çıkaracak ile cümle

çıkaracak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Adaletimi boşa mı çıkaracaksın? Kendini haklı çıkarmak için beni mi suçlayacaksın?Apakah hendak kausangkal keadilan-Ku, dan membenarkan dirimu dengan mempersalahkan Aku
‹‹Adaletimi boşa mı çıkaracaksın? Kendini haklı çıkarmak için beni mi suçlayacaksın?Begraaf hen in het stof en laat de dood hun gezicht verstijven.
‹‹Adaletimi boşa mı çıkaracaksın? Kendini haklı çıkarmak için beni mi suçlayacaksın?Či azda zrušíš i môj súd? Či ma odsúdiš ako bezbožného, aby si ty bol spravedlivý?
‹‹Adaletimi boşa mı çıkaracaksın? Kendini haklı çıkarmak için beni mi suçlayacaksın?Farás tu vão também o meu juízo, ou me condenarás para te justificares a ti?
‹‹Adaletimi boşa mı çıkaracaksın? Kendini haklı çıkarmak için beni mi suçlayacaksın?Göm dem i stoftet allasammans, ja, fjättra deras ansikten i mörkret.
‹‹Adaletimi boşa mı çıkaracaksın? Kendini haklı çıkarmak için beni mi suçlayacaksın?Hočeš li celó ovreči mojo pravico, mene li obsoditi, da bodeš ti pravičen?
‹‹Adaletimi boşa mı çıkaracaksın? Kendini haklı çıkarmak için beni mi suçlayacaksın?Izali wniwecz obrócisz sąd mój? a obwinisz mię, abyś się sam usprawiedliwił?
‹‹Adaletimi boşa mı çıkaracaksın? Kendini haklı çıkarmak için beni mi suçlayacaksın?Kätke heidät tomuun kaikki tyynni, sulje heidän kasvonsa salaiseen kätköön.
‹‹Adaletimi boşa mı çıkaracaksın? Kendini haklı çıkarmak için beni mi suçlayacaksın?네가 내 심판을 폐하려느냐 스스로 의롭다 하려 하여 나를 불의 하다 하느냐
‹‹Adaletimi boşa mı çıkaracaksın? Kendini haklı çıkarmak için beni mi suçlayacaksın?Oseresti proprio cancellare il mio giudizio e farmi torto per avere tu ragione
‹‹Adaletimi boşa mı çıkaracaksın? Kendini haklı çıkarmak için beni mi suçlayacaksın?Rejtsd el õket együvé a porba, orczájukat kösd be mélységes sötéttel:
‹‹Adaletimi boşa mı çıkaracaksın? Kendini haklı çıkarmak için beni mi suçlayacaksın?Skjul dem alle i støvet, bind deres ansikter fast i mørket!
‹‹Adaletimi boşa mı çıkaracaksın? Kendini haklı çıkarmak için beni mi suçlayacaksın?skjul dem i Støvet til Hobe og lænk deres Åsyn i Skjulet!
‹‹Adaletimi boşa mı çıkaracaksın? Kendini haklı çıkarmak için beni mi suçlayacaksın?Skrej je v prachu spolu, tvář jejich zavěž v skrytě.
‹‹Adaletimi boşa mı çıkaracaksın? Kendini haklı çıkarmak için beni mi suçlayacaksın?Solltest du mein Urteil zunichte machen und mich verdammen, daß du gerecht seist?
‹‹Adaletimi boşa mı çıkaracaksın? Kendini haklı çıkarmak için beni mi suçlayacaksın?Vrei să nimiceşti pînă şi dreptatea Mea? Şi să Mă osîndeşti, ca să-ţi scoţi dreptatea?
‹‹Adaletimi boşa mı çıkaracaksın? Kendini haklı çıkarmak için beni mi suçlayacaksın?Θελεις αρα αναιρεσει την κρισιν μου; θελεις με καταδικασει, δια να δικαιωθης;
‹‹Adaletimi boşa mı çıkaracaksın? Kendini haklı çıkarmak için beni mi suçlayacaksın?Дори не ще ли допускаш Моята съдба? Ще осъдиш ли Мене, за да оправдаеш себе си?
‹‹Adaletimi boşa mı çıkaracaksın? Kendini haklı çıkarmak için beni mi suçlayacaksın?האף תפר משפטי תרשיעני למען תצדק׃
‹‹Adaletimi boşa mı çıkaracaksın? Kendini haklı çıkarmak için beni mi suçlayacaksın?لعلك تناقض حكمي. تستذنبني لكي تتبرر انت.
