İlk isyanlarını 1449'da, daha fazla maaş isteyip çıkarmışlardır.In 1449 they revolted for the first time, demanding higher wages, which they obtained.
Mısırlılar aynı zamanda ilâhi adlara daha fazla anlam veren düzmece etimolojiler de çıkarmışlardır.The Egyptians also devised false etymologies giving more meanings to divine names.
Ayrıca 2014 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde 6 milletvekili çıkarmışlardır.They also lost their Scottish MEP at the 2014 European Elections.
Ve bu ana kadar 5 albüm ve 12 video klip çıkarmışlardır.Since then Hague has made 15 albums and a video.
Dört Endonezce ve bir Türkçe albüm çıkarmışlardır.They have released five Indonesian albums and one Turkish album.
Birileri beni yere yatırmışlar, çoraplarımı çıkarmışlardı.I went upstairs and stripped all my clothes off.
Duydum ki yeni bir şey çıkarmışlar -- milyon kere daha hızlı benim telefonumdan.I've heard there's something new -- a million times more rad than my phone.
Bu yüzden bizim için sıfırı çıkarmışlar.So it's going to be negative 2 cosine of x.
Buna karşın gazeteciler bu üç gün Basın gazetesini çıkarmışlardır.Sofort geben die beiden eine neue Ausgabe der Zeitung in Druck.
Bu sirada She Looks So Perfect adlı EP'lerini çıkarmışlardır.Die Septuaginta überliefert davon abweichend den Namen Ιαβι Iabi.
Böylelikle yeni bir fenotip ortaya çıkarmışlardır.Un nouveau phénomène apparaît au sein de cette dernière.
Birileri beni yere yatırmışlar, çoraplarımı çıkarmışlardı.Je suis monté à l'étage et ai enlevé mes vêtements.
Birileri beni yere yatırmışlar, çoraplarımı çıkarmışlardı.Ella recogió flores, subí y me quite mis ropas.
İlk isyanlarını 1449'da, daha fazla maaş isteyip çıkarmışlardır.Nel 1449 si ribellarono per la prima volta, chiedendo e ottenendo paghe più alte.
Film çekimi sırasında yapım ekibi Belize'de bir set kurarken, eski bir tapınağı ortaya çıkarmışlardır.Во время сооружения декораций для фильма съёмочная группа обнаружила древний храм майя.
Buna karşın gazeteciler bu üç gün Basın gazetesini çıkarmışlardır.Во всяком случае, все эти три лица были в этом году сотрудниками журнала.
Mısırlılar aynı zamanda ilâhi adlara daha fazla anlam veren düzmece etimolojiler de çıkarmışlardır.Os egípcios também criaram falsas etimologias, dando mais significado aos nomes divinos.
1997 yılında Mesaj albümünü çıkarmışlardır.Zij brachten in 1997 een album uit.
1997 yılında ilk debut albümleri olan Somber Eyes to The Sky'ı çıkarmışlardır.Deras första album, Somber Eyes to the Sky, gavs ut 1997.
Ayrıca 2014 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde 6 milletvekili çıkarmışlardır.Kromě toho má strana od voleb v roce 2014 také tři zástupce v Evropském parlamentu.
Ve bu ana kadar 5 albüm ve 12 video klip çıkarmışlardır.De atunci a lansat încă 5 albume și 20 de videoclipuri.
İlk isyanlarını 1449'da, daha fazla maaş isteyip çıkarmışlardır.1449-ben lázadtak fel először jobb béreket követelve, amit meg is kaptak.
2014 yılında Four isimli dördüncü stüdyo albümlerini çıkarmışlardır.A következő évben jelent meg a Négy című negyedik stúdióalbum.
Ve bu ana kadar 5 albüm ve 12 video klip çıkarmışlardır.Eddig két albuma, hat kislemeze és öt videoklipje jelent meg.
İlk çalışmaları tekli (single) albümleri "5,6,7,8" 'yi 1997'de çıkarmışlardır.Yhtye julkaisi ensimmäisen singlensä "5,6,7,8" kesällä 1997.
Çıkış tarihinden itibaren birçok EP albümler çıkarmışlardır.He ovat julkaisseet useita EP-levyjä.
Böylelikle yeni bir fenotip ortaya çıkarmışlardır.Για παράδειγμα, ας υποθέσουμε ότι ένα νέο φυσικό φαινόμενο έχει ανακαλυφθεί.
Living Things albümünü 26 Haziran 2012'de çıkarmışlardır.Ο επόμενος δίσκος τους, Living Things, κυκλοφόρησε στις 26 Ιουνίου 2012.
2015 yılında ise yeni albümlerini çıkarmışlardır.Tahun 2015, Bunga membuat album terbaru.
