çöküş ile cümle
çöküş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ve sonra, yoğun magnetik alanlar, bu yerçekimsel çöküş enerjisinin bir miktarına yön verdi.Et dès lors, des champs magnétiques intenses ont dirigé une partie de l'énergie de
Ve sonra, yoğun magnetik alanlar, bu yerçekimsel çöküş enerjisinin bir miktarına yön verdi.Intense magnetische velden gaven richting aan een deel van de energie van die gravitationele ineenstorting.
Ve sonra, yoğun magnetik alanlar, bu yerçekimsel çöküş enerjisinin bir miktarına yön verdi.강력한 자기장이 그 중력 붕괴 에너지 일부의 방향을 돌려놓았습니다.
Ve sonra, yoğun magnetik alanlar, bu yerçekimsel çöküş enerjisinin bir miktarına yön verdi.Și atunci câmpuri magnetice intense au direcționat o parte din energie spre un colaps gravitațional.
Ve sonra, yoğun magnetik alanlar, bu yerçekimsel çöküş enerjisinin bir miktarına yön verdi.Und dann lenkten mächtige Magnetfelder einen Teil der Energie dieses
Ve sonra, yoğun magnetik alanlar, bu yerçekimsel çöküş enerjisinin bir miktarına yön verdi.Và khi đó trường lực từ siêu mạnh định hướng một phần năng lượng của trường trọng lực đó sụp đổ.
Ve sonra, yoğun magnetik alanlar, bu yerçekimsel çöküş enerjisinin bir miktarına yön verdi.Y entonces, campos magnéticos intensos dirigieron una parte de la energía de ese colapso gravitacional.
Ve sonra, yoğun magnetik alanlar, bu yerçekimsel çöküş enerjisinin bir miktarına yön verdi.А после огромното магнитно поле насочило част от енергията на този гравитационен колапс.
Ve sonra, yoğun magnetik alanlar, bu yerçekimsel çöküş enerjisinin bir miktarına yön verdi.ואז שדות מגנטיים חזקים כיוונו חלק מהאנרגיה של
Ve sonra, yoğun magnetik alanlar, bu yerçekimsel çöküş enerjisinin bir miktarına yön verdi.وبعد ذلك قامت المجالات المغناطيسية الحادة بتوجيه بعض الطاقات..
Ve sonra, yoğun magnetik alanlar, bu yerçekimsel çöküş enerjisinin bir miktarına yön verdi.強力な磁場を引き起こし 一部の物質が
Yani, işte çevresel bozulma ve bahsettiğiniz dünya pazarlarındaki çöküşler arasında.여러분이 말하는 환경파괴와 세계시장의 붕괴 사이에
Yani, işte çevresel bozulma ve bahsettiğiniz dünya pazarlarındaki çöküşler arasında.No wiecie, począwszy od degradacji środowiska, skończywszy na krachu światowego rynku.
Yani, işte çevresel bozulma ve bahsettiğiniz dünya pazarlarındaki çöküşler arasında.Sapete, tra il degrado ambientale e il crollo dei mercati mondiali di cui parlate.
Yani, işte çevresel bozulma ve bahsettiğiniz dünya pazarlarındaki çöküşler arasında.Ştiţi, între degradarea mediului şi prăbuşirea pieţelor mondiale, despre care vorbiţi.
Yani, işte çevresel bozulma ve bahsettiğiniz dünya pazarlarındaki çöküşler arasında.Tudják, a környezet tönkretételét és a világpiaci összeomlásokat, amikről beszélnek.
Yani, işte çevresel bozulma ve bahsettiğiniz dünya pazarlarındaki çöküşler arasında.Vous voyez, entre la dégradation de l'environnement et l'effondrement des marchés mondiaux dont vous parlez.
Yani, işte çevresel bozulma ve bahsettiğiniz dünya pazarlarındaki çöküşler arasında.Wissen Sie, zwischen der Umweltzerstörung und dem Untergang der Weltmärkte, über die Sie sprechen.
Yani, işte çevresel bozulma ve bahsettiğiniz dünya pazarlarındaki çöküşler arasında.Знаете, все эти экологические катастрофы и падение мировых рынков, о которых вы говорите.
Yani, işte çevresel bozulma ve bahsettiğiniz dünya pazarlarındaki çöküşler arasında.Нали знаете, между унищожението на природата и сриването на международните пазари, за които говорехте.