‹‹Adaletimi boşa mı çıkaracaksın? Kendini haklı çıkarmak için beni mi suçlayacaksın?你 豈 可 廢 棄 我 所 擬 定 的 . 豈 可 定 我 有 罪 、 好 顯 自 己 為 義 麼
‹‹Adaletimi boşa mı çıkaracaksın? Kendini haklı çıkarmak için beni mi suçlayacaksın?你 豈可廢棄 我 所 擬定 的 . 豈可定 我 有罪 、 好 顯 自己 為義麼
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Egli morirà per mancanza di disciplina, si perderà per la sua grande stoltezza
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Ele morre pela falta de disciplina; e pelo excesso da sua loucura anda errado.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Él morirá por falta de disciplina. y a causa de su gran insensatez se echará a perder
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.El va muri din lipsă de înfrînare, se va poticni din prea multa lui nebunie.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.han dør af Mangel på Tugt, går til ved sin store Dårskab.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Han må dø, fordi han ikke lot sig tukte, og for sin store dårskaps skyld tumler han og faller.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Han måste dö, därför att han icke lät tukta sig; ja, genom sin stora dårskap kommer han på fall.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Hij zal sterven, omdat hij waarschuwing en wijsheid afwees, en ronddwalen in de doolhof van zijn dwaasheden.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Ia mati karena tidak menerima nasihat. Ketololannya membawa dia kepada kehancuran
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Il mourra faute d`instruction, Il chancellera par l`excès de sa folie.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.그는 훈계를 받지 아니함을 인하여 죽겠고 미련함이 많음을 인하여 혼미하게 되느니라
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Kurittomuuteensa hän kuolee ja suistuu harhaan suuressa hulluudessaan.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Nó sẽ chết vì thiếu lời khuyên dạy , Và bị lầm_lạc vì ngu_dại quá .
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Nó sẽ chết vì thiếu lời khuyên dạy, Và bị lầm lạc vì ngu dại quá.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Õ meghal fenyíték híján, és bolondságának sokasága miatt támolyog.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Onci umrze, przeto, że nie przyjmował ćwiczenia, a dla wielkości głupstwa swego będzie błądził.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.On zomrie preto, že niet u neho kázne, a bude blúdiť v množstve svojho bláznovstva.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Takovýť umře, proto že nepřijímal cvičení, a ve množství bláznovství svého blouditi bude.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Umre, ker mu nedostaje pouka, in v obilosti nespameti svoje bo blodil.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Ουτος θελει αποθανει απαιδευτος και εκ του πληθους της αφροσυνης αυτου θελει περιπλανασθαι.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.он умирает без наставления, и от множества безумия своего теряется.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.Той ще умре от своето отказване от поука; И от голямото си безумие ще се заблуди.
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.הוא ימות באין מוסר וברב אולתו ישגה׃
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.انه يموت من عدم الادب وبفرط حمقه يتهور
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.他 因 不 受 訓 誨 、 就 必 死 亡 . 又 因 愚 昧 過 甚 、 必 走 差 了 路
Aşırı ahmaklığı onu yoldan çıkaracak, Terbiyeyi umursamadığı için ölecek.他 因 不 受 訓誨 、 就 必 死亡 . 又 因 愚昧 過甚 、 必 走 差 了 路
Aslında çiftçi sattığı domateslerden 176'sını çıkaracak. .그는 근본적으로 그가 판 176개의 토마토를 뺄 것입니다.
Aslında çiftçi sattığı domateslerden 176'sını çıkaracak. .Cơ bản ông ấy sẽ phải trừ đi 176 quả mà ông ấy bán
Aslında çiftçi sattığı domateslerden 176'sını çıkaracak. .Dacă vrem să ne dăm seama câte îi mai rămân, vom scădea 176.
Aslında çiftçi sattığı domateslerden 176'sını çıkaracak. .Lényegében kivonja azt a 176 darabot, amelyet értékesít.
Aslında çiftçi sattığı domateslerden 176'sını çıkaracak. .les 176 qu'il a vendues.
Aslında çiftçi sattığı domateslerden 176'sını çıkaracak. .Takže v podstate odpočíta tých 176, čo predá.
Aslında çiftçi sattığı domateslerden 176'sını çıkaracak. .Tolik prodá za tři dny.
Aslında çiftçi sattığı domateslerden 176'sını çıkaracak. .Vi skal altså fratrække 176, som er det antal, han sælger over 3 dage.
Aslında çiftçi sattığı domateslerden 176'sını çıkaracak. .Тоест, ще извади 176 - те, който ще продаде
Aslında çiftçi sattığı domateslerden 176'sını çıkaracak. .فسيقوم بالطرح ال 176 طماطم الذي قام ببيعهم
Aslında çiftçi sattığı domateslerden 176'sını çıkaracak. .本質的に売る176個を引く問題です。 そして
Ben de bu tür öyküleri su üstüne çıkaracak bir çerçeve yaratmanın ilginç olabileceğini düşündüm.Aşa că am considerat că ar fi interesant să construiesc un cadru pentru a aduce la suprafaţă asemenea poveşti.

İlgili Sayfalar