Çocuklar kampa gittiğinde, ilkel bir şekilde yaşamanın tadını çıkarıyorlar.When the boys go camping, they enjoy living in a primitive way.
Onlar tren kabininden navlun çıkarıyorlar.They're taking the freight out of the train car.
Çocuklar video oynarken sesler çıkarıyorlardı.I highly recommend kids to play it if you play video games.
Bizim reklam panolarımız iç çamaşırları içindeki çıplak çocukları göklere çıkarıyorlar.Our billboards celebrate naked children in underwear.
Yolların, binaların ve inşa ettikleri tahkimatların haritasını çıkarıyorlar.They're mapping the roads, the buildings, these fortifications that they built.
İyi iş çıkarıyorlar, değil mi?Yeah? Okay.
Kamera flaşı tutarsanız, yangın çıkarıyorlar.In fact, if you flash them with a camera they catch on fire.
Ama elektronlar ışık hızında dönerken x ışınları ortaya çıkarıyorlar.But as the electrons go round at the speed of light, they shed X-rays.
Şöyle bir ses çıkarıyorlar.And they go "Meow! Ow!"
Duyusal sonuçlarını tahmin ediyorlar ve çıkarıyorlar.They predict the sensory consequences and subtract it off.
Ve auto-shop dersini, tasarım dersini ve sanat dersini müfredattan çıkarıyorlar.And they've taken out the autoshop class and the drafting class and the art class.
Yarışmacılarda kendilerini ön plana çıkarıyorlar.Contestants also put themselves forward.
Tütün gelirlerini elden çıkarıyorlar.They sell off the revenues from tobacco.
Şehirde dokuzlu bir çete vardı, yeryüzünde bozgun çıkarıyorlar ve dirlik-düzenlik bırakmıyorlardı.There were in that city nine persons who spread disorder in the land, and did not reform.
Tutuyor, kendilerine verdiğimiz rızıklardan, hiçbir şeyin farkında olmayanlara pay çıkarıyorlar.They set aside a portion of the food We have given them for those they do not know.
Dediler ki: "Ey Zülkarneyn! Ye'cuc ve Me'cuc bu yerde fesat çıkarıyorlar.They said: 'O Dhu'l-Qarnain, Gog and Magog are oppressing the land.
Kentte dokuzlu bir çete vardı; bölgede bozgunculuk çıkarıyorlar ve asla iyi bir şey yapmıyorlardı.There were in that city nine persons who spread disorder in the land, and did not reform.
Ye'cuc ve Me'cuc bu yerde fesat çıkarıyorlar.Ya'juj and Ma'juj (Gog and Magog) are doing great mischief in the land.
Rabbiniz Allah'a inandığınızdan dolayı Peygamber'i de sizi de yurdunuzdan çıkarıyorlar.If you have mobilized to strive for My cause, seeking My approval, how can you secretly love them?
Militanlar neden Kürt aydınlar için ölüm fermanı çıkarıyorlar?Why are militants issuing death threats against Kurdish intellectuals?
Savaş suçu zanlıları da, özellikle SC’de dokunulmazlıklarının keyfini çıkarıyorlar.Alleged war criminals also enjoy impunity, particularly in the RS.
Turistler Jahorina Dağı'nın yamaçlarının keyfini çıkarıyorlar. [Getty Images]Tourists enjoy the slopes of Mt Jahorina. [Getty Images]
Maçın tamamını izleyemeseler de, yine de atmosferin tadını çıkarıyorlar.Even though they can't follow the whole match, they can still enjoy the atmosphere.
Şirketler maliyetleri kısıp işçi çıkarıyorlar.Companies are cutting costs and firing workers.
Sol kasıktaki küçük bir kesiden organları çıkarıyorlardı.They removed the organs through a small incision in the left groin.
Beraberliklerinin tadını çıkarıyorlar.They are enjoying their togetherness.
Ama elektronlar ışık hızında dönerken x ışınları ortaya çıkarıyorlar.Aber indem die Elektronen mit Lichtgeschwindigkeit herum fliegen, geben sie Röntgenstrahlung ab.
Ama elektronlar ışık hızında dönerken x ışınları ortaya çıkarıyorlar.Ahogy az elektronok fénysebességgel keringenek, röntgensugarat bocsátanak ki.
Ama elektronlar ışık hızında dönerken x ışınları ortaya çıkarıyorlar.Ale jak se elektrony prohánějí kolem rychlostí světla, vyzařují rentgenové paprsky.
Ama elektronlar ışık hızında dönerken x ışınları ortaya çıkarıyorlar.Dar cum electronii se rotesc cu viteza luminii, emit raze X.
Ama elektronlar ışık hızında dönerken x ışınları ortaya çıkarıyorlar.Kiedy elektrony poruszają się z prędkością światła, emitują promienie Rentgena.
Ama elektronlar ışık hızında dönerken x ışınları ortaya çıkarıyorlar.Maar als elektronen rondgaan tegen bijna de snelheid van het licht, geven ze X-stralen af.
