çıkarlar ile cümle

çıkarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Siyaset biraz profan, biraz da kişisel çıkarlara hitap ediyor. Ama aynı zamanda da kutsallıkla ilgili.Отчасти е светска, отчасти користна, но политиката е и свята.
Siyaset biraz profan, biraz da kişisel çıkarlara hitap ediyor. Ama aynı zamanda da kutsallıkla ilgili.Политика отчасти примитивна, отчасти эгоистична, но также она и о духовности.
Siyaset biraz profan, biraz da kişisel çıkarlara hitap ediyor."정치는 다소 불경스러울수 있습니다. 어쩌면 사적이익과 관련되 있을 수도 있습니다."
Siyaset biraz profan, biraz da kişisel çıkarlara hitap ediyor.פוליטיקה היא בחלקה חילונית, עוסקת באינטרסים עצמיים,
Siyaset biraz profan, biraz da kişisel çıkarlara hitap ediyor.جزءٌ من السياسةُ يعتبر مُدنّساً ، جزءٌ منها يمثل الرغبات الأنانية ،
Siyaset biraz profan, biraz da kişisel çıkarlara hitap ediyor.政治は聖に関するものでもあるのです。
Sizce sadece kişisel çıkarları için mi oradalar?Acham que elas estão à procura do seu interesse pessoal?
Sizce sadece kişisel çıkarları için mi oradalar?Bạn có cho rằng họ ở đó là để theo đuổi mục đích cá nhân không?
Sizce sadece kişisel çıkarları için mi oradalar?Credeţi că sunt acolo pentru a-şi urmări vreun interes personal?
Sizce sadece kişisel çıkarları için mi oradalar?¿Creen que están aquí por interés personal?
Sizce sadece kişisel çıkarları için mi oradalar?Czy uważacie, że dbają o własne korzyści?
Sizce sadece kişisel çıkarları için mi oradalar?Denk je dat ze hun eigen belangen najagen?
Sizce sadece kişisel çıkarları için mi oradalar?Est-ce que vous pensez qu'ils sont là à poursuivre leurs intérêts personnels ?
Sizce sadece kişisel çıkarları için mi oradalar?Glauben Sie, dass sie ihr eigenes Interesse verfolgen?
Sizce sadece kişisel çıkarları için mi oradalar?Gondolják, hogy önös érdekeiket hajszolják?
Sizce sadece kişisel çıkarları için mi oradalar?여기 이사람들이 자신의 이익 때문에 여기 있다고 생각하세요?
Sizce sadece kişisel çıkarları için mi oradalar?Myslíte, že sledují své osobní zájmy?
Sizce sadece kişisel çıkarları için mi oradalar?Pensate che stiano lì a difendere i propri interessi?
Sizce sadece kişisel çıkarları için mi oradalar?Πιστεύετε ότι κυνηγούν την ιδιοτέλεια;
Sizce sadece kişisel çıkarları için mi oradalar?Думаете, они преследуют свои собственные интересы?
Sizce sadece kişisel çıkarları için mi oradalar?Смятате ли, че са там заради собствените си интереси?
Sizce sadece kişisel çıkarları için mi oradalar?האם אתם חושבים שהם שם כדי לדאוג לאינטרסים שלהם?
Sizce sadece kişisel çıkarları için mi oradalar?هل تظنون أنهم هناك للسعي وراء أهدافهم الشخصية ؟
Sizce sadece kişisel çıkarları için mi oradalar?追求していると思われますか? あるいは、彼らは、社会的な利益を追求し、
Sonra da denizin derinliklerine yine inip, yukarı, aşağı, yukarı, aşağı çıkarlar.그리고 다시 물속으로 돌아가고 다시 올라 오고 내려가기를 반복하죠
Sonra da denizin derinliklerine yine inip, yukarı, aşağı, yukarı, aşağı çıkarlar.Lá em baixo, atingem uma camada: chama-se a "camada profunda de dispersão".
Sonra da denizin derinliklerine yine inip, yukarı, aşağı, yukarı, aşağı çıkarlar.ואז לצלול שוב למעמקים, ולשחות למעלה למטה ולמעלה ולמטה.
Sonra da denizin derinliklerine yine inip, yukarı, aşağı, yukarı, aşağı çıkarlar.ويغرق ثم مرة أخرى في العمق ، وتذهب صعودا وهبوطا وصعودا وهبوطا.
Sonra da denizin derinliklerine yine inip, yukarı, aşağı, yukarı, aşağı çıkarlar.深海音波散乱層という食べ物がたくさんいる
Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.Kết quả gần với những gì họ quan tâm nhất có thể.
Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.자신들의 이익과 근접하길 원합니다.
Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.Биха искали резултат, възможно най-близък до интересите им.
Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.קרובה ככל האפשר לתוצאה בה הם מעוניינים.
Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.من ما يفكرون بشأنه , علي قدر المستطاع .
Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.また 彼らには出世欲があるので 結果を自分の手柄にしたがります
Sonucu önemsereler. Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.Chcą osiągnąć wynik na tyle bliski temu, o co im chodzi, jak to możliwe.
Sonucu önemsereler. Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.Chtějí daný výsledek podle toho, co si sami nejvíce přejí.
Sonucu önemsereler. Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.- Le résultat, ils voudraient un résultat aussi proche que possible de ce qui les intéressent.
Sonucu önemsereler. Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.Les gustaría un resultado lo mas cercano posible a lo que ellos están interesados.
Sonucu önemsereler. Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.Primo che l'esito della decisione sia il più vicino possibile a ciò che vogliono
Sonucu önemsereler. Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.Şi-ar dori un rezultat cât mai apropiat de ceea ce îi interesează, pe cât posibil.
Sonucu önemsereler. Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.Sie möchten das Ergebnis so weit wie möglich an das heranbringen, was sie interessiert.
Sonucu önemsereler. Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.Ze willen een resultaat zo dicht mogelijk bij dat wat ze zelf willen.
Sonucu önemsereler. Sonucun, mümkün olduğu kadar kendi çıkarlarına yakın bir sonuç olmasını isterler.Они хотели бы, чтобы результат был как можно ближе к их интересам.
Ticaretin gelişmesi, Birlik çıkarlarına aykırıolacak ölçüde etkilenmemelidir.Jeżeli stwierdzi, że doszło do naruszenia, proponuje środki właściwe do jego zaprzestania.
Ticaretin gelişmesi, Birlik çıkarlarına aykırıolacak ölçüde etkilenmemelidir.Kaupan kehitykseen ei saa vaikuttaa tavalla,joka on ristiriidassa unionin etujen kanssa.
Ticaretin gelişmesi, Birlik çıkarlarına aykırıolacak ölçüde etkilenmemelidir.Udviklingen af samhandelen må ikke påvirkes i et omfang, der strider mod Unionens interesse.
Ticaretin gelişmesi, Birlik çıkarlarına aykırıolacak ölçüde etkilenmemelidir.Развитието на търговията не трябва да бъде засягано в степен, противоречаща с интересите на Съюза.
Ticari sırlara değil, dürüstlüğe... ...ve ticari çıkarlara değil, insanlara inanıyoruz.Acreditamos que o secretismo é atropelado por honestidade, e os interesses empresariais pela comunidade.
Ticari sırlara değil, dürüstlüğe... ...ve ticari çıkarlara değil, insanlara inanıyoruz.Credem că lucrurile secrete trebuiesc învinse de onestitate, și interesele corporatiste de către comunitate.
Ticari sırlara değil, dürüstlüğe... ...ve ticari çıkarlara değil, insanlara inanıyoruz.Creemos que la honestidad triunfa sobre el secretismo, y la comunidad sobre los intereses corporativos.
Ticari sırlara değil, dürüstlüğe... ...ve ticari çıkarlara değil, insanlara inanıyoruz.Kami percaya bahwa kerahasiaan dikalahkan oleh kejujuran, dan komunitas di atas kepentingan korporasi.
Ticari sırlara değil, dürüstlüğe... ...ve ticari çıkarlara değil, insanlara inanıyoruz.Ker je poštenost pred tajnostjo in ker nam družba pomeni več kot interesi podjetij.
Ticari sırlara değil, dürüstlüğe... ...ve ticari çıkarlara değil, insanlara inanıyoruz.우리는 정직함으로 얻어지는 비밀과 커뮤니티에 의한 이익을 중요시 합니다.
Ticari sırlara değil, dürüstlüğe... ...ve ticari çıkarlara değil, insanlara inanıyoruz.Úgy gondoljuk a titkosságnál fontosabb az őszinteség, és a vállalati érdekeknél pedig a közösség.
Ticari sırlara değil, dürüstlüğe... ...ve ticari çıkarlara değil, insanlara inanıyoruz.Uskomme, että rehellisyys voittaa salailun ja yhteisö yhtiötavoitteet.
Ticari sırlara değil, dürüstlüğe... ...ve ticari çıkarlara değil, insanlara inanıyoruz.Wierzymy, że skrytość przegrywa ze szczerością, a dobro korporacji jest mniej ważne niż dobro społeczności.
Ticari sırlara değil, dürüstlüğe... ...ve ticari çıkarlara değil, insanlara inanıyoruz.Wij geloven dat eerlijkheid boven geheimhouding gaat, en de gemeenschap boven bedrijfsresultaten.
Ticari sırlara değil, dürüstlüğe... ...ve ticari çıkarlara değil, insanlara inanıyoruz.אנחנו מאמינים שכנות גוברת על סודיות, והקהילה גוברת על אינטרסים תאגידיים.
Ticari sırlara değil, dürüstlüğe... ...ve ticari çıkarlara değil, insanlara inanıyoruz.ونحن نعتقد أن السرية تفوقت على الصدق ومصالح الشركات على المجتمع

İlgili Sayfalar