Bütün günahlarınızı çıkartacağım.I shall liberate you from all sins.
Bütün günahlarınızı çıkartacağım."I shall deliver you from all the sins.
Tamam, sadece onu çıkartacağım, sorun yok, sorun yok.I'll take it off.
Sizi iki adet yolculuğa çıkartacağım, benim polislik yolcuğum ve hapishane yolculuğum.I'm going to take you on two journeys, my policing journey and my prison journey.
Bunu atlatmanda sana yardım edeceğim. <i>Tamam, çıkartacağım.</i>I'll help you through this. Okay, I'll take them off.
Her 1 birim altın için 1 banknot çıkartacağım.I will issue a bank note
Bütün günahlarınızı çıkartacağım."Wahrlich, ich sage euch: Er wird ihn über alle seine Güter setzen.
Bütün günahlarınızı çıkartacağım."Ce sont eux qui vous briseront".
Bütün günahlarınızı çıkartacağım."Eu me transformo inteiramente à sua semelhança".
Bütün günahlarınızı çıkartacağım.Daardoor (10) zal alle duisternis van je wegvluchten.
Bütün günahlarınızı çıkartacağım.De skatter hver efter deres byrd.
Bütün günahlarınızı çıkartacağım."あなたがたの信念は不公正である。
Bütün günahlarınızı çıkartacağım.Да се разкае за всяко злодеяние.
Banka bonosu, kısaca banknot diyelim. Her 1 birim altın için 1 banknot çıkartacağım.Donc par exemple, pour chaque pièce d'or, je vais émettre un billet de banque.
Ben bunu ortaya çıkartacağım, ve bunu yaptığımda, sebep olabileceği muazzam boyuttaki zararı önlemiş olacağım.Dowiem się tego i gdy będę już wiedział, zapobiegnę ogromnym szkodom, jakie on mógł wyrządzić.
Ben bunu ortaya çıkartacağım, ve bunu yaptığımda, sebep olabileceği muazzam boyuttaki zararı önlemiş olacağım.Je vais m'en rendre compte, et quand ce sera fait, je vais éviter d'énormes dégâts qu'il pourrait causer.
Ben bunu ortaya çıkartacağım, ve bunu yaptığımda, sebep olabileceği muazzam boyuttaki zararı önlemiş olacağım.저는 그것을 알아낼거고, 제가 그것을 알아냈을때는, 그가 유발할 수도 있는 거대한 양의 손상을 방지할것입니다.
Ben bunu ortaya çıkartacağım, ve bunu yaptığımda, sebep olabileceği muazzam boyuttaki zararı önlemiş olacağım.Lo scoprirò, e quando l'avrò scoperto, impedirò il danno enorme che potrebbe causare".
Ben bunu ortaya çıkartacağım, ve bunu yaptığımda, sebep olabileceği muazzam boyuttaki zararı önlemiş olacağım.Saya akan cari tahu, dan bila saya tahu, saya akan mencegah kerusakan yang dapat diakibatkannya.
Ben bunu ortaya çıkartacağım, ve bunu yaptığımda, sebep olabileceği muazzam boyuttaki zararı önlemiş olacağım.Tôi sắp tìm thấy vấn đề, và khi tôi tìm thấy nó, tôi sẽ chống lại sự thiệt hại to lớn mà gã có thể gây ra
Ben bunu ortaya çıkartacağım, ve bunu yaptığımda, sebep olabileceği muazzam boyuttaki zararı önlemiş olacağım.Voi afla acel lucru, şi când îl voi afla, voi preveni un număr mare de distrugeri pe care le-ar putea cauza.
Ben bunu ortaya çıkartacağım, ve bunu yaptığımda, sebep olabileceği muazzam boyuttaki zararı önlemiş olacağım.Vou descobrir isso e, quando descobrir, vou impedir os enormes prejuízos que ele podia causar.
Ben bunu ortaya çıkartacağım, ve bunu yaptığımda, sebep olabileceği muazzam boyuttaki zararı önlemiş olacağım.Voy a averiguarlo, y cuando lo descubra, voy a evitar el enorme daño que podría causar.
Ben bunu ortaya çıkartacağım, ve bunu yaptığımda, sebep olabileceği muazzam boyuttaki zararı önlemiş olacağım.Zjistím to a až to zjistím, zabráním spoustě škod, které mohl způsobit.
Ben bunu ortaya çıkartacağım, ve bunu yaptığımda, sebep olabileceği muazzam boyuttaki zararı önlemiş olacağım.Θα το ανακαλύψω, και όταν το ανακαλύψω, Θα εμποδίσω την τεράστια καταστροφή που θα μπορούσε να προκαλέσει.
Ben bunu ortaya çıkartacağım, ve bunu yaptığımda, sebep olabileceği muazzam boyuttaki zararı önlemiş olacağım.Аз ще разкрия това и разкривайки го, ще предотвратя огромен брой вреди, които той може да нанесе.
Ben bunu ortaya çıkartacağım, ve bunu yaptığımda, sebep olabileceği muazzam boyuttaki zararı önlemiş olacağım.Я это проверю, и когда я найду подтверждение, я предотвращу огромный ущерб, который он может причинить.
Ben bunu ortaya çıkartacağım, ve bunu yaptığımda, sebep olabileceği muazzam boyuttaki zararı önlemiş olacağım.אני הולך לגלות זאת, וכאשר אגלה, אמנע נזק גדול מאוד שהוא יכל לגרום.
Ben bunu ortaya çıkartacağım, ve bunu yaptığımda, sebep olabileceği muazzam boyuttaki zararı önlemiş olacağım.سأتمكن من معرفة ذلك ، وعندما أفعل ذلك ، سأكون قادراً على منع إحداث ضررٍ كبير قد يتسبب به.