Ama elektronlar ışık hızında dönerken x ışınları ortaya çıkarıyorlar.Mais pendant que les électrons tournent à la vitesse de la lumière, ils relâchent des rayons X.
Ama elektronlar ışık hızında dönerken x ışınları ortaya çıkarıyorlar.Ma quando gli elettroni si muovono alla velocità della luce, rilasciano raggi-X.
Ama elektronlar ışık hızında dönerken x ışınları ortaya çıkarıyorlar.Mas à medida que os eletrões andam à volta à velocidade da luz, emitem raios X.
Ama elektronlar ışık hızında dönerken x ışınları ortaya çıkarıyorlar.Men når elektronerne bevæger sig rundt med lysets hastighed, afgiver de røntgenstråler.
Ama elektronlar ışık hızında dönerken x ışınları ortaya çıkarıyorlar.Pero mientras los electrones dan vueltas a la velocidad de la luz, irradian rayos X.
Ama elektronlar ışık hızında dönerken x ışınları ortaya çıkarıyorlar.하지만 전자들이 빛의 속도로 돌기 시작하면 X-선을 방출합니다.
Ama elektronlar ışık hızında dönerken x ışınları ortaya çıkarıyorlar.X線が発生します これは太陽系で最も強い光源です
Ama elektronlar ışık hızında dönerken x ışınları ortaya çıkarıyorlar.Αλλά καθώς τα ηλεκτρόνια περιστρέφονται με την ταχύτητα του φωτός, εκπέμπουν ακτίνες Χ.
Ama elektronlar ışık hızında dönerken x ışınları ortaya çıkarıyorlar.Но когато електроните се въртят със скоростта на светлината, те изпускат рентгенови лъчи.
Ama elektronlar ışık hızında dönerken x ışınları ortaya çıkarıyorlar.עכשיו אנחנו לא באמת נשים את ארכימדס באלומה הזו. אבל כשהאלקטרונים מסתובבים במהירות האור,
Ama elektronlar ışık hızında dönerken x ışınları ortaya çıkarıyorlar.ولكن عند انتقال الالكترونات في سرعة الضوء، تعكس أشعة اكس.
Bizim reklam panolarımız iç çamaşırları içindeki çıplak çocukları göklere çıkarıyorlar.I nostri cartelloni celebrano bimbi nudi in mutande.
Bizim reklam panolarımız iç çamaşırları içindeki çıplak çocukları göklere çıkarıyorlar.우리의 광고판은 속옷만 입은 어린애들을 찬양합니다.
Bizim reklam panolarımız iç çamaşırları içindeki çıplak çocukları göklere çıkarıyorlar.Nasze billboardy wysławiają nagie dzieci w bieliźnie.
Bizim reklam panolarımız iç çamaşırları içindeki çıplak çocukları göklere çıkarıyorlar.Nos affiches célèbrent des enfants nus en sous-vêtements.
Bizim reklam panolarımız iç çamaşırları içindeki çıplak çocukları göklere çıkarıyorlar.Nuestras pancartas celebran niños desnudos en ropa interior.
Bizim reklam panolarımız iç çamaşırları içindeki çıplak çocukları göklere çıkarıyorlar.Op onze aanplakborden staan naakte kinderen in onderbroeken.
Bizim reklam panolarımız iç çamaşırları içindeki çıplak çocukları göklere çıkarıyorlar.Panourile noastre de pe străzi înfățișează copii în chiloți.
Bizim reklam panolarımız iç çamaşırları içindeki çıplak çocukları göklere çıkarıyorlar.Unsere Reklameflächen zeigen nackte Kinder in Unterwäsche.
Bizim reklam panolarımız iç çamaşırları içindeki çıplak çocukları göklere çıkarıyorlar.Наши рекламные щиты восхваляют обнажённых детей в нижнем белье.
Bizim reklam panolarımız iç çamaşırları içindeki çıplak çocukları göklere çıkarıyorlar.Нашите билбордове прославят голи деца в бельо.
Bizim reklam panolarımız iç çamaşırları içindeki çıplak çocukları göklere çıkarıyorlar.הפרסומות שלנו מפארות ילדות עירומות בתחתונים,
Bizim reklam panolarımız iç çamaşırları içindeki çıplak çocukları göklere çıkarıyorlar.لوحاتنا تحتفل بأطفال عراة بألبستهم الداخلية
Bizim reklam panolarımız iç çamaşırları içindeki çıplak çocukları göklere çıkarıyorlar.彼らの広告は手引書
CEO'ları, olağanüstü işler çıkarıyorlar.숨겨진 벽 뒤에서 무언가를 결정하는 대신에요.
CEO'ları, olağanüstü işler çıkarıyorlar.במקום להסתירו מאחורי חומות.
CEO'ları, olağanüstü işler çıkarıyorlar.بدلاً عن الإختباء وراء الجدران
CEO'ları, olağanüstü işler çıkarıyorlar.企業が透明性を採用し始めたのは