Onlar Darwin'in evrim teorisine karşı çıkıyorlar.They opposed Darwin's theory of evolution.
Onlar benim önerime kuvvetle karşı çıkıyorlar.They are strongly opposing my proposal.
Anne babam, görüşüme karşı çıkıyorlar.My parents object to my opinion.
Vagonlar yiyecek arayışı için her gün dışarı çıkıyorlardı.Wagons would go out each day in search of food.
Tom ve Mary üç aydır çıkıyorlar.Tom and Mary have been dating for three months.
Çevreciler, Keystone XL boru hattına karşı çıkıyorlar.Environmentalists are opposing the Keystone XL pipeline.
Arılar kovandan hızlıca çıkıyorlar.The bees are zooming out of the hive.
"Tom ve Mary çıkıyorlar mı?" "Hayır, onlar sadece iyi arkadaşlar.""Are Tom and Mary dating?" "No, they're just good friends."
"Tom ve Mary çıkıyorlar mı?" " Hayır, sadece iyi arkadaşlar.""Are Tom and Mary dating?" "No, they're just good friends."
Onlar, Darwin'in evrim teorisine karşı çıkıyorlar.They are opposed to Darwin's theory of evolution.
Onlar arkadaşlar mı yoksa çıkıyorlar mı?Are they friends or are they dating?
Tavuğun civcivleri yumurtadan çıkıyorlar.The hen's chicks are hatching.
Tom ve Mary çıkıyorlar mı?Are Tom and Mary dating?
Onlar şiddetle politik doğruluğa karşı çıkıyorlar.They are vehemently opposed to political correctness.
Demokratlar o fikre karşı çıkıyorlar.Democrats oppose that idea.
Nasıl başa çıkıyorlar?How do they cope?
Tom ve Mary ne kadar bir süredir birbirleriyle çıkıyorlar?How long have Tom and Mary been dating each other?
Fadıl ve Leyla bir süredir çıkıyorlardı.Fadil and Layla had been dating for a while.
Tom ve Mary bir yıldır zaman zaman çıkıyorlardı.Tom and Mary have been dating on and off for a year.
Tom ve Mary bir yıldır ara sıra çıkıyorlardı.Tom and Mary have been dating off and on for a year.
Tom ve Mary bir süredir çıkıyorlar.Tom and Mary have been dating for a while.
Tom ve Mary hâlâ birbirleriyle çıkıyorlar.Tom and Mary are still dating each other.
Tom ve Mary her akşam yemekten sonra beraber yürüyüşe çıkıyorlar.Tom and Mary take a walk together after dinner every evening.
Tom ve Mary yarın tekrar dışarı çıkıyorlar.Tom and Mary are going out again tomorrow.
Sami ve Leyla çıkıyorlar.Sami and Layla are dating.
Altı aydır birlikte çıkıyorlar.They've been going out together for six months now.
Tom ve Mary yarın yola çıkıyorlar.Tom and Mary leave tomorrow.
Aynı kapıya çıkıyorlar.They're in the same ballpark.
"Two Dates and a Funeral" adlı bölümde ise Jack ile resmi olarak çıkıyorlardır.In "Two Dates and a Funeral", she and Jack begin officially dating.
İnsanlar İsviçre'nin etrafını dolaşan demiryolu hatları yapma projeleriyle ortaya çıkıyorlar.People are coming up with plans to route the railways around Switzerland.
Birçok bölmüde ortaya çıkıyorlar.Yes, it's coming out in some territories.
Buradaki demir çubukları büküp, çatıya çıkıyorlar.Iron meat hooks remain in the ceiling.
Hyderabad'daki kız ve oğlanlar dışarıya çıkıyorlar, çok zorluydu, ama yaptılar.Girls and boys in Hyderabad, going out, pretty difficult, but they did it.
Bunlar çıkıyorlar mı? 4. Bölüm 1.Are they dating? <i>Episode 4 ~Part 1~</i>
Bronşlar artık kıkırdaklarla çevrelenmeyi bırakınca artık sert olmaktan çıkıyorlarAnd when the bronchi no longer have cartilage around them, they're no longer rigid.
Her türlü saçma projelerden çıkıyorlar.They start off on all sorts of goofy projects.
Sardinyalılar çok katlı evlerde yaşıyorlar, dolayısıyla merdiven inip çıkıyorlar.Sardinians live in vertical houses, up and down the stairs.
Kızlar güçlü kölelerin taşıdığı tahtırevana çıkıyorlar.The girls step into litters carried by some burly slaves.
Tepeye çıkıyorlar, diyelim o noktada bir miktar yaprak var.And they get to the top and let's say there's some leaves there.
Takım olarak çalışıyorlar, dışarı çıkıyorlar ve doktorlara ilaç satmak için uğraşıyorlar.They work in teams; they go out and sell to doctors and try to get them to buy drugs.
Sanalparalar bu madencilik sürecinden geçerek çıkıyorlar.Bitcoins are released through this process of mining.
Bu noktaya çıkıyorlar.They move up into that corner.
Bu noktada İsveçli öğrenciler karşı çıkıyorlar.Well the Swedish students protest at this point.
Sessiz olduğunda, bir şekilde bu panellerin arkasından çıkıyorlar.So when it's quiet, it's sort of coming out from behind the panels.
Böyle yukarı çıkıyorlar.They went upwards like this.
Keşiş Romeo, ile ileri gelir; sen korkan adam, öne çıkıyorlar.FRlAR Romeo, come forth; come forth, thou fearful man.
Aynı yere mi çıkıyorlar?Do they even match locally?
Ancak insanlar dağdan inip, kendilerini toparladıktan sonra, yine tırmanmaya çıkıyorlar.But instead, people go down, and after they recover, they go up again.
Öyle ki bu fikirlerle ortaya çıkıyorlar.So they would come up with all these ideas.
Ve sahiden iyi bir görüntüyle karşınıza çıkıyorlar.And they actually come out kind of nice looking.
2'inci hafta dışarı çıkıyorlar ve hepsi 10 kişiye gönderiyor.So in week 2, they go out and each send it to 10 more people.
Merdivenlerden inip çıkıyorlar.They are walking up and down stairs.
1. Dünya Savaşı bittikten sonra, yukarı çıkıyorlar.And then after the First World War, they continue up.
Yıldırım olup çıkıyorlardı veya elektriksel güç kaynakları olarak.They turned out to be lightning or sources of electrical power.
Yukarı çok kolay çıkıyorlar.And they go up easily.
Ve işlerine giden yoldaki bu devasa yürüyen merdivenlerle yukarı çıkıyorlar.And they're going up these giant escalators on their way to their jobs.
Yabancıların betleri benizleri attı, Titreyerek çıkıyorlar kalelerinden. metin ‹‹Silah kuşanarak››.The foreigners will fade away, and will come trembling out of their close places.
Bir gün Petrusla Yuhanna, saat üçte, dua vaktinde tapınağa çıkıyorlardı.Peter and John were going up into the temple at the hour of prayer, the ninth hour .
Bunlar, bizim ayetlerimize de karşı çıkıyorlardı.Yet they refused to believe Our signs.
Kıbrıslı Rumlar ise bu fikre şiddetle karşı çıkıyorlar.Greek Cypriots fiercely reject the idea.