Yani, işte çevresel bozulma ve bahsettiğiniz dünya pazarlarındaki çöküşler arasında.בין הפגיעה בסביבה והתרסקות השווקים העולמיים שאתם מספרים עליהם.
Yani, işte çevresel bozulma ve bahsettiğiniz dünya pazarlarındaki çöküşler arasında.تعلمون بين التدهور البيئي وإنهيار السوق العالمي الذي تتحدثون عنه
Yani, işte çevresel bozulma ve bahsettiğiniz dünya pazarlarındaki çöküşler arasında.いわゆる世界市場の崩壊とかね。 もちろん、こういうのは全部-...全部...
Yaratılan/Sürdürülen Fikirler/Durumlar 3.Sorular/Çöküş][1.) Vorraussetzungen 2.) hervorgerufene Ideen / Situationen 3.) Fragestellungen / Der Kollaps]
Yaratılan/Sürdürülen Fikirler/Durumlar 3.Sorular/Çöküş]Idéer/Skapade eller bevarade situationer, 3. Frågor/kollapsen]
Yaratılan/Sürdürülen Fikirler/Durumlar 3.Sorular/Çöküş]Idées/Situations créées/perpétuées 3. Questions/L'effondrement
Yaratılan/Sürdürülen Fikirler/Durumlar 3.Sorular/Çöküş]Ide-ide/ Situasi-situasi yang dibuat/ diabadikan 3. Pertanyaan-pertanyaan/ Keruntuhan ]
Yaratılan/Sürdürülen Fikirler/Durumlar 3.Sorular/Çöküş]Requisitos 2.Ideas/Situaciones creadas/perpetuadas 3.Preguntas/El colapso]
Yaratılan/Sürdürülen Fikirler/Durumlar 3.Sorular/Çöküş]Requisitos 2. Ideias/Situações criadas/Perpetuadas 3.Questões/O Colapso
Yaratılan/Sürdürülen Fikirler/Durumlar 3.Sorular/Çöküş]Ιδέες / καταστάσεις που δημιουργήθηκαν / διαιωνίζεται 3. Ερωτήσεις / Η κατάρρευση]
Yarısı boş olduktan bir kuşak sonra kap doludur. Artık yiyecek kalmamıştır ve bakteriler çöküş yaşar.Tidak ada lagi makanan dan bakterinya mati.
Yıkımın olduğu gün Kıyı halkları titreyecek, Orada yaşayanlar Çöküşüne şaşacaklar.›Ach, wie entsetzen sich die Inseln über deinen Fall! ja die Inseln im Meer erschrecken über deinen Untergang.
Yıkımın olduğu gün Kıyı halkları titreyecek, Orada yaşayanlar Çöküşüne şaşacaklar.›Acum tremură ostroavele în ziua căderii tale, stau îngrozite ostroavele mării de sfîrşitul tău.
Yıkımın olduğu gün Kıyı halkları titreyecek, Orada yaşayanlar Çöküşüne şaşacaklar.›Agora estremecerão as ilhas no dia da tua queda; sim, as ilhas, que estão no mar, espantar-se-ão da tua saída.
Yıkımın olduğu gün Kıyı halkları titreyecek, Orada yaşayanlar Çöküşüne şaşacaklar.›'Ahora tiemblan las costas por el día de tu caída. Las costas del mar se espantan a causa de tu final!'
Yıkımın olduğu gün Kıyı halkları titreyecek, Orada yaşayanlar Çöküşüne şaşacaklar.›De eilanden beven door uw val! Verbijsterd kijken zij toe.'
Yıkımın olduğu gün Kıyı halkları titreyecek, Orada yaşayanlar Çöküşüne şaşacaklar.›é, rettegnek a szigetek zuhanásod napján, és megfélemlenek a tengerben való szigetek [ilyen] véged miatt.
Yıkımın olduğu gün Kıyı halkları titreyecek, Orada yaşayanlar Çöküşüne şaşacaklar.›너의 무너지는 그 날에 섬들이 진동할 것임이여 바다 가운데 섬들이 네 결국을 보고 놀라리로다 하리라
Yıkımın olduğu gün Kıyı halkları titreyecek, Orada yaşayanlar Çöküşüne şaşacaklar.›Maintenant les îles tremblent au jour de ta chute, Les îles de la mer sont épouvantées de ta fin.
