Zorbalıkla Mücadelede Çocukların Sesine Kulak Vermek Gerek
SOS Çocukköyü Derneği, çocukların zorbalığı doğrudan söyleyemeyebileceğini, içe kapanma ve yalnızlaşmanın ipucu olabileceğini belirtti. UNICEF’in üçlü ilişki döngüsü yaklaşımına atıfla, çocuğun anlatımını yargılamadan dinlemenin ve sürece dahil etmenin önemine vurgu yapıldı.
- Çocukların zorbalık belirtileri sözlü olmayabilir; davranış değişiklikleri ipucu verir.
- UNICEF, zorbalığı mağdur‑zorban‑tanık üçgeni olarak değerlendiriyor.
- Müdahale, çocuğu dinlemek, yargılamadan desteklemek ve sürece dahil etmekle başlar.
- Zorbalığın tek bir nedeni yok; duygusal, aile ve akran etkileri bir arada bulunur.
- Çözüm, bütün çocukların empati ve sorumluluk becerilerini güçlendiren sistemsel bir çaba gerektirir.
SOS Çocukköyü Derneği Sosyal Hizmet Uzmanı Dilem Özdal Karafakılı, çocukların zorbalık deneyimlerini doğrudan ifade edemediklerini, içe kapanma, öfke, yalnızlaşma, okula gitmek istememe gibi davranışların bu durumun sinyalleri olabileceğini vurguladı.
Dernek, bir çocuğun okulda güvende hissetmemesinin sadece akademik başarısını değil, özgüvenini ve sosyal etkileşimlerini de olumsuz etkilediğini belirtti. KKTC’de mevcut zorbalık istatistikleri sınırlı olsa da, 2011 yılında 2.137 ortaokul öğrencisiyle yapılan araştırmada %19,2’sinin zorbalığa maruz kaldığı ortaya konuldu.
UNICEF’in yaklaşımına göre zorbalık, mağdur, zorban ve tanık çocukların oluşturduğu bir ilişki döngüsü olarak görülüyor. Bu bağlamda sorunun “zorluğu nasıl önlenir?” değil, “çocuk yaşadığını söylediğinde biz ne yapıyoruz?” olması gerektiği ifade edildi.
Karafakılı, zorbalığın tek bir neden üzerine inşa edilemeyeceğini, duygusal ifade güçlüğü, empati eksikliği, aile ve akran çevresi etkileri gibi birçok faktörün bir arada bulunabileceğini açıkladı. Çocuğun anlatımını yargılamadan dinlemek, ona sürece katılım şansı tanımak ve “Beni dinlediler, söylediklerim değişim yarattı” hissini oluşturmak, müdahalenin temel adımları olarak öne sürüldü.
Zorbalıkla mücadele, yalnızca mağdur çocuğu korumakla sınırlı kalmamalı; zorban, tanık ve tüm çocukların empati, sınır koyma, sorumluluk alma ve yardım isteme becerileri geliştirilerek ilişkisel döngünün kırılması hedeflenmelidir. Bu süreç, ailelerin, okulların, uzmanların ve toplumun ortak sorumluluğunu gerektiriyor.