Ana içeriğe geç
Sözlük

âdeta ile cümle

âdeta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kafamda adeta asla eksilmeyecek bir yoksullar listesi belirmişti.V glavi sem si predstavljala dolgo vrsto posameznikov, ki ne bodo nikoli šli stran, ki bodo vedno z nami.
Kafamda adeta asla eksilmeyecek bir yoksullar listesi belirmişti.V hlave som si ich predstavovala ako dlhý zástup ľudí, ktorí nikdy neodídu, ktorí budú vždy tu.
Kafamda adeta asla eksilmeyecek bir yoksullar listesi belirmişti.Φανταζόμουν μια μεγάλη ουρά από άτομα που δεν θα έφευγαν ποτέ, που θα έμεναν μαζί μας για πάντα.
Kafamda adeta asla eksilmeyecek bir yoksullar listesi belirmişti.Я уявляла собі таку, свого роду, довгу чергу людей, які ніколи нікуди не подінуться, що завжди будуть з нами.
Kafamda adeta asla eksilmeyecek bir yoksullar listesi belirmişti.דמיינתי לי שורה ארוכה של אנשים שלעולם לא תסתיים, שלעולם תישאר איתנו.
Kafamda adeta asla eksilmeyecek bir yoksullar listesi belirmişti.وكنت اتخيل في رأسي صف طويل من الاشخاص يطلبون العون ولا ينتهي هذا الصف على الاطلاق .. وسيستمر معنا الى الابد
Kafamda adeta asla eksilmeyecek bir yoksullar listesi belirmişti.いつも付きまとうイメージです 救いの手や物資をいつも求め
Kalastan gelen duman boğucuydu ve kapalı bir evde adeta nefes alamıyordunuz.Asap yang berasal dari kayu itu menyesakkan napas, dan dalam rumah yang tertutup, Anda tidak bisa bernapas.
Kalastan gelen duman boğucuydu ve kapalı bir evde adeta nefes alamıyordunuz.Củi ướt rất khói, trong 1 căn nhà kín, bạn không thể thở được.
Kalastan gelen duman boğucuydu ve kapalı bir evde adeta nefes alamıyordunuz.De rook van dat hout is verstikkend en in een gesloten huis kan je niet ademen.
Kalastan gelen duman boğucuydu ve kapalı bir evde adeta nefes alamıyordunuz.Der Rauch davon ist beißend und macht das Atmen in einem geschlossenen Haus unmöglich.
Kalastan gelen duman boğucuydu ve kapalı bir evde adeta nefes alamıyordunuz.Dym wydostający się z tego drewna dusił, więc w zamkniętym domu nie dało się oddychać.
Kalastan gelen duman boğucuydu ve kapalı bir evde adeta nefes alamıyordunuz.Dym z takého dreva vás dusí, v uzavretom dome sa jednoducho nedalo dýchať.
Kalastan gelen duman boğucuydu ve kapalı bir evde adeta nefes alamıyordunuz.El humo que sale de esa madera ahoga y en una casa cerrada, sencillamente no se puede respirar.
Kalastan gelen duman boğucuydu ve kapalı bir evde adeta nefes alamıyordunuz.땔감에서 나온 연기가 숨 막힐 정도입니다. 꽉 막힌 집에서는 그야말로 숨을 쉴 수가 없습니다.
Kalastan gelen duman boğucuydu ve kapalı bir evde adeta nefes alamıyordunuz.Röken som kommer från detta virke är kvävande och i det tillslutna huset så kan man inte andas helt enkelt.
Kalastan gelen duman boğucuydu ve kapalı bir evde adeta nefes alamıyordunuz.Sa fumée est étouffante, et dans une maison fermée, il est impossible de respirer.
Kalastan gelen duman boğucuydu ve kapalı bir evde adeta nefes alamıyordunuz.Від диму з цього палива можна задихнутись, і в закритому будинку було просто неможливо дихати.
Kalastan gelen duman boğucuydu ve kapalı bir evde adeta nefes alamıyordunuz.Димът излизащ от този дървен материал е задушаващ, и в затворена къща, вие просто не може да дишате.
Kalastan gelen duman boğucuydu ve kapalı bir evde adeta nefes alamıyordunuz.Дым, поднимающийся от этого дерева, был удушающим, а в закрытом помещении дышать было просто невозможно.
Kalastan gelen duman boğucuydu ve kapalı bir evde adeta nefes alamıyordunuz.העשן שעולה מעץ זה הוא חונק, ובבית סגור, פשוט אי אפשר לנשום.
