çıkarlar ile cümle
çıkarlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
En iyi dansçılar gösterişli yürürler, en iyi kişilerle çıkarlar.Najlepsi tancerze są pewni siebie, zdobywają najlepsze partnerki.
En iyi dansçılar gösterişli yürürler, en iyi kişilerle çıkarlar.Najlepší tanečník si hrdo vykračuje a získa to najkrajšie dievča.
En iyi dansçılar gösterişli yürürler, en iyi kişilerle çıkarlar.Nejlepší tanečník si hrdě vykračuje, získá nejhezčí dívku.
En iyi dansçılar gösterişli yürürler, en iyi kişilerle çıkarlar.Người nhảy hay nhất có thể đi ngẩng cao đầu, cặp một nhỏ xinh nhất.
En iyi dansçılar gösterişli yürürler, en iyi kişilerle çıkarlar.Os melhores dançarinos andam de cabeça erguida, têm as melhores namoros.
En iyi dansçılar gösterişli yürürler, en iyi kişilerle çıkarlar.Penari terbaik dapat membusungkan dada, mendapat teman kencan terbaik.
En iyi dansçılar gösterişli yürürler, en iyi kişilerle çıkarlar.Ο καλύτερος χορευτής περπατάει κορδωμένος, παίρνει την πιο ωραία κοπέλα.
En iyi dansçılar gösterişli yürürler, en iyi kişilerle çıkarlar.Лучший танцор на голову выше других и может заполучить любую красотку.
En iyi dansçılar gösterişli yürürler, en iyi kişilerle çıkarlar.Най-добрия танцьор върви наперено, тръгва си с най-готиното гадже.
En iyi dansçılar gösterişli yürürler, en iyi kişilerle çıkarlar.הרקדן הטוב ביותר הולך גאה וזקוף, זוכה בדייט הכי טוב.
En iyi dansçılar gösterişli yürürler, en iyi kişilerle çıkarlar.فالراقص الجيد كان يسير مختالا بنفسه .. ويحصل على افضل المواعيد مع الاناث
En iyi dansçılar gösterişli yürürler, en iyi kişilerle çıkarlar.ここでもある種のイノベーションは起きているでしょう
Erkek ona tüm marifetlerini sunar. Bir sevgilinin yapacaklarını yapar, bir farkla, çıkarlarını görmeden.Il lui rend service, il fait tout ce qu'un petit ami ferait, mais sans les avantages en nature.
Genetik çıkarların diğer çıkarlara göre ikincil olması söz konusu.Det är underordnandet av genetiska intressen under andra intressen.
Genetik çıkarların diğer çıkarlara göre ikincil olması söz konusu.É a subordinação dos interesses genéticos a outros interesses.
Genetik çıkarların diğer çıkarlara göre ikincil olması söz konusu.Es ist die Unterordnung des genetischen Interesses unter andere Interessen.
Genetik çıkarların diğer çıkarlara göre ikincil olması söz konusu.Este subordonarea interesului genetic altor interese.
Genetik çıkarların diğer çıkarlara göre ikincil olması söz konusu.Ez a genetikai érdekek alárendelése más érdekeknek.
Genetik çıkarların diğer çıkarlara göre ikincil olması söz konusu.Genetske koristi so podrejene drugim interesom.
Genetik çıkarların diğer çıkarlara göre ikincil olması söz konusu.Het is de ondergeschiktheid van genetische belangen aan andere belangen.
Genetik çıkarların diğer çıkarlara göre ikincil olması söz konusu.Je to podřízení genetických zájmů jiným zájmům.
Genetik çıkarların diğer çıkarlara göre ikincil olması söz konusu.유전적 관심을 다른 관심에 종속시키는 거죠.
Genetik çıkarların diğer çıkarlara göre ikincil olması söz konusu.la subordinación de los intereses genéticos a otros intereses.
Genetik çıkarların diğer çıkarlara göre ikincil olması söz konusu.Subordonner notre intérêt génétique à d'autres intérêts.
Genetik çıkarların diğer çıkarlara göre ikincil olması söz konusu.To jest podporządkowanie interesu genetycznego innym interesom.
Genetik çıkarların diğer çıkarlara göre ikincil olması söz konusu.Είναι η υποταγή των γενετικών συμφερόντων μας σε άλλα συμφέροντα.
Genetik çıkarların diğer çıkarlara göre ikincil olması söz konusu.То е подчинението на генетичния интерес на други интереси.
