çöktü ile cümle
çöktü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
O Ben Weatherstaff söylediklerini hatırladı ve o, onlara bakmak için diz çöktü.Спомни си какво бе казал Бен Weatherstaff, и тя коленичи, за да ги гледаш.
O Ben Weatherstaff söylediklerini hatırladı ve o, onlara bakmak için diz çöktü.היא זכרה מה אמר בן Weatherstaff והיא כרעה על ברכיה להסתכל עליהם.
O Ben Weatherstaff söylediklerini hatırladı ve o, onlara bakmak için diz çöktü.تذكرت ما قاله بن Weatherstaff وأنها ركعت أن ننظر إليها.
O Ben Weatherstaff söylediklerini hatırladı ve o, onlara bakmak için diz çöktü."はい、彼らは小さな成長しているものであり、彼らはクロッカスやスノードロップになるか、または
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSela(87:8) Отяготела на мне ярость Твоя, и всеми волнами Твоими Ты поразил меня .
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSela(88:8) Ta fureur s`appesantit sur moi, Et tu m`accables de tous tes flots. Pause.
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSelaCơn giận Chúa đè nặng trên tôi , Chúa dùng các lượn sóng Chúa làm tôi cực_nhọc .
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSelaCơn giận Chúa đè nặng trên tôi, Chúa dùng các lượn sóng Chúa làm tôi cực nhọc.
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSelaDein Grimm drückt mich; du drängst mich mit allen deinen Fluten. (Sela.)
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSelaDu har lagt mig i dypenes hule, på mørke steder, i avgrunner.
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSelaJa, du har sänkt mig ned underst i graven, ned i mörkret, ned i djupet.
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSelaKemarahan-Mu menekan aku dengan berat, aku hancur tertindas oleh murka-Mu
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSela주의 노가 나를 심히 누르시고 주의 모든 파도로 나를 괴롭게 하셨나이다(셀라)
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSelaMély sírba vetettél be engem, sötétségbe, örvények közé.
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSelaMi hai gettato nella fossa profonda, nelle tenebre e nell'ombra di morte
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSelaMînia Ta mă apasă, şi mă năpădeşti cu toate valurile Tale. -
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSelaPoložil si ma do najhlbšej jamy, do tmavých miest v hlbinách.
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSelaSinä olet laskenut minut syvimpään hautaan, pimeyteen, syviin kuiluihin.
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSelaSobre mim pesa a tua cólera; tu me esmagaste com todas as tuas ondas.
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSelaSobre mí reposa tu ira; me has afligido con todas tus olas. (Selah
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSelaSpuściłeś mię w dół najgłębszy, do najciemniejszego i najgłębszego miejsca.
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSelaSpustils mne do jámy nejzpodnější, do nejtemnějšího a nejhlubšího místa.
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSelaTrdo me tlači jeza tvoja in vse valove svoje zaganjaš v me. (Sela.)
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSelatungt hviler din Vrede på mig, alle dine Brændinger lod du gå over mig. - Sela.
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSelaU hebt mij door de diepste diepten en door de donkerste duisternis gevoerd.
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSelaΕπ' εμε επεστηριχθη ο θυμος σου, και παντα τα κυματα σου επεφερες επ' εμε. Διαψαλμα.
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSelaНатегна на мене Твоят гняв, И с всичките Си вълни Ти си ме притиснал. (Села).
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSelaעלי סמכה חמתך וכל משבריך ענית סלה׃
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSelaعليّ استقر غضبك وبكل تياراتك ذللتني. سلاه.
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSela你 的 忿 怒 重 壓 我 身 . 你 用 一 切 的 波 浪 困 住 我 。 〔 細 拉
Öfken üzerime çöktü, Dalga dalga kızgınlığınla beni ezdin. _iSela你 的 忿怒 重壓 我 身 . 你 用 一切 的 波浪 困住 我 。 〔 細拉
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.A gdy było o godzinie szóstej, stała się ciemność po wszystkiej ziemi, aż do godziny dziewiątej.
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.A když byla hodina šestá, stala se tma po vší zemi až do hodiny deváté.
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.A keď bola šiesta hodina, povstala tma na celej zemi a trvala až do deviatej hodiny.
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.A od šiestej hodiny povstala tma na celej zemi až do deviatej hodiny.
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.A od szóstej godziny stała się ciemność po wszystkiej ziemi aż do dziewiątej godziny.
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.Cuando llegó la hora sexta, descendió oscuridad sobre toda la tierra, hasta la hora novena
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.Da mezzogiorno fino alle tre del pomeriggio si fece buio su tutta la terra
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.Dela ceasul al şaselea pînă la ceasul al nouălea s'a făcut întunerec peste toată ţara.
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.Ðến giờ thứ sáu, khắp đất đều tối tăm mù mịt cho tới giờ thứ chín.
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.Ðến giờ thứ_sáu , khắp đất đều tối_tăm mù_mịt cho tới giờ thứ chín .
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.Depuis la sixième heure jusqu`à la neuvième, il y eut des ténèbres sur toute la terre.
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.Desde la sexta hora descendió oscuridad sobre toda la tierra hasta la hora novena
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.E, chegada a hora sexta, houve trevas sobre a terra, até a hora nona.
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.E, desde a hora sexta, houve trevas sobre toda a terra, até a hora nona.
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.Hat órától kezdve pedig sötétség lõn mind az egész földön, kilencz óráig.
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.In ko je bila ura šest, nastane tema po vsej zemlji do devete ure.
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.제 육시로부터 온 땅에 어두움이 임하여 제 구시까지 계속하더니
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.제 육시가 되매 온 땅에 어두움이 임하여 제 구시까지 계속하더니
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.La ceasul al şaselea, s'a făcut întunerec peste toată ţara, pînă la ceasul al nouălea.
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.La sixième heure étant venue, il y eut des ténèbres sur toute la terre, jusqu`à la neuvième heure.
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.Men fra den sjette Time blev der Mørke over hele Landet indtil den niende Time.
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.Men fra den sjette time blev det mørke over hele landet like til den niende time.
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.Men vid sjätte timmen kom över hela landet ett mörker, som varade ända till nionde timmen.
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.Mikor pedig hat óra lõn, sötétség támada az egész földön kilencz óráig.
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.Mutta kuudennesta hetkestä alkaen tuli pimeys yli kaiken maan, ja sitä kesti hamaan yhdeksänteen hetkeen.
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.Od šesté pak hodiny tma se stala po vší té zemi až do hodiny deváté.
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.Od šeste ure pa nastane tema po vsej zemlji do devete ure.
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.Og da den sjette Time var kommen, blev der Mørke over hele Landet indtil den niende Time.
Öğleyin on ikiden üçe kadar bütün ülkenin üzerine karanlık çöktü.Og da den sjette time var kommet, blev det mørke over hele landet like til den niende time.