Her horoz kendi çöplüğünde öter.Every cock crows on his own dunghill.
Tom kendi çöplüğünün horozu.Tom is just a large fish in a very small pond.
Tom bir çöplüğün arkasında saklandı.Tom took cover behind a dumpster.
Çete şehir çöplüğünde bir araya geldi.The gang met up at the city dump.
O, tuvalette, çöplüğü alıyor.He's in the toilet, taking a dump.
Burası Tom'un çöplüğü.This is Tom's turf.
Bu çöplüğün kısıtlı bölge olduğunu bilmiyordum."I didn't think this dump was restricted."
Domuzlarım o gıda çöplüğünüMy pigs turned that food waste into delicious pork.
Ama çöplüğün bir yere yapılması gerekliydi ve vatandaş olarak sorumlulukları vardı.But it had to go somewhere and they had responsibilities as citizens.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.It creates a representation of language crap.
Yıldızlar, uydular, göz kırpan uçaklar -- bildiğiniz gökyüzü çöplüğü.Stars, satellites, blinking airplanes -- typical sky junk.
Çöplüğünüze gidin !Get the hell out.
Bundan sonra, kullanılmayacak olanlar belediye çöplüğüne götürülebilir.Waste that cannot be exploited can then be taken to the refuse site.
Uzmanlar bir üretim atık çöplüğünün de sorun oluşturduğunu belirtiyor.Experts believe a production waste dump is also a problem.
Cafer Er günlerdir kayıptı ve cesedi Mamak Çöplüğünde bulundu.Cafer Er had been missing for days when his corpse was discovered in the Mamak Dump.
12 Eylül 2007'de Dengiz, Mamak Çöplüğü'nde bir çöp toplayıcıyı vurdu.On September 12, 2007, Dengiz shot a garbage collecter at the Mamak Dump.
Cesedi Mamak Çöplüğü'ne bırakıp ailesiyle paylaştığı daireye geri döndü.He abandoned the corpse at the Mamak Dump and returned to the apartment he shared with his parents.
Ulusal gururları, "Avrupa'nın ahlaki çöplüğü" olarak kötü bir ün tarafından engellendi.Their national pride was hampered by a poor reputation as "the moral cesspool of Europe".
Bu çöplüğün kısıtlı bölge olduğunu bilmiyordum."Eine genaue Angabe über die Begrenzung dieses Quartiers gibt es nicht.
"İnşaat çöplüğü..."«La Máquina de la basura».
"İnşaat çöplüğü..."«Мусорный кризис».
"İnşaat çöplüğü..."Byggeprosess.».
"İnşaat çöplüğü..."Bùi Công Trừng "...
Şehir çöplüğünde ailesi ile birlikte yaşar.町はずれのゴミ入れで暮らしている。
Bu çöplüğün kısıtlı bölge olduğunu bilmiyordum.""너는 지옥이 매우 좁은 곳이라고 한다.
"İnşaat çöplüğü..."“Statybinių konstrukcijų akustika“.
Ama çöplüğün bir yere yapılması gerekliydi ve vatandaş olarak sorumlulukları vardı.Aber es musste schließlich irgendwo hin und sie hatten Verpflichtungen als Bürger.
Ama çöplüğün bir yere yapılması gerekliydi ve vatandaş olarak sorumlulukları vardı.Ale coś trzeba było zrobić z odpadami a oni mieli obywatelski obowiązek.
Ama çöplüğün bir yere yapılması gerekliydi ve vatandaş olarak sorumlulukları vardı.Ale někde to být musí, a oni měli zodpovědnost jako občané.
Ama çöplüğün bir yere yapılması gerekliydi ve vatandaş olarak sorumlulukları vardı.Ale ten odpad sa niekde ukladať musel a oni ako občania mali určité povinnosti.
Ama çöplüğün bir yere yapılması gerekliydi ve vatandaş olarak sorumlulukları vardı.Dar deşeurile trebuiau depozitate undeva iar ei erau responsabili în calitate de cetăţeni.
