çöle ile cümle

çöle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Colemak (otomatik- oluşturulmuş) Lesson NameLesson Name
Colemak (otomatik- oluşturulmuş) Lesson NameLesson Name
Colemak (otomatik- oluşturulmuş) Lesson NameLesson Name
Colemak (otomatik- oluşturulmuş) Lesson NameКоулмак (автоматично створена) Lesson Name
Colemak (otomatik- oluşturulmuş) Lesson Nameكلوماك (مولدة آليا) Lesson Name
Cole olağanüstü güzelliği yansıtmış.Cole nám dává úžasný průhled.
Cole olağanüstü güzelliği yansıtmış.Cole przedstawia fantastyczny widok.
Cole Porter'ın ölümsüz sözleriyle, "Hadi yapalım şunu."그리고 성적특질: 코울 포터(음악가) 의 영속적인 말, "자, 합시다."라는 원리로 작용합니다.
Cole Porter'ın ölümsüz sözleriyle, "Hadi yapalım şunu.""Lass es uns tun."
Cole Porter'ın ölümsüz sözleriyle, "Hadi yapalım şunu." Şimdi, ilişki çeşitleri tartışılabilir.Tipurile de relatii pot fi negociate.
Cole Porter'ın ölümsüz sözleriyle, "Hadi yapalım şunu."ומיניות, במילותיו האלמותיות של קול פורטר: "הבה נעשה זאת."
Cole Porter'ın ölümsüz sözleriyle, "Hadi yapalım şunu."والحياة الجنسية: في الكلمات الخالدة للملحن وكاتب الأغاني (كول بورتر) "دعونا نفعل ذلك."
Cole Porter'ın ölümsüz sözleriyle, "Hadi yapalım şunu."さて 関係の型は調整され得るものです
Coleridge's Kubla Kahn gibi bir yerin ortasında durmak istemezsiniz.Anda tidak ingin terhenti di tengah-tengah seperti puisi Kubla Khan karya Coleridge.
Coleridge's Kubla Kahn gibi bir yerin ortasında durmak istemezsiniz.Bạn không muốn phải bỏ cuộc giữa chừng như như Kubla Kahn của Coleridge.
Coleridge's Kubla Kahn gibi bir yerin ortasında durmak istemezsiniz.Je wil niet halverwege stoppen zoals Coleridge's Kubla Kahn.
Coleridge's Kubla Kahn gibi bir yerin ortasında durmak istemezsiniz.콜리지의 "쿠블라라 칸" 같은데 한복판에서 머물고 싶은 사람은 없을 겁니다.
Coleridge's Kubla Kahn gibi bir yerin ortasında durmak istemezsiniz.Man will nicht bei der Mitte anhalten, wie in Coleridge's Kubla Khan.
Coleridge's Kubla Kahn gibi bir yerin ortasında durmak istemezsiniz.Não querem parar a meio, como o Kubla Kahn do poema de Coleridge .
Coleridge's Kubla Kahn gibi bir yerin ortasında durmak istemezsiniz.Nechcete sa zaseknúť v prostriedku ako Coleridgov Kubla Kahn.
Coleridge's Kubla Kahn gibi bir yerin ortasında durmak istemezsiniz.Nechcete se zaseknout uprostřed jako Coleridgův Kubla Khan.
Coleridge's Kubla Kahn gibi bir yerin ortasında durmak istemezsiniz.Nem igazán szeretnél úgy megállni a közepén mint Kubla kán Colerige versében.
Coleridge's Kubla Kahn gibi bir yerin ortasında durmak istemezsiniz.Nie chcesz stanąć w pół drogi jak Kubla Kahn z wiersza Coleridge'a.
Coleridge's Kubla Kahn gibi bir yerin ortasında durmak istemezsiniz.Nočete se ustaviti na sredini kot Coleridgev Kubla Kahn.
Coleridge's Kubla Kahn gibi bir yerin ortasında durmak istemezsiniz.Non vogliamo fermarci a metà strada come succede a Kubla Kahn, il personaggio di Coleridge.
Coleridge's Kubla Kahn gibi bir yerin ortasında durmak istemezsiniz.No te conviene detenerte a la mitad como Kubla Kahn en el poema de Coleridge.
Coleridge's Kubla Kahn gibi bir yerin ortasında durmak istemezsiniz.Sa nu te opresti in mijlocul ascensiunii precum Coleridge's Kubla Kahn.
Coleridge's Kubla Kahn gibi bir yerin ortasında durmak istemezsiniz.Vous n'avez pas intérêt à vous arrêter en plein milieu comme Coleridge's Kubla Kahn.
Coleridge's Kubla Kahn gibi bir yerin ortasında durmak istemezsiniz.Δεν θέλεις να σταματήσεις στη μέση σαν το ποίημα Κούμπλα Καν του Κόλεριτζ.
Coleridge's Kubla Kahn gibi bir yerin ortasında durmak istemezsiniz.Краще не зупинятися на середині дороги як Кубла Хан у поемі Колріджа.
Coleridge's Kubla Kahn gibi bir yerin ortasında durmak istemezsiniz.Не искате да се спрете по средата, както Кубилай хан на Колдридж.
Coleridge's Kubla Kahn gibi bir yerin ortasında durmak istemezsiniz.Не стоит останавливаться посередине пути, как
Coleridge's Kubla Kahn gibi bir yerin ortasında durmak istemezsiniz.לא הייתם רוצים להתקע באמצע כמו קובלאי חאן של קולרידג'.