Ben bunu ortaya çıkartacağım, ve bunu yaptığımda, sebep olabileceği muazzam boyuttaki zararı önlemiş olacağım.当たっていたら 重大な損害を防ぐことになるでしょう この損害を防ぐことは大いなる便益となります
Bunu atlatmanda sana yardım edeceğim. <i>Tamam, çıkartacağım.</i>Te ayudaré a que superes esto. Esta bien, me los quitaré.
Bunu atlatmanda sana yardım edeceğim. <i>Tamam, çıkartacağım.</i>Aku akan membantumu melewati ini Baik, aku akan menanggalkannya
Bunu atlatmanda sana yardım edeceğim. <i>Tamam, çıkartacağım.</i>Je t'aiderai à passer ce cap. OK, je les enlève.
Bunu atlatmanda sana yardım edeceğim. <i>Tamam, çıkartacağım.</i>Majd én átsegítelek ezen. Oké, akkor leveszek mindent.
Bunu atlatmanda sana yardım edeceğim. <i>Tamam, çıkartacağım.</i>Pomogę ci uporać się z tym Dobra, ja je zdejmę
Bunu atlatmanda sana yardım edeceğim. <i>Tamam, çıkartacağım.</i>Te ayudaré a que superes esto. Esta bien, me los quitaré.
Bunu atlatmanda sana yardım edeceğim. <i>Tamam, çıkartacağım.</i>Ti aiuterò a superare questo momento. Okay, me li tolgo.
Bunu atlatmanda sana yardım edeceğim. <i>Tamam, çıkartacağım.</i>سأساعدك في هذا حسناً ، سأزيلهم جميعاً
Her 1 birim altın için 1 banknot çıkartacağım.저는 은행권을 발행할 예정입니다. 그래서 저는 1개의 금화당 은행권 한 장으로 단위를 정하였습니다
Her 1 birim altın için 1 banknot çıkartacağım.я выпущу банкноту.
Her 1 birim altın için 1 banknot çıkartacağım.سأصدر ورقة من البنك
Her 1 birim altın için 1 banknot çıkartacağım.ということは、1金貨を示す銀行券を発行済と。
KB: Tamam, sadece onu çıkartacağım, sorun yok, sorun yok.좋아요. 이제 출발하도록 할게요. 걱정 마세요, 괜찮아요.
KB: Tamam, sadece onu çıkartacağım, sorun yok, sorun yok.אוקיי, אני הולך להוריד אותה, הכל בסדר.
KB: Tamam, sadece onu çıkartacağım, sorun yok, sorun yok.كيث بارى: حسناً، سوف أقوم بنزعها. أنت بخير.
KB: Tamam, sadece onu çıkartacağım, sorun yok, sorun yok.アイマスクを外してくれる?
Sizi iki adet yolculuğa çıkartacağım, benim polislik yolcuğum ve hapishane yolculuğum.Elkalauzolom önöket két utazásra, a rendészeti és a börtönutamra.
Sizi iki adet yolculuğa çıkartacağım, benim polislik yolcuğum ve hapishane yolculuğum.Ich werde Sie mit auf zwei Reisen nehmen, die Reise meines Polizeidienstes und meine Reise im Gefängnis.
Sizi iki adet yolculuğa çıkartacağım, benim polislik yolcuğum ve hapishane yolculuğum.Ik neem je mee op twee tochten, mijn politietocht en mijn gevangenistocht.
Sizi iki adet yolculuğa çıkartacağım, benim polislik yolcuğum ve hapishane yolculuğum.Je vais vous faire découvrir deux expériences, mon expérience policière et mon expérience carcérale.
Sizi iki adet yolculuğa çıkartacağım, benim polislik yolcuğum ve hapishane yolculuğum.여러분을 두 개의 여정으로 안내할텐데요, 제 경찰로서의 여정과 교도소에서의 여정입니다.
Sizi iki adet yolculuğa çıkartacağım, benim polislik yolcuğum ve hapishane yolculuğum.Los voy a llevar a dar dos viajes: uno policial y otro carcelario.
Sizi iki adet yolculuğa çıkartacağım, benim polislik yolcuğum ve hapishane yolculuğum.Saya akan menceritakan dua perjalanan, perjalanan saya di kepolisian dan di penjara.
Sizi iki adet yolculuğa çıkartacağım, benim polislik yolcuğum ve hapishane yolculuğum.Tôi sẽ dẫn các bạn đi tiếp hai hành trình, là khi tôi làm cảnh sát và khi làm việc trong nhà tù.
Sizi iki adet yolculuğa çıkartacağım, benim polislik yolcuğum ve hapishane yolculuğum.Vă voi duce în două călătorii, călătoria mea în poliţie şi călătoria mea în închisoare.
Sizi iki adet yolculuğa çıkartacağım, benim polislik yolcuğum ve hapishane yolculuğum.Vezmem vás na dve cesty, moju cestu v polícii a moju cestu vo väzení.
Sizi iki adet yolculuğa çıkartacağım, benim polislik yolcuğum ve hapishane yolculuğum.Vezmu vás na dvě cesty, moji cestu v policii a moji cestu ve vězení.
Sizi iki adet yolculuğa çıkartacağım, benim polislik yolcuğum ve hapishane yolculuğum.Vi porterò a fare due viaggi, il mio viaggio nella polizia e il mio viaggio in prigione.
Sizi iki adet yolculuğa çıkartacağım, benim polislik yolcuğum ve hapishane yolculuğum.Vou levá-los em duas viagens, a do policiamento e a da prisão.
Sizi iki adet yolculuğa çıkartacağım, benim polislik yolcuğum ve hapishane yolculuğum.Zabiorę was w dwie podróże, policyjną oraz więzienną.