çıkarlar ile cümle
çıkarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Watch sahneden çıkarlar diğerleri]- [Elmennek mások a Watch.]
Watch sahneden çıkarlar diğerleri]- [. Exeunt anderen van het horloge]
Watch sahneden çıkarlar diğerleri]- [. Exeunt andere von der Watch]
Watch sahneden çıkarlar diğerleri]- [. Exeunt drugih, Watch]
Watch sahneden çıkarlar diğerleri]- [. Exeunt innych Straży]
Watch sahneden çıkarlar diğerleri]- [Exeunt những người khác Xem]
Watch sahneden çıkarlar diğerleri]-- [. Exeunt غيرها من ووتش]
Watch sahneden çıkarlar diğerleri]- [. Lain Exeunt dari Watch]
Watch sahneden çıkarlar diğerleri]- [. Odejdou jiní hodinky]
Watch sahneden çıkarlar diğerleri]- [. Odídu iní hodinky]
Watch sahneden çıkarlar diğerleri]- [. Outros Saem do relógio]
Watch sahneden çıkarlar diğerleri]- [poistuvat muut Watch.]
Watch sahneden çıkarlar diğerleri]- [. Salen otros del Reloj]
Watch sahneden çıkarlar diğerleri]- [. Εξέρχομαι άλλοι του ρολογιού]
Watch sahneden çıkarlar diğerleri]Изнесе много театрално други на часовника]
Watch sahneden çıkarlar diğerleri]- [. Уходят другие часы]
Watch sahneden çıkarlar diğerleri]- [. לאחרים Exeunt המשמר]
Yakında çıkarlar.He pääsevät pian pois.
Yakında çıkarlar.Men de kommer snart ud.
Yakında çıkarlar.Men de kommer ut snart.
Yakında çıkarlar.Não tarda, saem daqui.
Yakında çıkarlar.Niedługo wyjdą.
Yakında çıkarlar.Saldrán pronto.
Yakında çıkarlar.Saranno presto rilasciati.
Yakında çıkarlar.Θα βγουν σύντομα.
Yakında çıkarlar.Вскоре их выпустят.
Yani, kendi çıkarları için en iyisi olduğunu düşüdüklerini yapmaya çalışırlar.Adică, pur şi simplu încearcă să facă ceea ce cred că este în interesul lor.
Yani, kendi çıkarları için en iyisi olduğunu düşüdüklerini yapmaya çalışırlar.C'est à dire, ils essaient simplement de faire ceux qu'ils pensent être dans leur meilleur intérêt.
Yani, kendi çıkarları için en iyisi olduğunu düşüdüklerini yapmaya çalışırlar.Das bedeutet, sie versuchen einfach das zu tun, was ihrer Meinung nach in ihrem Interesse liegt.
Yani, kendi çıkarları için en iyisi olduğunu düşüdüklerini yapmaya çalışırlar.Dat wil zeggen dat ze proberen gewoon dat te doen waarvan ze denken dat het in hun eigen belang is.
Yani, kendi çıkarları için en iyisi olduğunu düşüdüklerini yapmaya çalışırlar.Đó là, họ chỉ làm những thứ có lợi nhất cho cá nhân họ.
Yani, kendi çıkarları için en iyisi olduğunu düşüdüklerini yapmaya çalışırlar.Esto es, ellos sólo tratan de hacer lo que piensan que es en su beneficio.
Yani, kendi çıkarları için en iyisi olduğunu düşüdüklerini yapmaya çalışırlar.Il che significa che cercano di fare quello che a loro giudizio è nel loro interesse.
Yani, kendi çıkarları için en iyisi olduğunu düşüdüklerini yapmaya çalışırlar.즉, 그들은 자신들에게 최선의 이익이라고 생각하는 것을 하고자 당연히 노력합니다.
Yani, kendi çıkarları için en iyisi olduğunu düşüdüklerini yapmaya çalışırlar.To znaczy, że próbują robić to, co, według nich, leży w ich interesie.