Ayrıca 2014 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde 6 milletvekili çıkarmışlardır.また、2014年欧州議会議員選挙では1議席を獲得している。
Birileri beni yere yatırmışlar, çoraplarımı çıkarmışlardı.私は2階へ行き、すべての着衣を脱ぎました。
1997 yılında Mesaj albümünü çıkarmışlardır.1997年にはアルバムを発表した。
Ardından ilk EP'leri olan "Where Do You Run"'ı 2015'in Eylül ayında çıkarmışlardır.他们在2015年9月发布了首张EP《Where Do You Run》。
Ayrıca 2014 Avrupa Parlamentosu seçimlerinde 6 milletvekili çıkarmışlardır.最终,该联盟在2014年欧洲议会选举中赢得了6个席位。
İlk isyanlarını 1449'da, daha fazla maaş isteyip çıkarmışlardır.מרידתם הראשונה הייתה ב-1449 בדרישה לשכר גבוה יותר, שנענתה על ידי השלטונות.
Ve bu ana kadar 5 albüm ve 12 video klip çıkarmışlardır.הוציא עד היום 5 דיסקים וכן DVD.
Kalan Müzik plak şirketinden iki albüm çıkarmışlardır.לשוק המוזיקה יצאו שתי גרסאות של האלבום.
Birileri beni yere yatırmışlar, çoraplarımı çıkarmışlardı.הם התחילו לגזור את בגדי ולתקוע בי מחטים.
Kliple beraber 96 sayfalık dergi çıkarmışlardır.Обемът на списанието е 96 страници.
Birileri beni yere yatırmışlar, çoraplarımı çıkarmışlardı.Mjesto je bilo krcato Amerikancima koji su skinuli gaće.
Living Things albümünü 26 Haziran 2012'de çıkarmışlardır.Living Things bude vydaný 26. júna 2012.
Yurtseven Kardeşler olarak 1985 ve 1987 yıllarında 2 amatör albüm çıkarmışlardır.Med letoma 1985 in 1987 so izdali dva amaterska albuma.
İlk isyanlarını 1449'da, daha fazla maaş isteyip çıkarmışlardır.1449 m. janyčarai sukilo pirmą kartą reikalaudami padidinti algas, kas ir buvo padaryta.
Bu yüzden bizim için sıfırı çıkarmışlar.And that's why they just took it out of there for us.
Bu yüzden bizim için sıfırı çıkarmışlar.Mas vamos apenas descobrir o que essa derivada é para todos os outros valores para x.
Bu yüzden bizim için sıfırı çıkarmışlar.وهذا السبب وراء أخذوا من مجرد الخروج من هناك بالنسبة لنا.
Duydum ki yeni bir şey çıkarmışlar -- milyon kere daha hızlı benim telefonumdan.Am auzit ca exista ceva nou - de un milion de ori mai impresionant, mai uluitor decat telefonul meu.
Duydum ki yeni bir şey çıkarmışlar -- milyon kere daha hızlı benim telefonumdan.Ho sentito che c'e' qualcosa di nuovo-- un milione di volte più figo, più figo del mio telefono.
Duydum ki yeni bir şey çıkarmışlar -- milyon kere daha hızlı benim telefonumdan.Ich habe gehört, dass es eine neues Handy gibt, das Millionen Mal genialer ist als mein Handy.
Duydum ki yeni bir şey çıkarmışlar -- milyon kere daha hızlı benim telefonumdan.Ik heb gehoord dat er iets nieuws is -- een miljoen keer vetter dan mijn mobiel.
Duydum ki yeni bir şey çıkarmışlar -- milyon kere daha hızlı benim telefonumdan.J'ai entendu qu'il y a du nouveau -- un million de fois mieux, mieux que mon portable.
Duydum ki yeni bir şey çıkarmışlar -- milyon kere daha hızlı benim telefonumdan.내 핸드폰보다, 백만배는 더 좋은 내 핸드폰보다, 백만배는 더 좋은 새 핸드폰이 나온대요.
Duydum ki yeni bir şey çıkarmışlar -- milyon kere daha hızlı benim telefonumdan.Oí que hay algo nuevo: un millón de veces más impresionante, más tremendo que mi teléfono.
Duydum ki yeni bir şey çıkarmışlar -- milyon kere daha hızlı benim telefonumdan.Tôi nghe nói có thứ gì đó mới ra mắt -- mà được khen ngợi gấp triệu lần so với điện thoại của tôi
Duydum ki yeni bir şey çıkarmışlar -- milyon kere daha hızlı benim telefonumdan.Слышал я, есть что-то новенькое - в разы больше чем радио, болше радио чем мой телефон.
Duydum ki yeni bir şey çıkarmışlar -- milyon kere daha hızlı benim telefonumdan.שמעתי על חידוש -- מליון מונים יותר מגניב משלי.
Duydum ki yeni bir şey çıkarmışlar -- milyon kere daha hızlı benim telefonumdan.سمعت ان هناك شيئ جديد اكثر روعة بملايين المرات من هاتفي
Duydum ki yeni bir şey çıkarmışlar -- milyon kere daha hızlı benim telefonumdan.新製品があるって聞いたぞ わたしもカルト入りだ
Forma Meydanı ekibi... ...sorunlar ve kazanımları dile getirme konusunda iyi iş çıkarmışlar.저지스퀘어의 팀의 경우를 보면 고충과 편익에 대해 잘 설명하고 있어요
Forma Meydanı ekibi... ...sorunlar ve kazanımları dile getirme konusunda iyi iş çıkarmışlar.وعندما نرى فريق جيرزي سكوير، فإنهم أدوا عملاً رائعًا عندما تحدثوا