Çamaşır makinesi tuhaf bir ses çıkartıyor.The washing machine is making a strange sound.
Dizin sana hiç sorun çıkartıyor mu?Have your knees been giving you any problems?
Tom'u buradan çıkartıyorum.I'm getting Tom out of here.
Tom Boston'da çok iyi iş çıkartıyor.Tom is doing very well in Boston.
Tom elbiselerini çıkartıyor.Tom is unpacking his clothes.
Sami kurbanlarını insanlıktan çıkartıyordu.Sami dehumanized his victims.
Telefon Lumia Denim'i kutudan çıkartıyor ve Lumia Selfie ile önceden kurulmuş olarak geliyor.The phone offers Lumia Denim out of the box and comes pre-installed with Lumia Selfie.
Bu da taktiksel bir sorun ortaya çıkartıyordu.It also serves a tactical purpose.
En azından uzun vadede kendimi iyi hissetmemi sağladı,... ...Kendini ortaya çıkartıyor.I'm encouraged by that. At least it makes me feel like, to some extent, it is becoming self-evident.
Bir zooplankton ağını bir millik bir alanda taramak aşağıdaki örnekleri ortaya çıkartıyor.Trawling a zooplankton net on the surface for a mile produces samples like this.
Banka, aktif için 100 lira ödetiyor ve aktifi bilanço tablosundan çıkartıyor. -Take it off their balance sheet. And then they're sitting with $100 cash.
Onları çıkartıyorsunuz, bir kaba koyuyorsunuz, süt üretmiyorlar.So you take them out, you put them in a dish, they don't make milk.
Taşları ters yüz etmek bir böcekle boğuşan bu yengeç örümceğini ortaya çıkartıyor.Turning rocks over revealed this crab spider grappling with a beetle.
Herşeyi alakalı olana indirgiyor, ve alakasız olan herşeyi çıkartıyor.It reduces everything down to what's relevant and it discards everything that's not relevant.
İşte tam burada da anayasanın taslağını çıkartıyorlar.They're charted to draft the constitution up there.
Hangi yoldan yaparsanız yapın; 78.29'dan 20'yi çıkartıyorsunuz.Either way you do it, 78.29 minus 20.
Bundan -16 çıkartıyoruzYou're sub... from that you're subtracting -16.
İşte burada, yara bandını çıkartıyoruz.Here you are, pulling off the Band-Aid.
İnsanlar temel olarak gerçek benliklerini ortaya çıkartıyorlar.They're bringing themselves.
Sadece bu negatifi çıkartıyorum.I'm just taking this negative out.
40 ve 2 yi çıkartıyoruz.So we're subtracting 40, and we're subtracting 2.
Onlar, İsa'yı da isyan çıkartıyor diye suçlamışlardı.They charged Jesus with sedition.
Verdiğimiz ilaçları çıkartıyor.She throws up her medication.
Üniformasını çıkartıyor.He takes his uniform off.
Ve belki ancak çıkartıyorsunuzdur ama burada bir kulübe var.And you barely might be able to make out this hut here.
Şu anda denklemin iki tarafından 140 çıkartıyorum. .So I'm just subtracting 140 from both sides of this equation.
Onaltı ekliyorum çıkartıyorum 0 eklemiş oldum.I'm adding a 16, subtracting a 16. I've added a 0.
Durum onlarda ne ortaya çıkartıyor?What does the situation bring out of them?
Şimdi bu hesaplamalar için hesap makinesini çıkartıyoruz. . .And now we can get the calculator out. OK. So let's see.
Evet, bu denklemin her iki tarafından da 5 çıkartıyoruz.Well, you're subtracting 5 from both sides of this equation.
Ürün elde edilmeye hazır olduğunda, onu banyodan çıkartıyor ve soğuk, sabunlu suyla yıkıyorsunuz.And when it's ready to harvest, you take it out of the bath and you wash it in cold, soapy water.
1 tane 36 eşittir 36 ve sonra çıkartıyorsunuz.1 times 36 is 36, and then you subtract.
Zirvede, kaplumbağalar sadece özgürlüğün tadını çıkartıyorlar.On the top, the turtles are just enjoying freedom.
