çükü ile cümle
çükü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırBaobaby, ako starnú, zvyknú v strede mäkknúť a vytvára sa tam priehlbina.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırDeci baobabii, pe măsură ce îmbătrânesc, tind să devină moi în centru şi să se golească.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırI Baobab, invecchiando, tendo a diventare polposi al centro e poi a svuotarsi.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırIm Laufe ihres Lebens werden die Baobas innerlich matschig und hohl.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşır뭐냐 하면, 바오밥 나무가 성장함에 따라 속 부분이 부드러운 육상태가 되고, 결국 속이 비게 되죠.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırNhững cây Baobab khi già đi, phần ruột sẽ mềm và rỗng đi.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırOs baobás, à medida que envelhecem, tendem a tornar-se polposos no centro e ocos à volta.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırOtóż baobaby, starzejąc się, miękną i stają się puste w środku.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırΈτσι τα Μπαομπάμπ, καθώς μεγαλώνουν, έχουν την τάση γίνονται πλαδαρά στο κέντρο τους καθώς κουφώνουν.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırИ така баобабите, като остаряват стават по-месести в центровете и кухи.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırСтановясь старше, баобабы обычно становятся мягкими внутри и опустевают.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırוהבאובבים, ככל שהם מזדקנים, נוטים להיעשות ציפתיים וחלולים בליבתם.
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşırإذن فإن هذه الشجرة كلما تقدمت في العمر كلما أصبحت كاللب في وسطها و وجوفاء من خارجها
Baobab ağaçları yaşlandıkça eğimli bir hale alırlar ve böylece merkezi çukurlaşır中心部がパルプ状になり空洞化します そして動物たちの
Bazen bununla yol çukurları meydana getirebilirsiniz.Às vezes criam-se buracos.
Bazen bununla yol çukurları meydana getirebilirsiniz.A veces pueden crear baches con eso.
Bazen bununla yol çukurları meydana getirebilirsiniz.Czasem tworzą się przez to wyboje czy ubytki w drodze.
Bazen bununla yol çukurları meydana getirebilirsiniz.Đôi khi chúng tạo nên các ổ gà.
Bazen bununla yol çukurları meydana getirebilirsiniz.종종 커다란 구멍을 만들 수도 있습니다.
Bazen bununla yol çukurları meydana getirebilirsiniz.Manchmal verursacht das Schlaglöcher.
Bazen bununla yol çukurları meydana getirebilirsiniz.Néha még gödröket is lehet vele csinálni.
Bazen bununla yol çukurları meydana getirebilirsiniz.Někdy se vytvoří výmoly.
Bazen bununla yol çukurları meydana getirebilirsiniz.Niekedy sa tak môžu vytvoriť výtlky.
Bazen bununla yol çukurları meydana getirebilirsiniz.Nogle gange skaber man huller i vejen med det.
Bazen bununla yol çukurları meydana getirebilirsiniz.Parfois ça peut créer des nids-de-poule.
Bazen bununla yol çukurları meydana getirebilirsiniz.Soms kun je er kuilen mee maken.
Bazen bununla yol çukurları meydana getirebilirsiniz.Talvolta si possono creare delle buche.
Bazen bununla yol çukurları meydana getirebilirsiniz.Terkadang jalanan dapat menjadi berlubang.
Bazen bununla yol çukurları meydana getirebilirsiniz.Uneori apar gropi în asfalt.
Bazen bununla yol çukurları meydana getirebilirsiniz.Μερικές φορές μπορεί να δημιουργήθόυν λακούβες με αυτό.
Bazen bununla yol çukurları meydana getirebilirsiniz.Іноді таким чином утворюються вибоїни.
Bazen bununla yol çukurları meydana getirebilirsiniz.Образуются ямы на дорогах.
Bazen bununla yol çukurları meydana getirebilirsiniz.Понякога създава дупки по пътищата.
Bazen bununla yol çukurları meydana getirebilirsiniz.לפעמים ניתן ליצור עם זה מהמורות .
Bazen bununla yol çukurları meydana getirebilirsiniz.أحيانا يمكن أن تتكون حفر بسببه
Bazen bununla yol çukurları meydana getirebilirsiniz.彼は釣りを楽しんでいますね
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.(87:7) Ты положил меня в ров преисподний, во мрак, в бездну.
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.(88:7) Tu m`as jeté dans une fosse profonde, Dans les ténèbres, dans les abîmes.
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.Chúa đã để tôi nằm nơi hầm cực sâu , Tại chốn tối_tăm trong vực thẳm .
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.Chúa đã để tôi nằm nơi hầm cực sâu, Tại chốn tối tăm trong vực thẳm.
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.Du har lagt mig i den underste Grube, på det mørke, det dybe Sted;
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.Du hast mich in die Grube hinuntergelegt, in die Finsternis und in die Tiefe.
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.Eigenlijk hoor ik al bij de gestorvenen, de mensen aan wie U niet meer denkt en die door U zijn vergeten.
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.Engkau melemparkan aku ke lubang yang dalam, ke liang kubur yang dalam dan gelap
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.주께서 나를 깊은 웅덩이 어두운 곳 음침한 데 두셨사오며
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.M'ai aruncat în groapa cea mai de jos, în întunerec, în adîncuri.
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.Me has puesto en la honda fosa, en lugares tenebrosos, en lugares profundos
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.Položil si me v jamo najglobočjo, v kraje temne, v globočine.
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.Puseste-me na cova mais profunda, em lugares escuros, nas profundezas.
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.Μ' εβαλες εις τον κατωτατον λακκον, εις το σκοτος, εις τα βαθη.
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.Положил си ме в най-дълбокия ров, В тъмни места, в бездните.
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.שתני בבור תחתיות במחשכים במצלות׃
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.وضعتني في الجب الاسفل في ظلمات في اعماق.
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.你 把 我 放 在 極 深 的 坑 裡 、 在 黑 暗 地 方 、 在 深 處
Beni çukurun dibine, Karanlıklara, derinliklere attın.你 把 我 放 在 極深 的 坑裡 、 在 黑暗 地方 、 在 深處
Beni hiç bir zaman asit çukuruna sokamayacaksın, Faptaguise! Benim çok kuvvetli arkadaşlarım var!Blbci.
Beni hiç bir zaman asit çukuruna sokamayacaksın, Faptaguise!Eller længere! Du vil aldrig brænde mig i en gryde af syre, Faptaguise!
Beni hiç bir zaman asit çukuruna sokamayacaksın, Faptaguise!Kamu gak akan pernah memasukanku ke kolam asam, Faptaguise!
Beni hiç bir zaman asit çukuruna sokamayacaksın, Faptaguise!Tu non mi immergerai mai nell' acido, Faptaguise!
Bir çukura götürülüp başının arkasından vurulmayı bekleyen bir mahkumun tavrıdır bu.Aceasta este atitudinea de un prizonier care asteapta sa fie scoase la un şanţ şi de a fi împuşcat în cap.