Coleridge's Kubla Kahn gibi bir yerin ortasında durmak istemezsiniz.لا تود التوقف في المنتصف مثل كوليردج كوبلا خان.
Coleridge's Kubla Kahn gibi bir yerin ortasında durmak istemezsiniz.途中で止まらず 動き続けなければなりません
Cole tam da bunu yaptı.A to je přesně to, co Cole udělal.
Cole tam da bunu yaptı.І це саме те, що зробив Коул.
Cole tutkulu bir şeyler deniyor.A zde se Cole pokoušel o něco více ambiciózního.
Cultura Colectiva sitesi olayları özetliyor:El sitio web Cultura Colectiva resume los antecedentes de esta manera:
Daha aydınlık olan cennet ile, Cole olağanüstü güzelliği yansıtmış.Я б розпочав із яскравішого Едему, де Коул зобразив фантастиний вид.
Doğuda Fırattan çöle kadar uzanan topraklara yayıldılar. Çünkü Gilat bölgesinde sığırları çoğalmıştı.또 동으로 가서 거하여 유브라데강에서부터 광야 지경까지 미쳤으니 이는 길르앗 땅에서 그 생축이 번식함이라
Doğuda Fırattan çöle kadar uzanan topraklara yayıldılar. Çünkü Gilat bölgesinde sığırları çoğalmıştı.ולמזרח ישב עד לבוא מדברה למן הנהר פרת כי מקניהם רבו בארץ גלעד׃
Doğuda Fırattan çöle kadar uzanan topraklara yayıldılar. Çünkü Gilat bölgesinde sığırları çoğalmıştı.وسكن شرقا الى مدخل البرية من نهر الفرات لان ماشيتهم كثرت في ارض جلعاد.
Doğuda Fırattan çöle kadar uzanan topraklara yayıldılar. Çünkü Gilat bölgesinde sığırları çoğalmıştı.又 向 東 延 到 伯 拉 河 這 邊 的 曠 野 、 因 為 他 們 在 基 列 地 牲 畜 增 多
Doğuda Fırattan çöle kadar uzanan topraklara yayıldılar. Çünkü Gilat bölgesinde sığırları çoğalmıştı.又 向 東延 到 伯拉河 這邊 的 曠野 、 因為 他 們在 基列 地 牲畜 增多
Emily Dickinson, Coleridge, ya da Wordsworth'tan çokEmily Dickinson이나 Coleridge, Wordsworth보다는
Emily Dickinson, Coleridge, ya da Wordsworth'tan çokEmily Dickinson, Wordsworth o Coleridge, me influyeron
Emily Dickinson, Coleridge, ya da Wordsworth'tan çokאמילי דיקנסון, קולדריג' או וודסוורת
Emily Dickinson, Coleridge, ya da Wordsworth'tan çokエミリー・ディキンソンや コールリッジや ワーズワースよりむしろ
Gayet net. Çöle doğru gidiyor.É óbvio, ele levou-o para o deserto!
Gayet net. Çöle doğru gidiyor.だんだん彼のこと好きになってきたわ
Halkın içinde yaşadığı kentler yakılacak, ülke çöle dönüşecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››Asutut kaupungit joutuvat raunioiksi, ja maa tulee autioksi; ja te tulette tietämään, että minä olen Herra."
Halkın içinde yaşadığı kentler yakılacak, ülke çöle dönüşecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››Các thành đông dân sẽ trở nên gò đống, đất sẽ bị hoang vu; và các ngươi sẽ biết rằng ta là Ðức Giê-hô-va.
Halkın içinde yaşadığı kentler yakılacak, ülke çöle dönüşecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››Các thành đông dân sẽ trở_nên gò_đống , đất sẽ bị hoang_vu ; và các ngươi sẽ biết rằng ta là Ðức_Giê - hô-va .
Halkın içinde yaşadığı kentler yakılacak, ülke çöle dönüşecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››Cetăţile pline cu popor vor fi nimicite, şi ţara va fi pustiită, ca să ştiţi că Eu sînt Domnul.```
Halkın içinde yaşadığı kentler yakılacak, ülke çöle dönüşecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››E as cidades habitadas serão devastadas, e a terra se tornará em desolação; e sabereis que eu sou o Senhor.
Halkın içinde yaşadığı kentler yakılacak, ülke çöle dönüşecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››És a lakott városok elpusztulnak s a föld pusztaság lesz és megtudjátok, hogy én vagyok az Úr.
Halkın içinde yaşadığı kentler yakılacak, ülke çöle dönüşecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››In mesta, ki v njih mnogi prebivajo, bodo razdejana, in dežela bode pustinja. In spoznate, da sem jaz GOSPOD.
Halkın içinde yaşadığı kentler yakılacak, ülke çöle dönüşecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››사람의 거하는 성읍들이 황페하며 땅이 황무하리니 너희가 나를 여호와인 줄 알리라 하셨다 하라
Halkın içinde yaşadığı kentler yakılacak, ülke çöle dönüşecek. O zaman benim RAB olduğumu anlayacaksınız.› ››Las ciudades habitadas serán arruinadas, y la tierra será una desolación.' Y sabréis que yo soy Jehovah.

İlgili Sayfalar