Bu bir gider olduğu için bunu negatif sayı olarak yazıyoruz ve brüt kardan çıkartıyoruz.And I'll write it as a negative number because we're going to subtract it from the gross profit.
ÇÇ düzenlemesi toplulukta sorun çıkartıyorsa, hizmetliler ilgili hesapları engelleyebilir.If COI editing causes disruption, an administrator may opt to place blocks on the involved accounts.
Yılın son güzel günlerinin keyfini çıkartıyoruz.Wir genießen die letzten schönen Tage in diesem Jahr.
Onu yanlış tercüme ediyorlar ya da yanlış betimliyorlar ya da farklı anlamlar çıkartıyorlar.Ils ont des réactions différentes, soit ils la huent, soit ils se montrent compréhensifs.
Bu da taktiksel bir sorun ortaya çıkartıyordu.Mais il se présentait un problème théologique.
1981 yılında Çerkasova'nın boyu oldukça uzamıştı ve bu ikiliye kaldırışlarda zorluk çıkartıyordu.En 1972, Kortchnoï fumait toujours beaucoup et ses tempes commençaient à grisonner.
Bu da programın motive edici yönünü ortaya çıkartıyor.Esto nos da una impresión general del proyecto.
Yürüyen aksamı bazen büyük sorunlar çıkartıyordu.Gli spostamenti percorsi sono a volte davvero notevoli.
Bu da taktiksel bir sorun ortaya çıkartıyordu.Также это приводило к тактическим неудобствам.
Ayrıca Los Deportes adlı bir dergi çıkartıyordu.Гампер также помогал издавать журнал «Los Deportes».
Yürüyen aksamı bazen büyük sorunlar çıkartıyordu.Brandpunts kritische aanpak leidde soms tot grote problemen.
Niye dilini çıkartıyorsun?Waarvoor moet je je tong uitsteken?
Ayrıca Los Deportes adlı bir dergi çıkartıyordu.Han hjälpte även till att starta en tidning som hette Los Deportes.
Bu da taktiksel bir sorun ortaya çıkartıyordu.Detta påverkade taktiska överväganden.
Bu da taktiksel bir sorun ortaya çıkartıyordu.Dar și aceasta era o tactică.
Yürüyen aksamı bazen büyük sorunlar çıkartıyordu.Az érintett bőrfelületek időnként erősen viszkethetnek.
Onu yanlış tercüme ediyorlar ya da yanlış betimliyorlar ya da farklı anlamlar çıkartıyorlar.Fordítása tartalmilag pontatlan, a nehezen érthető szavakat kihagyja, vagy homállyal hidalja át.
Ayrıca Los Deportes adlı bir dergi çıkartıyordu.Hän oli La Marseillaise -nimisen lehden toimittaja.
Yürüyen aksamı bazen büyük sorunlar çıkartıyordu.Som kritiker øvede han til tider betydelig indflydelse.
Bu da programın motive edici yönünü ortaya çıkartıyor.Chính điều này tạo ra tính linh hoạt của máy bay.
Telefon Lumia Denim'i kutudan çıkartıyor ve Lumia Selfie ile önceden kurulmuş olarak geliyor.Chiếc điện thoại được cài đặt sẵn bản cập nhật Lumia Denim cùng với ứng dụng Lumia Selfie.
Bu da taktiksel bir sorun ortaya çıkartıyordu.このことは重要な戦術的意味合いがあった。
Şimdilerde “Deliler Teknesi Sanat ve Edebiyat Dergisi”ni çıkartıyor.この頃に「劇的芸術と文学を出版。
Yürüyen aksamı bazen büyük sorunlar çıkartıyordu.氣球有時會造成較大的麻煩。
Telefon Lumia Denim'i kutudan çıkartıyor ve Lumia Selfie ile önceden kurulmuş olarak geliyor.이 전화는 Lumia Denim을 제공하며 루미아 셀피가 미리 탑재되어 있다.
Yara sarılana kadar oyuncu acı içinde sesler çıkartıyor ve diğer oyuncular tarafından bu ses duyulabiliyor.Въпреки че кандидатите носят слушалки, е възможно да се чува шума от речта на останалите участници.
Bu da taktiksel bir sorun ortaya çıkartıyordu.Bila je to taktička greška.