Genetik çıkarların diğer çıkarlara göre ikincil olması söz konusu.מדובר בהכפפת האינטרס הגנטי לאינטרסים אחרים.
Genetik çıkarların diğer çıkarlara göre ikincil olması söz konusu.هو بمثابة تخضيع الرغبة الاحيائية الى رغبات أخرى.
Genetik çıkarların diğer çıkarlara göre ikincil olması söz konusu.これは 他のいかなる種にもかつてなかったことです
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.A való-világ problémái gyakran ködösek és félreérthetőek és az összefüggés mindig változik.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.Các vấn đề thực tiễn của cuộc sống thường khó hiểu và không rõ ràng và hoàn cảnh luôn luôn thay đổi.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.I problemi del mondo reale sono spesso ambigui e mal definiti e il contesto cambia in continuazione.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.현실세계의 문제는 모호하고 한마디로 정의하기 어렵습니다. 맥락과 여건이 늘 변하기 때문이죠.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.Les problèmes du monde réel sont souvent ambigus et mal définis et le contexte change sans cesse.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.Masalah di dunia nyata seringkali multi-tafsir dan sulit didefinisikan dan konteksnya selalu berubah
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.Os problemas do mundo real são por vezes ambíguos e mal definidos e o seu contexto muda constantemente.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.Prawdziwe problemy są często niejednoznaczne i niejasne, a ich kontekst ciągle się zmienia.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.Problemele lumii reale sunt adesea ambigui şi definite imprecis iar contextul este într-o continuă schimbare.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.Problémy skutečného světa jsou často mnohoznačné a špatně definované a jejich kontext se pořád mění.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.Problémy skutočného sveta sú často nejednoznačné a nejasné a kontext sa stále mení.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.Verkliga problem är ofta tvetydiga och illa definierade och kontexten ändras hela tiden.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.Τα προβλήματα της καθημερινότητας, είναι συχνά διφορούμενα και ασαφή και η συνάφειά τους αλλάζει συνεχώς.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.Проблеми реального світу часто є неоднозначними і недоозначеними, і їхній контекст постійно змінюється.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.Проблемите на реалния свят често са двусмислени и дефинирани лошо и техният контекст винаги се променя.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.Проблемы реального мира зачастую неоднозначны и плохо определены, контекст постоянно меняется.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.הבעיות בעולם האמיתי לעתים קרובות מעורפלות ולא ברורות וההקשר משתנה כל הזמן.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.وغالبًا ما تكون مشاكل العالم الحقيقي غامضة وغير واضحة التعريف ودائمًا ما يتغير السياق المحيط بها.
Gerçek hayattaki sorunlar; belirsizdir, iyi tanımlanamazlar ve hep farklı koşullarda karşımıza çıkarlar.文脈は常に変わっていっています 賢い人はジャズミュージシャンのように
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]Aby usłyszeć prawdziwą spowiedź .-- Przyjdź, proszę pani, niech dalej, [Exeunt Montague i Pani.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]Ak chcete počuť pravda odbiť koho .-- Poďte, pani, poďme ďalej, [odídu Montague a Lady.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]Att höra sant otrevligt bemötande .-- Kom, frun, låt oss bort, [De gå Montague och Lady.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]Če želite slišati res Ispovijedanje .-- Come, gospa, kaj je stran, [Exeunt Montague in Lady.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]Chcete-li slyšet pravda odbýt koho .-- Pojďte, paní, pojďme dál, [odejdou Montague a Lady.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]Để nghe sự xưng tội và tha tội đúng .-- Hãy đến, madam, chúng ta hãy đi, [Exeunt Montague và Lady.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]진정한 참회를들을 .-- 자, 부인, 거리에 보자, [Exeunt 몬태규 레이디.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]For at høre sand proces med .-- Kom, frue, lad os væk, [Begge ud Montague og Lady.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]Hallani igazi bűnbocsánat .-- Gyere, asszonyom, hadd el, [Elmennek Montague és Lady.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]Jos haluat kuulla tosi ripitys .-- Tulkaa, rouva, nyt pois, [poistuvat Montague ja Lady.]
Gerçek ilgilenmek duymak için .-- gel, bayan, uzakta izin [sahneden çıkarlar Montague, ve Lady.]Om te horen waar metten .-- Kom, mevrouw, laten we weg, [Exeunt Montague en Lady.]