Ama çöplüğün bir yere yapılması gerekliydi ve vatandaş olarak sorumlulukları vardı.De dönteniük kellett, és állampolgárként felelősséget éreztek.
Ama çöplüğün bir yere yapılması gerekliydi ve vatandaş olarak sorumlulukları vardı.어디가 됐든 짓긴 지어야 하는 문제고 스위스 시민으로서 책임이란 것도 있습니다.
Ama çöplüğün bir yere yapılması gerekliydi ve vatandaş olarak sorumlulukları vardı.Maar je moest het toch ergens laten en ze namen hun verantwoordelijkheid als burgers.
Ama çöplüğün bir yere yapılması gerekliydi ve vatandaş olarak sorumlulukları vardı.Ma i rifiuti dovevano pur andare da qualche parte ed essi avevano una responsabilità in quanto cittadini.
Ama çöplüğün bir yere yapılması gerekliydi ve vatandaş olarak sorumlulukları vardı.Mais il fallait bien mettre les déchets quelque part et en tant que citoyens ils avaient des responsabilités.
Ama çöplüğün bir yere yapılması gerekliydi ve vatandaş olarak sorumlulukları vardı.Men det måste förvaras någonstans och de kände ett visst ansvar som medborgare.
Ama çöplüğün bir yere yapılması gerekliydi ve vatandaş olarak sorumlulukları vardı.Men det skulle jo være et sted og de havde et ansvar som borgere.
Ama çöplüğün bir yere yapılması gerekliydi ve vatandaş olarak sorumlulukları vardı.Nhưng rác phải có chỗ nào đó để đổ xuống và họ có trách nhiệm của những công dân.
Ama çöplüğün bir yere yapılması gerekliydi ve vatandaş olarak sorumlulukları vardı.Pero tenían que depositarlos en algún lado y tenían la responsabilidad como ciudadanos.
Ama çöplüğün bir yere yapılması gerekliydi ve vatandaş olarak sorumlulukları vardı.Tapi limbah itu harus dibuang di suatu tempat dan mereka punya tanggung jawab sebagai warga negara.
Ama çöplüğün bir yere yapılması gerekliydi ve vatandaş olarak sorumlulukları vardı.Але відходи мали бути десь поховані, і в них були певні громадські відповідальності.
Ama çöplüğün bir yere yapılması gerekliydi ve vatandaş olarak sorumlulukları vardı.Но отпадъците е трябвало да отидат някъде и те имали отговорности като граждани.
Ama çöplüğün bir yere yapılması gerekliydi ve vatandaş olarak sorumlulukları vardı.Но отходы должны были быть где-то захоронены. И люди несли гражданскую ответственность.
Ama çöplüğün bir yere yapılması gerekliydi ve vatandaş olarak sorumlulukları vardı.אבל צריך הרי להשליך את זה היכנשהו, והם גילו אחריות כאזרחים.
Ama çöplüğün bir yere yapılması gerekliydi ve vatandaş olarak sorumlulukları vardı.ولكن يجب التخلص منها في مكانٍ ما وكان لديهم شعور بالمسؤولية كمواطنين.
Ama çöplüğün bir yere yapılması gerekliydi ve vatandaş olarak sorumlulukları vardı.それは国民の義務だと考えたのです 心理学者は質問を変えて他の人に聞いてみました
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.Crea una representación de lenguaje basura.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.Creează o reprezentare a unei limbi fără sens.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.Cria uma representação dessa porcaria de linguagem.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.E crea la rappresentazione di una lingua schifezza.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.Es erstellt eine Repräsentation von Sprach-Mist.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.Il crée une représentation nulle du langage.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.쓰레기 언어의 표상을 만들어 내지요.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.Nó tạo ra các hình ảnh ngôn ngữ sai lệch.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.Tworzy odzwierciedlenie językowego śmiecia.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.Ze creëren een representatie van onzintaal.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.Він створює репрезентацію мовної тарабарщини.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.Он создает представление о языке.
Bu, dil çöplüğünün bir temsilini yaratır.Той създава репрезентация на езиков боклук.