Kalastan gelen duman boğucuydu ve kapalı bir evde adeta nefes alamıyordunuz.و في بيت مغلق, لا تستطيع التنفس بسهولة فيما بعد, وجدنا السبب المؤدي الى المرض و من ثم الموت
Kalastan gelen duman boğucuydu ve kapalı bir evde adeta nefes alamıyordunuz.屋内ではとにかく息も出来ません その後 その地方の主たる疾患と死亡原因が
Kalede adeta uçuyordu.Il se déchainait.
Kalede adeta uçuyordu.미친 듯 경기에 열중하게 되었습니다.
Kalede adeta uçuyordu.legte voll los.
Kalede adeta uçuyordu.翌シーズン、攻撃陣がシュートを立て続けに放つ中
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Az izmok fagyosak, bénultak-- dystoniás, ahogy mi nevezzük.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Các cơ đông cứng, tê liệt we gọi đó là chứng co giật cơ mất kiểm soát*
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.De spieren waren bevroren, verlamd - dystonisch noemen we dat.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Die Muskeln waren erstarrt, gelähmt -- dystonisch nennen wie das.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.I muscoli erano congelati, paralizzati - distonici, come diciamo.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Les muscles étaient gelés, paralysés -- dystonique est comment nous qualifions cette condition.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Lihakset olivat jähmettyneet, halvaantuneet -- dystoniset, kuten sanotaan.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Los músculos estaban helados, paralizados - distónicos como decimos.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Mięśnie były zmrożone, sparaliżowane, dystoniczne jak to określamy.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Mușchii erau înghețați, paralizați -- distonici, în limbaj medical.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Musklerna var frusna, paralyserade -- vi kallar det för dystoni.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Os músculos estavam congelados, paralisados ... aquilo a que chamamos "distónicos".
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Otot-ototnya membeku, lumpuh-- kami menyebutnya "dystonic."
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Svaly byly ztuhlé - dystonické, jak říkáme my.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Οι μύες είχαν παγώσει, παραλύσει -- δυστονικοί.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Мускулите бяха замразени, парализирани - дистонични както ние ги наричаме.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.Мышцы были твердые, парализованные - мы называем их дистоническими.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.М'язи були затверділі, нерухомі - ми називаємо такий стан дистонією.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.השרירים היו קפואים, משותקים -- אנחנו קוראים לזה דיסטוניה (ליקוי במתח השרירים).
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.العضلات قد تجمدت, شُلت ديستونيك(اضطراب الحركات العصبية ) هو ما نعبر به عن هذه الحالة
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.근육들이 차가웠고 마비되어 있었습니다. 그것을 이상긴장(異常緊張)이라 일컫습니다.
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.肌肉僵硬、麻痹、 張力障礙。
Kasları donmuştu, adeta felç olmuşlardı -- bu duruma distonik diyoruz.麻痺していました。 痛みは手首から手、指先、
Kendine güveni geri geldikten sonra, harika maçlar çıkarıyor, Kalede adeta uçuyordu.Dengan percaya diri sebesar itu, dia tidak lagi gentar. beban di pundaknya terlepas.
Kendine güveni geri geldikten sonra, harika maçlar çıkarıyor, Kalede adeta uçuyordu.Si vedeva che era sicuro di sé, e quella sicurezza gli ha permesso di non aver paura a buttarsi in campo.
Kilisenin koro bölümünde duruyoruz, adeta pencerelerden içeri ışık dökülüyor gibi.Estamos situados en el coro, y la luz llega a raudales por los ventanales.
Kilisenin koro bölümünde duruyoruz, adeta pencerelerden içeri ışık dökülüyor gibi.Stojíme na kněžišti a okny proudí světlo.
Kilisenin koro bölümünde duruyoruz, adeta pencerelerden içeri ışık dökülüyor gibi.Ми стоїмо в хорі, а світло вливається через вікна.
Kilisenin koro bölümünde duruyoruz, adeta pencerelerden içeri ışık dökülüyor gibi.Мы стоим на хорах. Из окон льётся свет.
Klitorisinin kesilmesi tabii ki hayatını etkilemiş, adeta mahvetmişti.Aquela mutilação do clitóris obviamente afetou a sua vida e mudou-a de forma devastadora.
Klitorisinin kesilmesi tabii ki hayatını etkilemiş, adeta mahvetmişti.Klitoriszának megcsonkítása nyilvánvalóan komoly hatással volt életére, sőt egyenesen pusztító hatással.
Klitorisinin kesilmesi tabii ki hayatını etkilemiş, adeta mahvetmişti.그 일은 사실상 그녀의 삶에 명백한 영향을 끼쳤고 삶을 매우 힘겹게 만들었죠
Klitorisinin kesilmesi tabii ki hayatını etkilemiş, adeta mahvetmişti.La mutilacion de su clitoris obviamente tuvo un impacto en su vida y la cambio de una manera devastadora.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod