiler.Kasnije se predloži da se umjesto originalnog prikaže montirani intervju.
Grup burada ün kazandı, ve neredeyse çıkarttıkları her albüm altın platin kazandı.Piesne z albumu dosahovali najvyššie priečky hitparád a album získal Zlatú platňu.
Kendi aralarında iletişim kurmak için çıkarttıkları sesler vardır.Samamoodi kasutavad nad helisignaale omavahelises suhtluses.
Bunu çıkarttık. *Das haben wir subtrahiert, ich lösche es also. Ich lösche das hier.
Bunu çıkarttık. * *Jeg fjerner de 5 her, og jeg fjerner de 5 her. .
Bunu çıkarttık. *Kivontuk őket, tehát törlöm őket. Hadd töröljem innen, és hadd töröljem innen is.
Bunu çıkarttık. *이미 빼준 부분은 지웁니다 이부분도 지우고
Bunu çıkarttık. *Le-am scăzut, deci le voi şterge. Voi şterge aici.
Bunu çıkarttık. *Lo abbiamo sottratto, quindi fammelo cancellare. Fammi cancellare qui.
Bunu çıkarttık. *Lo restamos, así que permítanme borrarlo. Borrarlo aquí.
Bunu çıkarttık. *Nós subtraimos isso, deixe-me limpar isso Dêem me licença para limpar.
Bunu çıkarttık. *Odečetli jsme to, tak to tady smažu. A tady také.
Bunu çıkarttık. *Odjeliśmy to, więc po prostu to wytrę. Wytrę tutaj
Bunu çıkarttık. *Odpočítali sme to, takže mi to dovoľte zmazať. Dovoľte mi to zmazať tu.
Bunu çıkarttık. *Odšteli smo jih, zato jih bom izbrisal. Naj počistim vse tukaj.
Bunu çıkarttık. *On le soustrait, donc je l'efface. Laissez moi l'effacer ici.
Bunu çıkarttık. *Tο αφαιρέσαμε, οπότε επιτρέψτε μου να σβήσω. Επιτρέψτε μου να σβήσω εδώ.
Bunu çıkarttık. *Vi subtraherade det, så låt mig sudda ut det. Jag suddar här borta.
Bunu çıkarttık. *We hebben het afgetrokken, dus ik gum het gewoon weg. Ik gum het gewoon weg.
Bunu çıkarttık. *Извадихме ги, затова, нека ги изтрия Ето, трия.
Bunu çıkarttık. *Мы вычли это, так что я здесь очищу. И здесь тоже.
Bunu çıkarttık. *החסרנו את זה, אז אני אמחוק את זה תנו למחוק כאן
Bunu çıkarttık. *ونحن مطروحاً هو، لذلك اسمحوا لي أن مسحها. واسمحوا لي أن امسح فإنه أكثر من هنا.
Bunu çıkarttık. *こちらも消します。 こちらも消します。
Bu yüzden 320'yi çıkarttık.Ezért vontuk ki a 320-at.
Bu yüzden 320'yi çıkarttık.Затова разделихме на 320.
CAT-Scan ile beyninin prototipini çıkarttık.Am făcut un model al creierului acestui animal cu ajutorul tomografului.
CAT-Scan ile beyninin prototipini çıkarttık.Hicimos un prototipo del cerebro de este animal con un CAT-scanning.
CAT-Scan ile beyninin prototipini çıkarttık.이 동물의 뇌를 조사해 봤을 때 이 녀석은 고양이의 기원이 되는 동물입니다.
CAT-Scan ile beyninin prototipini çıkarttık.Lo abbiamo prototipato con una scansione CAT del cervello.
CAT-Scan ile beyninin prototipini çıkarttık.Mit CAT-Scan bildeten wir das Gehirn nach.
CAT-Scan ile beyninin prototipini çıkarttık.On a établi un prototype par tomodensitométrie du cerveau de cet animal.
CAT-Scan ile beyninin prototipini çıkarttık.Teimme CAT-skannauksella protoyypin tämän eläimen aivoista.
CAT-Scan ile beyninin prototipini çıkarttık.Vi lavede en prototype ved at CAT-skanne hjernen af dette dyr.
CAT-Scan ile beyninin prototipini çıkarttık.We maakten een prototype van de hersenen van dit dier door een CAT-scan.
CAT-Scan ile beyninin prototipini çıkarttık.Zrobiliśmy prototyp mózgu.