Yani, kendi çıkarları için en iyisi olduğunu düşüdüklerini yapmaya çalışırlar.To znamená, že se snaží udělat to, co považují za svůj vlastní zájem.
Yani, kendi çıkarları için en iyisi olduğunu düşüdüklerini yapmaya çalışırlar.Так и есть, они просто пытаются делать то, что они думают, наиболее выгодно для них.
Yani, kendi çıkarları için en iyisi olduğunu düşüdüklerini yapmaya çalışırlar.Тоест, те просто се опитват да правят онова, което смятат, че е в техен най-добър интерес.
Yani, kendi çıkarları için en iyisi olduğunu düşüdüklerini yapmaya çalışırlar.כלומר, הם בסה"כ מנסים לעשות את מה שהם חושבים שיביא להם את התועלת הרבה ביותר.
Yani, kendi çıkarları için en iyisi olduğunu düşüdüklerini yapmaya çalışırlar.ذلك إنه , إنهم يحاولون فقط أن يفعلوا ما يعتقدونه أنه في صالحهم الشخصي .
Yani, kendi çıkarları için en iyisi olduğunu düşüdüklerini yapmaya çalışırlar.一貫してやろうとするのです ここで 人が自分の欲望を満たすために
Yani peşinde olduğumuz çıkarlar bunlar.Ce sont les enjeux que nous poursuivons.
Yani peşinde olduğumuz çıkarlar bunlar.Das sind also die Einsätze, die wir anstreben.
Yani peşinde olduğumuz çıkarlar bunlar.Dat is waar we voor gaan.
Yani peşinde olduğumuz çıkarlar bunlar.Deci cam acestea sunt mizele pe care le urmărim.
Yani peşinde olduğumuz çıkarlar bunlar.Este tipo de cosas son las que están en juego.
Yani peşinde olduğumuz çıkarlar bunlar.이것이 우리가 추구하는 바입니다
Yani peşinde olduğumuz çıkarlar bunlar.Questi sono gli straordinari risultati che vogliamo raggiungere.
Yani peşinde olduğumuz çıkarlar bunlar.Sehingga itulah jenis saham yang kami incar.
Yani peşinde olduğumuz çıkarlar bunlar.Takže toto je zde v sázce.
Yani peşinde olduğumuz çıkarlar bunlar.To są wielkości stawek, do których dążymy.
Yani peşinde olduğumuz çıkarlar bunlar.Αυτό διακυβεύεται.
Yani peşinde olduğumuz çıkarlar bunlar.Ето това са нещата, които преследваме.
Yani peşinde olduğumuz çıkarlar bunlar.Именно к этому мы и стремимся.
Yani peşinde olduğumuz çıkarlar bunlar.ב 25 השנים הבאות בלבד. אז זה סוג ההימור מולו אנו עומדים.
Yani peşinde olduğumuz çıkarlar bunlar.هذه هي أهدافنا التي نجري ورائها ؟
Yani peşinde olduğumuz çıkarlar bunlar.しかし、天然痘の根絶は困難でした。
Yani " ya Britanya ve Britanyalılar'ın çıkarları, ya da dünyanın herhangi bir yerinde yaşayan insanlar?"이익이나 세계시민들의 이익중 하나를 택해야만 할 때 어떻게 하시겠습니까?
Yani " ya Britanya ve Britanyalılar'ın çıkarları, ya da dünyanın herhangi bir yerinde yaşayan insanlar?"Nagy-Britannia érdeke, a britek érdeke, vagy a más országok polgárainak érdeke között? GB:
Yani " ya Britanya ve Britanyalılar'ın çıkarları, ya da dünyanın herhangi bir yerinde yaşayan insanlar?"שהיא או לטובתה של בריטניה, לטובתם של הבריטים, או לטובת אזרחים ברחבי העולם?