Yıkımın olduğu gün Kıyı halkları titreyecek, Orada yaşayanlar Çöküşüne şaşacaklar.›Nu förskräckas havsländerna på ditt falls dag, och öarna i havet förfäras vid din undergång.
Yıkımın olduğu gün Kıyı halkları titreyecek, Orada yaşayanlar Çöküşüne şaşacaklar.›Nu gribes Strandene af Skælven, den Dag du falder, og Havets Øer forfærdes over din Udgang!
Yıkımın olduğu gün Kıyı halkları titreyecek, Orada yaşayanlar Çöküşüne şaşacaklar.›Nu gripes øene av redsel på den dag du faller - øene i havet forferdes over den ende du fikk.
Yıkımın olduğu gün Kıyı halkları titreyecek, Orada yaşayanlar Çöküşüne şaşacaklar.›Nyt värisevät saaret sinun kukistumisesi päivänä, merensaaret kauhistuvat sinun loppuasi.`
Yıkımın olduğu gün Kıyı halkları titreyecek, Orada yaşayanlar Çöküşüne şaşacaklar.›Ora le isole tremano, nel giorno della tua caduta, le isole del mare sono spaventate per la tua fine»
Yıkımın olduğu gün Kıyı halkları titreyecek, Orada yaşayanlar Çöküşüne şaşacaklar.›Tedaj se bodo tresli otoki v dan padca tvojega, da, otoki daleč na morju bodo prestrašeni ob tvojem koncu.
Yıkımın olduğu gün Kıyı halkları titreyecek, Orada yaşayanlar Çöküşüne şaşacaklar.›Tedy się zatrwożą wyspy w dzień upadku twego; zatrwożą się mówię wyspy morskie nad zginieniem twojem.
Yıkımın olduğu gün Kıyı halkları titreyecek, Orada yaşayanlar Çöküşüne şaşacaklar.›Teraz sa trasú ostrovy, v deň tvojho pádu, a zdesením sa chvejú ostrovy, ktoré sú na mori, pre tvoj zánik.
Yıkımın olduğu gün Kıyı halkları titreyecek, Orada yaşayanlar Çöküşüne şaşacaklar.›Ныне, в день падения твоего, содрогнулись острова; острова на море приведены в смятение погибелью твоею.
Yıkımın olduğu gün Kıyı halkları titreyecek, Orada yaşayanlar Çöküşüne şaşacaklar.›עתה יחרדו האין יום מפלתך ונבהלו האיים אשר בים מצאתך׃
Yıkımın olduğu gün Kıyı halkları titreyecek, Orada yaşayanlar Çöküşüne şaşacaklar.›الآن ترتعد الجزائر يوم سقوطك وتضطرب الجزائر التي في البحر لزوالك.
Yıkımın olduğu gün Kıyı halkları titreyecek, Orada yaşayanlar Çöküşüne şaşacaklar.›如 今 在 你 這 傾 覆 的 日 子 、 海 島 都 必 戰 兢 . 海 中 的 群 島 見 你 歸 於 無 有 、 就 都 驚 惶
Yıkımın olduğu gün Kıyı halkları titreyecek, Orada yaşayanlar Çöküşüne şaşacaklar.›如今 在 你 這傾覆 的 日子 、 海島 都 必戰兢 . 海中 的 群 島見 你 歸於無 有 、 就 都 驚惶
- Yozlaşma, politik liderlerimizi seçtiğimiz insan grubundaki ahlaki çöküş...- Decadența, decăderea morală a societății de unde ne alegem liderii politici.
- Yozlaşma, politik liderlerimizi seçtiğimiz insan grubundaki ahlaki çöküş...- La decadencia, la descomposición moral del grupo de personas de donde elegimos nuestros líderes políticos.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Ada bunyi keras, tapi bukan kecelakaan nyata.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Ci fu un forte tonfo, ma non un crollo vero e proprio.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Có một uỵch lớn, nhưng không phải một vụ tai nạn thực sự.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Der var et højt bump, men ikke en rigtig crash.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Det var en högljudd duns, men inte en riktig krasch.
Yüksek sesli bir gümbürtüyle değil, gerçek bir çöküş vardı.Er was een luide plof, maar niet een echte crash.