En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.가장 낙천적인 꿈들도 사람들이 우리 행성을 수탈할 것이라는 전망으로 흠집이 날 수 있죠.
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.Los sueños más optimistas pueden verse afectados por la perspectiva de gente que saquea el planeta.
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.Mesmo os sonhos mais otimistas podem ser afetados pela perspetiva de pessoas que pilham o planeta.
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.Nos, a legoptimistább álmokat is tönkre teheti a bolygót kifosztó emberek kilátása.
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.Până şi cele mai optimiste speranţe pălesc în faţa perspectivei oamenilor care prăduiesc planeta.
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.Τα πιο αισιόδοξα όνειρα μπορούν να πληγούν από την προοπτική ανθρώπων να λεηλατούν τον πλανήτη.
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.Самые оптимистичные мечты о будущем рушатся при мысли от том, как эти орды грабят планету.
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.Сега, най-оптимистичните мечти могат да направят пробив от перспективата хората да разграбят планетата.
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.החלומות הורודים ביותר עלולים להתנפץ מול התחזית המנבאת אנשים הבוזזים את כוכב-הלכת.
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.اعني .. واكثر المتفائلين تأملاً يعي أن هذه الارقام سوف تؤثر بصورة سلبية على موارد الكوكب
En iyimser hayaller bile dünyayı talan eden insanlar olması durumunda çökebilir.人類が地球を略奪していくという 見通しが影を落とします でも最近 人の集団を
Evet. Tünelleri çökertmeye yetecek büyüklükte bir patlama oldu.Ja, eksplosionen var stor nok til at få tunnelerne til at kollapse.
Evet. Tünelleri çökertmeye yetecek büyüklükte bir patlama oldu.Ja, explosionen var så kraftig att tunnlarna kollapsade.
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.Ceea ce vedem când privim înapoi în timp în acele sedimente şi pietre există o arhivă a istoriei Pământului.
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.Co vidíme, pokud se vrátíme zpátky v čase? V těchto usazeninách a skalách je zapsána historie Země.
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.이 퇴적층과 바위 안을 들여다보니 지구의 역사가 기록되어 있었습니다.
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.To, čo vidíme, keď sa pozrieme späť v čase, v týchto sedimentoch a horninách je záznam histórie Zeme.
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.Z tych osadów i skał odczytujemy historię Ziemi.
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.Если мы попытаемся заглянуть в прошлое, то увидим историю Земли в осадках и горах.
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.מה שאנחנו רואים כאשר אנחנו מסתכלים אחורה בזמן המשקעים האלה והסלעים האלה הם התיעוד של היסטורית כדור הארץ.
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.ما نراه عندما نلقي نظرة للزمن الفائت في تلك الرواسب والصخور هي سجل لتاريخ الأرض.
Geçmişe dönüp bakınca, bu çökeltilerde ve kayalarda Dünya tarihinin kaydını görüyoruz.さかのぼると見えるものは地球の歴史なのです 地球上のありとあらゆるものは周期とリズムに従って働いています
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.(94:6) Приидите, поклонимся и припадем, преклоним колени пред лицем Господа, Творца нашего;
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Hãy đến , cúi xuống mà thờ lạy ; Khá quì gối xuống trước mặt Ðức_Giê - hô-va , là Ðấng_Tạo hóa chúng_tôi !
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Hãy đến, cúi xuống mà thờ lạy; Khá quì gối xuống trước mặt Ðức Giê-hô-va, là Ðấng Tạo hóa chúng tôi!
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Jõjjetek, hajoljunk meg, boruljunk le; essünk térdre az Úr elõtt, a mi alkotónk elõtt!
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.오라 우리가 굽혀 경배하며 우리를 지으신 여호와 앞에 무릎을 꿇자
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Kom, lad os bøje os, kaste os ned, knæle for HERREN, vor Skaber!
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Kom, la oss kaste oss ned og bøie kne, la oss knele for Herrens, vår skapers åsyn!
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Kom, laten wij op de grond neervallen, ons buigen en knielen voor de HERE, Die ons heeft gemaakt.
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Kommen, låtom oss tillbedja och nedfalla, låtom oss knäböja för HERREN, vår skapare.
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Kommt, laßt uns anbeten und knieen und niederfallen vor dem HERRN, der uns gemacht hat.
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Marilah kita sujud menyembah Dia, berlutut di hadapan TUHAN, pencipta kita
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Oh, vinde, adoremos e prostremo-nos; ajoelhemos diante do Senhor, que nos criou.
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Poďte, klaňajme sa a padnime na kolená, kľakajme pred Hospodinom, svojím učiniteľom.
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Poďte, sklánějme se, a padněme před ním, klekejme před Hospodinem stvořitelem naším.
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Pójdźcie, kłaniajmy się, a upadajmy przed nim; klękajmy przed Panem, stworzycielem naszym.
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Pridite, priklonimo se in padimo na tla, pripognimo kolena pred GOSPODOM, ki nas je ustvaril!
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Tulkaa, kumartukaamme ja polvistukaamme, polvillemme langetkaamme Herran, meidän Luojamme, eteen.
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Venez, prosternons-nous et humilions-nous, Fléchissons le genou devant l`Éternel, notre créateur!
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.¡Venid, adoremos y postrémonos! Arrodillémonos delante de Jehovah, nuestro Hacedor
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Venite, prostràti adoriamo, in ginocchio davanti al Signore che ci ha creati
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.veniţi să ne închinăm şi să ne smerim, să ne plecăm genunchiul înaintea Domnului, Făcătorului nostru!
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Δευτε, ας προσκυνησωμεν και ας προσπεσωμεν ας γονατισωμεν ενωπιον του Κυριου, του Ποιητου ημων.
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.Дойдете да се поклоним и да припаднем, Да коленичим пред Господа нашия Създател;
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.באו נשתחוה ונכרעה נברכה לפני יהוה עשנו׃
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.هلم نسجد ونركع ونجثو امام الرب خالقنا.
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.來 阿 、 我 們 要 屈 身 敬 拜 、 在 造 我 們 的 耶 和 華 面 前 跪 下
Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RABbin önünde diz çökelim.來阿 、 我們 要 屈身 敬拜 、 在 造 我 們 的 耶和華 面前 跪下
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.(40:7) D`un regard humilie les hautains, Écrase sur place les méchants,
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.( 40 : 7 ) Hãy liếc mắt coi kẻ kiêu_ngạo và đánh hạ nó đi ; Khá chà nát kẻ hung_bạo tại_chỗ nó .
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.(40:7) Hãy liếc mắt coi kẻ kiêu ngạo và đánh hạ nó đi; Khá chà nát kẻ hung bạo tại chỗ nó.
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.(40:7) взгляни на всех высокомерных и унизь их, и сокруши нечестивых на местах их;
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.Den strekker sin hale som en seder; senene i dens lår er sammenslynget.
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.Halen holder den stiv som en Ceder, Bovens Sener er flettet sammen;
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.Han bär sin svans så styv som en ceder, ett konstrikt flätverk äro senorna i hans lår.
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.Jak chce, ohání ocasem svým, ačkoli jest jako cedr; žily lůna jeho jako ratolesti jsou spletené.
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.Ja, schaue die Hochmütigen, wo sie sind und beuge sie; und zermalme die Gottlosen, wo sie sind!
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.Kiegyenesíti farkát, mint valami czédrust, lágyékának inai egymásba fonódnak.
Gururluya bakıp onu çökert, Kötüleri bulundukları yerde ez.곧 모든 교만한 자를 발견하여 낮추며 악인을 그 처소에서 밟아서